Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya 'Kürt sorununu Ergenekon çözdürmüyor'

'Kürt sorununu Ergenekon çözdürmüyor'

Giriş Tarihi: 10 Ağustos 2011 Çarşamba 10:18
'Kürt sorununu Ergenekon çözdürmüyor'

Gazeteci Zihni Çakır "Kürt" sorunu için Ergenekonu işaret etti. Sorunun çözümü için ne özerklik ne de dil eğitimi, "Kürt Ergenekonun" çözülmesi ile sorunun çözüleceğini belirtti. İşte İşlgin yazı;
İddia ediyorum, “demokratik özerklik” denilen safsatayı anayasal nizama oturtup “Kürtçe eğitimi resmileştirseniz” bile sorunun çözümü yolunda bir arpa boyu yol ilerleyemezsiniz. 2006 yılı Mayıs ayında Danıştay’a düzenlenen alçak saldırının puslu ortamında başlayıp, 2008 yılı Ocak ayında start alan Ergenekon Operasyonlarıyla devam eden süreci uzun uzadıya tartışacak değilim.

Zira bu yönde kaleme aldığım 5 ayrı kitapta (Ergenekon’un Çöküşü-1, Ergenekon’un Çöküşü-2, Kod Adı: Darbe, Encümen-i Daniş Sarmalında Konsept Savaşı ve Korku İmparatorluğu: Gladio) yapıya dair tüm ayrıntılara dikkat çekmiştim.

Bunun yanında bu yöndeki hemen her detay, statükoyu koruma adına hareket edenlerin “yandaş” diye nitelendirdiği medya aracılığıyla –ki varlıklarını statükonun sapkın ideolojisine borçlu olanların bu tutumunu haksız da görmüyorum-kamuoyunda da tartışıldı.

O kitaplarımda ifade ettiğim ve tanımını verdiğim derin yapıya dair farklı gelişmeler ve Ergenekon Ana davasıyla birebir ilintili dava ve soruşturmalar, nasıl bir illetle bir arada yaşamaya mecbur bırakıldığımızı da gün yüzüne çıkardı.

Örneğin;

Balyoz Darbe Planı soruşturma ve davası…

Poyrazköy Soruşturma ve davası…

AK Parti ve Gülen Cemaatine Komplo Belgesi soruşturma ve davası…

İnternet Andıcı soruşturma ve Davası…

Bütün bu gelişmeleri Ergenekon Ana Dava ve Soruşturmasından asla bağımsız görmedim.

Soruşturmalar derinleşip dava sürecinde atılan her yeni adım da beni haksız çıkarmadı.

Ancak, gerek tutuklu gerekse tutuksuz yargılanan sanıkları ve şüphelileriyle bu sayılan tüm yapılanmalar “Türk Ergenekonu”nu gösteriyor.

Oysa Türkiye’nin ayağındaki prangalar, sadece sosyal ve ekonomik anlamda bir sıçrama yaşanması beklenirken ülkeyi kargaşa ve kaos ortamına sürükleyen faili meçhul cinayetler ve toplumsal kırılma yaratan eylemlerle, ülkeyi mezhepsel bir çatışmanın eşiğine getiren planlı suikastlerle, demokratik bir seçim sonrasında iş başına gelen siyasal otoriteyi al aşağı edecek parlamenter sistemi kesintiye uğratacak darbe ve muhtıralarla mı sınırlı?

Zira bugün Ergenekon ve türevlerini hedef alan soruşturma ve davaların sanıklarına isnat edilen suçlar bunlar…

Çeyrek yüzyılı aşkın bir zamandır devam eden PKK terörü de en büyük prangalardan biri değil mi?

Bu ülkede etnik farklılık temelinde yürütülen terörist hareketler ve ülkenin bir bölgesinde isyan provası sayılabilecek eylemlerin odağında yer alan sözde “sivil itaatsizlik” az bir pranga mı?

Demem o ki; hadi Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Komplo Belgesi gibi soruşturmalarla “Türk Ergenekonu”nu hiza-yı istikamete getirip yargının önüne koydunuz da, terörün kan ve şiddete dayalı kirli savaşının arkasında siyaset yapan, terör örgütünün başına itaati kamu nizamına itaatin çok üstünde tutan “Kürt Ergenekonu”nu es mi geçeceksiniz?

Kürt Sorununun çözümü yolunda tartışmaların yoğunlaştığı şu günlerde kafa yormamız gereken olgulardan biri de “Kürt Ergenekonu” olmalıdır.

Aksi takdirde istediğiniz kadar yeni anayasa yapın, istediğiniz kadar barış ve kardeşliği pekiştirecek sosyal ve ekonomik kararlar alın bu sorunu çözemezsiniz.

İddia ediyorum, “demokratik özerklik” denilen safsatayı anayasal nizama oturtup “Kürtçe eğitimi resmileştirseniz” bile sorunun çözümü yolunda bir arpa boyu yol ilerleyemezsiniz.

Çünkü sorun ne Kürtlerin demokratik hak talepleri ne de kültürel zenginlikleri önünde var olduğu söylenen engellerde…

Sorun başlı başına “Kürt Ergenekonu”nun nasıl bir zeminden beslendiğinde.

Tıpkı bir vampir gibi Kürt-Türk fark etmeksizin dökülen her bir damla kanı büyük bir hazla içip, kimi siyaset baronluğunu, kimi toprak ağalığını, kimi de kara para imparatorluğunu devam ettiren bu “Kürt Ergenekonu” Konseyi, Kürt Sorununun asıl kaynağıdır.

Kürt Sorunu denilen sanal mesele çözüldüğünde Ahmet Türk, Emine Ayna, Selahattin Demirtaş, Osman Baydemir’in ne hikmet-i harbiyesi olabilir?

Bir yandan yargılamaları devam eden bir yandan da süregelen soruşturmalarla dokunulmaya başlanan Kürt Ergenekonu için en ciddi ipuçları KCK yapılanmasında mevcut.

Hani şu “Türk Ergenekonu”nun Silivri müdavimlerini canhıraş savunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 12 Haziran arifesinde tutuklu sanıklarını da aynı azimle sahiplendiği ve PKK’nın şehir yapılanması diye bildiğimiz KCK’da.

Ve iddia ediyorum ki, KCK soruşturma ve davaları genişledikçe bugün PKK’nın meclis uzantısı siyasi yapıya monte edilen bağımsız bölge vekillerinin birçoğu bu kapsama girecektir.

Yeter ki yargı kararlarına “demokrasi kisvesi altında” müdahalede bulunulmasın…

Yeter ki yargının işleyişi, gereksiz endişeler ve “düşünce özgürlüğü adı altında yürütülen -şimdilik- yumuşak terör eylemlerini es geçecek” hamlelerle sekteye uğratılmasın…

Son dönem polise yönelen saldırıların, sükunet ortamını kargaşaya çevirebilecek pusuların kararlarının Kandil değil “sözde yerel parlamentolarda” ve sözünü ettiğim “Kürt Ergenekonu” Konseyinde alındığı gerçeğinden yola çıkarsak ne demek istediğim daha net anlaşılabilir.

Sözün özü; ülkenin ayağındaki prangaların kırılmaya başlandığı bir süreçte, sadece Türk Ergenekonu ile yetinilmemeli, Kürt Ergenekonu üzerine de kararlılıkla gidilmelidir.

Milli irade üzerindeki farklı vesayetlerden, demokratik düzeni tehdit eden derin yapılardan, ekonomik, sosyal ve siyasal kalkınmayı hedef alan eylemlerin odağındaki kirli ittifaklardan ancak o zaman kurtulabiliriz.

Terör eylemlerinin sorumlusuyla terörle mücadele edenler arasında en kritik dönemeçlerde baş gösteren kirli ittifaklar ancak o zaman tarumar olur.

Yani bu ülkenin üzerindeki karabulut sadece Silivri müdavimlerinden ibaret Türk Ergenekonu değil, bölgede çay toplantılarda ihanet kararları alıp onu da dağdaki teröriste uygulatan iradenin adı olan Kürt Ergenekonu’dur.

İlk  iş de bu yapının Konsey takımını lağvetmek ve yargı karşısına çıkarmak olmalıdır.


Zihni ÇAKIR / Rotahaber
zihnicakir@gmail.com                                          

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com