Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Güncel Merinos Halı'nın bu pervasızlığına kim dur diyecek?

Merinos Halı'nın bu pervasızlığına kim dur diyecek?

Giriş Tarihi: 11 Aralık 2010 Cumartesi 12:55
Merinos Halı'nın bu pervasızlığına kim dur diyecek?

Erdemoğlu Holding bünyesinde faaliyet gösteren ünlü halı markası Merinosun Gaziantepte bulunan fabrikasında Cuma namazı kılmaya izin verilmemesi gerçekten çok düşündürücü ve hayret verici bir durumdur.

BU HAKSIZLIĞA SESSİZ KALAMAYIZ!..

Erdemoğlu Holding bünyesinde faaliyet gösteren ünlü halı markası Merinosun Gaziantepte bulunan fabrikasında Cuma namazı kılmaya izin verilmemesi gerçekten çok düşündürücü ve hayret verici bir durumdur.

1 milyon 50 bin metrekare alan üzerinde, 240 bin metrekare kapalı alana sahip olan bu fabrikada, 10 metrekarelik küçücük bir mescit bile bulunmaması, yaklaşık 2 bin kişinin çalıştığı bu işyerinde namaz kılmak isteyen işçilere yetkililerin müsaade etmemesi, hangi “çağda yaşadığımız” gibi bir soruyu akıllara getirmektedir.

İşçilerin iş saatlerinde kesinlikle namaz kılamamaları bir yana, öğle arasında namaz kılacak bir mescit dahi bulunmaması gerçekten çok üzücüdür. İşçilerin din ve vicdan özgürlüğünün hiçe sayılarak namazlarını dolapların bulunduğu bölümlerde veya merdiven altlarında bile kılmalarına izin verilmemesi ve bundan bile rahatsızlık duyulması Müslüman bir ülkede vicdanları kanatmaktadır.

Merinos Halı İşletme Grup Yöneticisi Şahin Borlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, iş saatinde namaz kılan işçilere müsaade etmediklerini ve bundan sonra da etmeyeceklerini söylemekte ve bunu da açıkça itiraf etmektedir ki bu son derece esef verici bir durumdur.

Bu zatın, Erdemoğlu Holdingin yönetim kurulunun aldığı karara göre işçinin iş saatinde makinesinin başında durması gerektiğini söylemesi, Cuma namazı için de aynı kuralların geçerli olduğunu belirtmesi, dini değerlere saygının hangi düzeyde olduğunu göstermesi bakımından çok ilginçtir.

Elbete iş yerinde verim esastır. Çalışmakta en güzel ibadetlerden birisidir. Ancak insanların inançlarının gereği olarak namaz kılma ihtiyaç ve arzuları da yadsınamayacak ve inkar edilmeyecek derecede değerli ve anlamlı bir gerçekliktir ve en temel insan hakkıdır.

Yetkililerin “inançların kesinlikle işletme içerisine yansımaması” gibi söylemleri dayatmacı, baskıcı ve totaliter zihniyetin bir ifadesidir. Üzerlerinden servetler kazanılan işçilere bu şekilde köle muamelesi yapılmasını, hele hele bu çağda kabul edebilmek zordur.

“İbadetler kesinlikle işletme dışında olur. İşletme bir ibadethane değildir. İşletmede inanç olmaz. İşletmede iş yapılır” zihniyeti insan haklarını özümsememiş, işçiyi her an kapı önüne koymakla tehdit eden ve onu sömüren, onun inanç özgürlüğüne ve değerlerine saygıyı hafife alan yaklaşımlar olarak değerlendirilebilir.

Çalışanın manevi ve moral dünyasında sıkıntı oluşturan bu tür yaklaşımların kabul edilemeyeceği ortadadır. Nitekim ibadetlerini yapan insanın veriminin daha da arttığını gelişmiş ülkeler kabul etmektedirler. Zira namaz kılan işçilerin işlerinde daha özenli, özverili ve dikkatli olduklarını, hakka ve hukuka herkesten daha çok riayet ettiklerini yapılan araştırmalar ortaya koymaktadır. Ama daha çok para kazanmaya odaklanmış ve ahireti unutmuş bazılarının, namazı üretime engelmiş gibi görmeleri ya da göstermeleri son derece akıl almaz bir durum olarak görülebilir.

Sayın Obama’nın Müslümanlarla ilişkilerini düzenleyen danışmanına (Rashad Hussain, yani Reşid Hüseyin’e) Beyaz Saray’da özel bir mescit yaptırıldığını unutmamak ve dikkate almak gerekmektedir. Bir kişinin inanç ve ibadet özgürlüğüne saygı bu şekilde iken, 2000 işçinin ibadetini yapmasına engel olmak insafla ve vicdanla bağdaşmasa gerektir.

Yine Amerika’nın her bir uçak gemisinde yaklaşık 5000 personelin görev yapmakta olduğu ve bunların 50-60 kadarının Müslüman olduğu, bu nedenle de onlar için 50 kişilik özel mescit yapıldığı bilinmektedir.

Bu tür gelişmiş ülkelerde din ve vicdan özgürlüğünün nasıl algılanıp uygulandığını göstermesi bakımından bu iki örnek yeterli ve anlamlıdır.

Öte yandan % 99’u Müslüman olan bir ülkede işçilerin alın teri ile paralar kazanıp servetlerini katlayanların kendi işçilerinin din ve vicdan özgürlüğüne bu şekilde kayıtsız kalıp ayaklar altına almaları ve 73 milyonluk bir İslam toplumunun da bütün bunlara seyirci kalması gerçekten utanılacak bir durum olsa gerektir.

Cuma namazı dahil hiçbir namaza izin vermeyeceklerini ifade etmekten utanmayan, sıkılmayan, çekinmeyen ve kaçınmayanlara, bu hoşgörüsüzlükleri sebebiyle boykot başlatılması ve ürünlerinin alınmayacağının ifade edilmesi gerekmektedir. Nitekim bu uyarılara ve böyle bir boykotun olacağına ihtimal dahi vermediğini söyleyecek kadar kendine güvenen ve haddi aşan sayın Erdemoğlu’nun bu tavrına karşı sağduyulu ve duyarlı kimselerin sessiz ve tepkisiz kalmaması gerekmektedir.

Dolayısıyla, insanların ibadetlerine ve inançlarına engel olmanın, temel insan haklarından olan din ve vicdan özgürlüğüne aykırı davranmanın bir karşılığı olmak durumudadır. Bu zorbacı, pozitivist, materyalist, elitist ve yasakçı zihniyetin bu tutumuyla insan hak ve özgürlüklerini ihlal ettiği aşikardır.

Öte yandan siyasilere yumurta fırlatan kadrolu provakatörlerin hakkını (bize göre haksızlığını) saatlerce canlı yayında savunan ve köşelerinde özgürlüklerden dem vuran bazı medya organlarının yazarlarının, bu işçilerin din ve vicdan özgürlüklerinin ihlaline sessiz ve tepkisiz kalmaları tam anlamıyla bir çifte standarttır.

Söz konusu şirket, işçilerin inançlarının gereği olan ibadet yapma haklarına bu şekilde müdahale etme hakkını kendinde görmemeli ve görememelidir. Burada yapılacak tek şey; bu haksızlık karşısında bu ülkede yaşayan tüm bireylerin seslerini yükseltmeleri ve demokratik tepkilerini ortaya koymalarıdır. Bundan imtina etmek ve bu zulme seyirci kalmak, hz. Peygamberi ve onun öğretisini bilmemek, tanımamak ve anlamamak demektir. Zira kendisi aynı şekilde haksızlığa uğramış gibi seslerini yükseltmeyip sessizce oturanların ve her şeyi sadece siyasilerden bekleyenlerin Hz. Peygamberin sünnetini özümseyip içselleştirdiklerini söyleyebilmemiz zor görünmektedir.








BOYKOT KAMPANYASI


ARA VE TEPKİNİ HAYKIR Kampanyasının sonuç vermemesi durumunda BOYKOT kampanyası tehdidinde bulunan GençlikGeliyor Mail Grubu, tüm Sivil Toplum Kuruluşlarından da destek talep etti.



ARA VE TEPKİNİ HAYKIR



MERİNOS HALI İLETİŞİM ADRESLERİ




MERKEZ - (212) 654 69 50 (Pbx) Yenibosna / İstanbul



FABRİKA - (342) 329 00 41 ( 10 Hat ) Şehitkamil/Gaziantep




WEB - www.merinos.com.tr



EPOSTA - merinos@merinos.com.tr

 

Kaynak: www.diyanethaberler.com

 

YORUMLAR
  • yorum2015-01-01 14:07:39devran çelik

    bu ne yalan haber gelde merinosu gör yalancı haber onları yaptığı iyiliği hiç bir firma şimdiye kadar yapmamıştır yapamaz bunlar karalama sizi gidi din tüccarları

Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Metin Külünk Şanlıurfa’da konuştu

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com