Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya İsrail hayranlığının arkaplanı

İsrail hayranlığının arkaplanı

Giriş Tarihi: 12 Haziran 2010 Cumartesi 11:49
İsrail hayranlığının arkaplanı

İşte Bağlı'nın çok konuşulacak o yazısı:  "Üstat Sezai Karakoç, İsrail'in kuruluşundan kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen gelecekte nasıl bir canavar olacağını öngörerek, 1969 yılında tarihe düşen önemli bir not gibi "Ey Yahudi" diye bir şiir yazmıştı. Şiirin bir bölümünde şöyle der:

"Sen Süleyman Peygamberin ruhunu incittin ey Yahudi/Davut Peygamberin ruhunu sarstın ey Yahudi/Zebur'a ihanet ettin ey Yahudi." … "Büyük Peygamberin haber verdiği gibi/Sen cezanı çekerken/En vahşi taşların arkasına saklansan bile/Taşlar olduğun yeri haber verecek/Çünkü sen taşı bile yakacak kadar kinlisin ey Yahudi"

Bugün İsrail'in karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan birisi de beraber yaşamak zorunda olduğu diğer tüm ötekilere karşı kategorik olarak büyük bir kin ve öfke içinde olmasıdır. Tarihsel kindarlıkları en iyi bilen bir kavim olarak Yahudilerin bu tarz bir tutum içinde olmaları doğrusu kutsal metinlerde buyurulmuş olan kendi peygamberine dahi "ihanet" etme pozisyonunu hep zihinlere kazımaktadır. Elbette herhangi bir toplumsal kategoriyi bütüncü bir tanımlamaya tabi tutmanın en basit tanımı faşizmdir ama bu duruma düşme korkusu karşımızda var olan vahşeti tolere etmemize de imkan tanımamaktadır.

İsrail ilk dönemlerde meşruiyetini tarihsel acılar ve kutsal metinlere dayandırarak var etti ama Orta Doğuya yerleştikten sonra bu iki parametrenin onun meşruiyetinden çok gayri meşruluğuna ilişkin referansları daha çok içerebilecek bir şekilde yorumlandığını gördü. Tarihsel acılara gark olmuş bir coğrafyada "en büyük acıyı ben çektim artık kimse benim dediklerime itiraz etmesin" gibi bir psikoloji burada karşılık bulamayacaktır. Üstelik bu acıları bu coğrafyaya yaşatanlarla İsrail ortak bir tarihten de beslenmektedir. Kutsal metinlere gelince, onların elindeki metinlerin dışındaki tüm diğer metinlerde  İsrail oğullarına ilişkin söylem hep "dejenere edici bir ihanet" eksenindedir.

Peki Mavi Marmara baskınından sonra Türkiye'de gün yüzüne çıkan İsrail hayranlığının anılan konularla bir akrabalığı var mı? Aslında teolojik epistemoloji açısından bir akrabalıktan söz edilebilir ama işin aslı "düşmanımın düşmanı" gibi sufli bir zihniyetten beslenmektedir. Hiç kimsenin ulaşamadığı İsrail askerlerinin elindeki fotoğraflara hangi acar gazetecinin nasıl bir kanaldan ulaştığının dahi sorgulanmadığı bir taraftarlık durumu söz konusudur. Özellikle Türkiye'nin konuyla ilgili politikalarının "Orta Doğu Bataklığı"na çekilmek isteniyorla açıklanması bu psikolojinin açık bir yansımasıdır. Eğer bundan kast edilen anti demokratik bir yapılanmaya öykünmeye itiraz ise bunların bugüne kadar Türkiye'deki benzer şekilde var olan durumlara da bir itirazlarının olması gerekmez miydi? Eğer dünya standartlarında bir hukuk ve siyasi yapılanmadan uzaklaşma kast ediliyorsa o zaman da Türkiye'nin bu konudaki en somut projesi olan AB neden bu çevrelerin hep kuşku ile yaklaştıkları bir konu olmaya mahkumdur.

Açın köşe yazarlarını okuyun, Ece Temelkuran dışında insanca ve ilkeli bir tavır sergileyebilen kaç kişi vardır "merkez düşünceye" sahip olan medya kalemşorları arasında? Bugün karşılaştığımız bu yandaş olma durumu ise sanılanın aksine sadece Yahudi yandaşlığı veya hayranlığından kaynaklanmıyor işin içinde böyle olanlar var muhakkak ama asıl bağlam Orta Doğu ve İslam düşmanlığıdır. İşin içinde bir dine karşı duyulan bir ilginin varlığı söz konusu değildir. Aksine bir başka dine karşı duyulan bir öfke vardır. Olay Yahudi taraftarlığı değil, doğrudan İsrail hayranlığı ve yakınlığı ekseninde varlık bulmaktadır. İşte bunun için gündeme getirilen "rota değişikliği" veya "Orta Doğu Bataklığı" retoriğinin gerisinde hem İslam dinine hem de onun coğrafyasına düşmanlık vardır. Halkın inancına açıkça beslenen kindarlığı bir başka alan üzerinden ifade etmenin en eski ve kadim yöntemidir bu. İşin içinde bizi arkadan hançerleyen Araplardan birilerinin öç almasının yaşattığı gizli bir sevinç de vardır elbette.


mbagli@haberturk.com

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com