Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Kültür Sanat Kurbanla ilgili tüm bilgiler

Kurbanla ilgili tüm bilgiler

Kurban, kurban bayramı günlerinde ibadet niyetiyle belli hayvanlardan birini keserek yapılan bir ibadettir Kurban, Allah Tealâ'nın ihsan buyurduğu varlığa bir teşekkürdür

Giriş Tarihi: 4 Kasım 2011 Cuma 22:16
Kurbanla ilgili tüm bilgiler
Kurban ibadeti İslâmiyetten önce de vardı

Cenab-ı Hakk'ın dostu olma şerefiyle şereflenmiş bir peygamber olan İbrahim (a s ) bir adakta bulunmuş, bir oğlu olduğu takdirde onu Allah'a kurban edeceğini adamıştı  Aradan geçen zaman içerisinde oğulları olmuş ama o, adağını nasılsa unutmuştu  Rüyada oğlunu kurban ediyor görmüş ve irkilmişti  Hz  İbrahim bu rüyayı üç ayrı gece görmüştür  Peygamberlerin rüyası vahiy olduğu gibi onlar tarafından yapılan tabirleri de vahiydir  İbrahim a s  da rüyasını, oğlunu kurban etmesi gerektiği şeklinde tabir etmiş ve böylece bu tabir de vahiy olmuştur  Artık Hz  İbrahim'in bu vahyi yerine getirmesi gerekiyordu



Elbette bu çok zordu ama Allah'tan aldığı vahye uymaması daha zordu  İbrahim a s büyük bir imtihan karşısında olduğunu anladı  Hiç tereddüt etmeden Allah'a teslim oldu ve durumu oğlu İsmail aleyhi's-selâm'a açmaya karar verdi



Şimdi konu ile ilgili olarak Kur'an-ı Kerim'in açıklamalarını dinleyelim: Allah Teala buyuruyor:

"İbrahim 'Ey Rabbim, bana iyilerden (bir oğul) ihsan et' dedi  Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik  Oğlu yanında koşacak çağa gelince, 'Ey oğlum, ben seni rüyamda boğazladığımı gôrüyorum, bir düşün, ne dersin ?' dedi  (İsmail) Babacığım, sana ne emrolunuyorsa yap İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın ' dedi  Her ikisi de Allah'a teslim oldular (Allah'ın emrine boyun eğdiler)  İbrahim, oğlunu şakağı üzerine yatırdı  Biz de ona şöyle seslendik: 'Ey İbrahim, rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı ' Dedik ve ona (İsmail'e karşılık ) büyük bir kurbanlık fidye verdik  Kendisine sonradan gelenler için de iyi bir nam bıraktık  Selam olsun İbrahim'e  İşte biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz  Çünkü 0, bizim mümin kullarımızdandır " (1)

Görülüyor ki, Kur'an da Hz  İbrahim'in gördüğü rüyanın vahiy olduğunu teyit etmiştir  Çünkü Cenâb-ı Hak kendisine seslenirken: "Ey İbrahim, gördüğün rüyaya gerçekten sadakat gösterdin " buyurmuştur

İbrahim a s, Allah'ın emrine boyun eğerek oğlunu kurban etmek üzere şakağı üzerine yatırınca Cenab-ı Hak, İsmail'in yerine bir koyun kurban etmesini emretmiştir  Bu, Allah'ın insanlığa büyük bir lütfudur  Allah, insanları Hz  İbrahim'in aracılığı ile insanı kurban etmekten korumuş olmasaydı muhtemelen insanlar, insan kurban etme, gibi korkunç bir geleneğe sahip olabilirdi ve insanları bu korkunç gelenekten kimse de kurtaramazdı



İbrahim a s oğlu yerine Cenâb-ı Hakk'ın kendisine gönderdiği koçu kurban etmiştir  Böylece kurban Hz  İbrahim'den sünnet olarak bize intikal etmiştir



Kurban, insanın Allah'a yaklaşmasına ve O'nun rızasını kazanmasına vesile olan bir ibadettir  "Kurban"kelimesinde bu mana vardır  İnsan kurban kesmekle İbrahim (a s ) gibi Allah'a ve O'nun emirlerine bağlılığını, gerekirse O'nun rızasını kazanmak için her fedakârlığa katlanacağını göstermiş olur



Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılan her şeyde esas olan iyi niyettir  Kurbanda da böyledir, iyi niyet ve ihlas esastır  Bakınız, bu konuda Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruluyor:

"Onların (kurbanların ) ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır  Fakat O'na sadece sizin takvanız ulaşır '' (2) Esasen Allah Teâla ancak takva sahiplerinin yapmış oldukları ibadetleri kabul eder  Maide suresindeki şu ayet-i kerimeler bu konuyu bir örnek vererek açıklıyor  Allah Tealâ buyuruyor  "(Ey Muhammed) Onlara Adem'in iki oğlu ile ilgili haberi hakkıyle oku  Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti (Kurbanı kabul edilmeyen ötekine)

-Seni öldüreceğim, demişti  Diğeri ise :

- Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder, dedi ve devam etti : "Allah'a yemin ederim ki sen beni öldürmek için bana el uzatsan da ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim  Ben, alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım '' dedi  (3)



Görülüyor ki, kurban kesenlerden biri iyi niyeti ve Allah'tan korkması sebebiyle sunduğu kurban kabul görmüş, diğeri ise kötü niyeti sebebiyle kurbanı kabul edilmemiştir



Sevgili Peygamberimiz de bu konuda şöyle buyurmuştur :

"Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir  Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur ''(4)



Kurban, İslâm'daki sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın bir başka örneğidir  Her gün dünyada sayısız hayvan kesilir ve bundan çoğunlukla varlıklı kimseler yararlanır  Halbuki kurban bayramında kesilen kurbanlardan daha çok yoksullar ve hayır kurumları istifade eder



KURBAN BİR İBADET MİDİR YOKSA GELENEK MİDİR?

Kurban bir gelenek değil, kitap ve sünnetle meşrûiyeti sabit olan bir ibadettir  Kurban da zekat gibi Hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır  Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruluyor:

"Kurbanlık deve ve sığırlar, Allah'ın size olan nişanelerinden kıldık  Sizin için onlarda hayır vardır  O halde onları ön ayaklarından biri bağlı olduğu halde keserken üzerlerine Allah'ın adını anın  Yanları yere yaslandığı vakit onların etlerinden yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin  Böylece onları sizin emrinize verdik ki, şükredesiniz "(5)



Peygamberimiz de bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:

"Ademoğlu kurban bayramı günü, Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır  Şüphesiz ki o kesilen kurban kıyamet günü boynuzları ve kılları ile gelir  Hiç şüphe yok ki, kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında kabul görür  Öyle ise gönüllerinizi kurban ile hoş edin "(6)



Peygamberimiz kurbanı tavsiye ederlerken kendileri bizzat kurban keserek de örnek olmuşlardır  Müslim'in rivayetine göre Enes (r a ) şöyle demiştir :

"Allah'ın Resûlü, beyaz renkli iki koç kurban ederdi " (7)



KURBANIN HÜKMÜ

İslâm alim ve müçtehitleri kurbanın hükmü hakkında farklı içtihatlarda bulunmuşlardır

İmam Azam Ebû Hanife'ye göre kurban vaciptir  Delili de:"Rabbin için namaz kıl ve kurban kes"(8) âyet-i kerimesinin delâletiyle peygamberimizin :

"Kimin hali vakti yerinde olur da kurban kesmezse namazgahımıza yaklaşmasın "(9) Hadisindeki vaid (korkutma) dır  Böyle bir korkutma ancak vacip olan bir ibadetin terki için yapılır  Yani İmam Azam demek istiyor ki, kurban vacip olmasaydı peygamberimiz onu terkedene böyle bir tehditte bulunmazdı



Şâfiî, Mâliki ve Hanbelîler ile Hanefîlerden İmam Ebû Yusuf'a göre ise kurban vacip değil, sünnet-i müekkededir (10)

Kurbanın sünnet olduğunu söyleyenlerin dayandıkları delillerin bir kısmı aşağıdaki hadis-i şeriflerdir:

Ümmü Seleme (r a )' den rivayete göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

"Bilinen on gün girdiği vakit elinde kurbanı olup kurban kesmek isteyen kimse (bedeninden) asla bir kıl almasın, tek bir tırnak kesmesin "(11)

Bu hadis-i şerifte Peygamberimiz kurbanı kişinin isteğine bırakmıştır  Bu ise onun vacip olmadığını gösterir

Bir başka hadis-i şerif ise meâlen şöyledir:

"Üç şey vardır, bunlar bana farz, size nafiledir  Onlar da vitir, kurban ve kuşluk namazıdır "(12)

Kurbanın hükmü (yani vacip mi sünnet mi olduğu) hakkındaki bu farklı görüş ve içtihatlar sebebiyle; bir kimsenin zekât, hac, sadaka-i fıtır, ve kurban borcu olduğu halde vefat edip bu borçlarının ödenmesi için malının üçte birini vasiyet etse (ki ancak malının üçte birini vasiyet etmeye mezundur) malının üçte biri yeterse borçlarının tamamı ödenir  Malının üçte biri borçlarını ödemeye yetmediği takdirde önce zekât borcu ödenir  Çünkü borçların içerisinden önemli olanı zekâttır  Bu borcu ödendikten sonra malı artarsa haccı yaptırılır  Bundan sonra sadaka-i fıtır borcu ödenir  Daha sonra da malı kalırsa kurban borcu ödenir



KURBAN KİMLERE BORÇTUR?

Kurban, mukim olan ve sadaka-i fıtır nisabına malik olan her kadın ve erkek müslümana vaciptir

Bu tariften şu anlaşılıyor: Müslüman olmayan, seferde bulunan müslümana ve fakir olana kurban vacip değildir



Hz  Ebû Bekir ile Hz  Ömer seferde bulunduklarında kurban kesmemişlerdir  Şayet seferde olan kimse kurban kesmek isterse, kurban kendisine vacip olduğu için değil, nafile olarak kesebilir, kesmediği takdirde sorumlu olmaz



İmam Azam Ebû Hanife ile Ebû Yusuf'a göre kurbanın vacip olmasında akıl ve erginlik çağına gelmiş olma şart değildir  Yani zengin olan çocuğun ve delinin mallarından babaları veya vasileri kurban keserler  Bu kurbanlardan sadece kendileri yiyebilir, başkaları yiyemez



İmam Muhammed ile İmam Züfer'e göre kurbanın vacip olması için akı1 ve erginlik çağına gelmiş olma şarttır  Bu itibarla zengin olan çocuklarla deli olanların mallarından kurban kesilmez  (13) Fetvâ da bu görüşe göredir, yani zengin de olsalar çocuklarla delilerin kurban kesmesi gerekmez  (14)



ZENGİNLİĞİN ÖLÇÜSÜ

Herhangi mali bir ibadetin borç olması için ön görülen zenginlik ölçüsü 'Nisap' kelimesi ile ifade edilmektedir

Kurban nisabı, kişinin temel ihtiyaçları olan oturacak evi, evinin yeter derecede eşyası, binek için olan hayvanı, üç kat elbisesi, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin bir yıllık nafakalarından ve borcundan fazla 80, 18 gr  altın veya bunun kıymeti para ve eşyaya malik olan kimse kurban kesecek kadar zengin demektir  Bu kimseye yılda bir defa kurban günlerinde kurban kesmek vacip olur

Bu ölçü aynı zamanda zekat için de geçerlidir  Ancak zekat nisabında malının artıcı olması ve üzerinden bir yıl geçmiş bulunması şarttır

Kurban nisabında bunlar aranmaz  Kurban kesme günlerinde zengin olan kimseye kurban kesmek vacip olur



HANGİ HAYVANLAR KURBAN EDİLİR?

Kurban edilecek hayvanlar; koyun, keçi, deve, sığır ve mandadır

Bu hayvanlardan devenin 5, sığır ile mandanın 2 ve koyun ile keçinin 1 yaşını doldurmuş olmaları gerekir  Ancak koyunlar altı ayı tamamladıkları halde bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olurlarsa bunlar da kurban edilebilir

Bir koyun veya keçiyi ancak bir kişi kurban edebilir  Fakat sığır, manda ve deve yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebilir  Ortakların tek veya çift olmalarında bir sakınca yoktur



Ortakların hepsi ibadet niyetiyle katılmak durumundadır  Meselâ ortaklardan biri vacip olan kurbanı, diğeri adak kurbanı, bir diğeri de nafile kurbanı niyet edebilir  Çünkü hepsinin niyeti ibadettir  Fakat ortaklardan biri her hangi bir ibadet değil de et kasdiyle katılmış olsa bu sahih olmaz, diğerleri de niyet etmiş oldukları kurbanı kesmiş, sayılmazlar
www.balikligol.com


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Hasan Tahsin Fendoğlu, Urfa'da Başkanlık Sistemini anlatacak

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com