Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Röportaj “Her Camii Altında bir kilise aramak iyi niyet değildir”

“Her Camii Altında bir kilise aramak iyi niyet değildir”

Şanlıurfa’da herkesin yakından tanıdığı, Edebiyatçı, İlahiyatçı ve en önemlisi şehir tarihçisi Mehmet Oymak ile Balikligol.com okuyucuları için konuştuk.

Giriş Tarihi: 19 Mart 2015 Perşembe 12:18
“Her Camii Altında bir kilise aramak iyi niyet değildir”

Urfa’da sistemli bir şekilde her dini yapının altından bir kilise ve ya havra aramak iyi niyetle bağdaşmayacağını söyleyen Mehmet Oymak, Tevhid inancını sistemli olarak insanlara anlatan büyük peygamber Hz. İbrahim’i ve Urfa’dan bahsederken, tevhid inancına bağlı olarak bahsetmemiz lazım. Ama öbür çalışma yapan insanlar Urfa’yı belki gayrı İslami ve İslam dışı bir anlayışla Urfa’yı anlatmaya çalıştıklarını anlattı.

Zevkle okuyacağınız bir röportaj

Röportaj: Mehmet Guli Aslan ve Mehmet Emin Kuş

Hocam öncelikle kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Mehmet Oymak: Evet Mehmet Oymak, her ne kadar Şanlıurfalı hemşerilerimiz bizi tanıyorsa da, birkaç cümle ile değinmek gerekirse; ben Şanlıurfa da doğdum, ilk orta ve lise tahsilimi Urfa da tamamladım. Üniversite tahsilimi Ankara’da yaptım, ardından da geldim Urfa’ya, ilk görevime lisede başladım. Hep eğitimci olarak görev yaptım. 15 yıl öğretmenlik görevimden sonra 8 yıl da Şanlıurfa belediye başkan yardımcılığını yaptım. 1992 de Harran üniversitesi kuruldu. Harran üniversitesine hoca olarak geçtim ve bu seneye kadar da 22 yıl hem hocalık hem de yöneticilik yaptım.

Hocam siz İlahiyatçı ve edebiyatçısını ama biz sizi daha çok tarihi çalışmalarla tanıyoruz. Tarihi çalışmaları nasıl merak sardınız?

Mehmet Oymak: Aslında bizim bir ilahiyatçılığımız biraz farklı, bugünkü ilahiyatlarla o zaman ki ilahiyatlar biraz farklı, farkı da şu; o zaman ilahiyat bir tane idi Türkiye’de ve imam hatip mezunları da ilahiyata giremiyorlardı, normal lise mezunu girebiliyordu… Böyle enteresan bir fakülteydi!

Benim daha çok tarihle ilgilenmemin sebebi şöyle; çünkü Urfa’nın tarih ve kültürü bir anlamda folkloru incelenmemişti, işlenmemişti, böyle bir konuyla ilgilenen pek kimse yoktu. Bu dediğim tarihi 1970 ele alırsak; o zaman Urfa’dan bahseden bir kitap veya dergi göremezdik, bulamazdık. İki konu da zaten yoktu. Biri İslami konuda, biri de Urfa konusunda.. Biz bu boşluğu görünce, şehrimizin bu değerlerini hiç olmazsa nasıl hemşerilerimize ve ülkemize kazandırabiliriz derdine düştük ve elimizden geleni yaptık.

Urfa konusunda eksik çalışmaları görünce işe nerden başladınız?

Mehmet Oymak: Bu konuda araştırmalar yaptık, tarihi inceledik. Hakikaten Urfa’dan bahseden kaynaklar yoktu, yani başka kaynaklarda vardı, ancak, Urfa’ da ki kütüphanelerde yoktu, insanların kulaktan dolma bilgileri vardı, ancak bunların temeli de yoktu. İşte bizim Urfa tarihine eğilmemiz bundan doğdu diyebiliriz. Bizde bu konuda çalışmalar, araştırmalar yaparak veriler elde ettik. Ve bunları topluma sunduk, kazandırdık. Bu konuda bir katkımız olmuşsa ne mutlu bizlere…

Şimdi hocam siz Urfa’ya birçok eser kazandırdınız ve biz bunlardan çok faydalandık. İlahiyatçı kimliğini burada etken oldu. Siz Urfa tarihine İslami kimlikle baktınız. Bu belki de Şanlıurfa için en önemli kazanç…

 Mehmet Oymak: Evet hakikaten bu güzel bir tespit, şu anlam da; şimdi Urfa’nın tarihi çalışmalarında genelde şöyle bir anlayış hâkimdir. İşte Urfa, Hıristiyanlar için mukaddes bir şehir ki bunu Hz. İsa’ya kadar götürürler, daha önceki dönemlere gelince, daha önceki dönemlerde de Sabiiler vardır, Sabiiler de malum gök cisimleri inanışı var. Dolayısıyla her ikisinde de gayrı İslami bir temele oturtuluyor. Ve İslam çok karıştırılmıyor burada… Biz bunu çok farklı gördük, mesela ben bunu daha ileriye götürdüm, eserlerimde de bu var, makalelerim de de bu var. Urfa bir defa Hz. İbrahim’in şehridir, İbrahim’i bir şehirdir.

Hz İbrahim’i tevhid inancının ve 4 hak kitabın sahibi olan peygamberlerin atası değil mi?

Mehmet Oymak: Hz. İbrahim kimdir, Hz. İbrahim; Tevhid inancını sistemli olarak insanlara anlatan büyük peygamberlerden birisidir. Şimdi böyle bir Peygamberin şehrinde biz tarihten bahsederken; tevhid inancına bağlı olarak bahsetmemiz lazım. Ama öbür çalışma yapan insanlar Urfa’yı böyle ele almadılar. O açıdan; belki gayrı İslami ve İslam dışı bir anlayışla Urfa’yı anlatmaya çalıştılar. İkinci bir konu ise İslam’ın yayılışı sırasında ilk defa Urfa’ya 639 da Müslümanlar hakim olmuş, yani hemen İslam’ın yayılışı döneminde.. dolayısıyla Urfa; Şirk ve küfür dönemini fazla yaşamamıştır, çünkü ondan önce de Hz. İsa’nın inanışı da netice de tevhid inancıdır ve hakimdi, yani Urfa böyle bir şehir.. Bu yüzden Urfa İslam inancından uzaklaşmamış bir şehirdir. Urfa’da Hz. İbrahim’in tevhid inancı,  hâkim olduğu günden günümüze fazla bir kesintiye uğramamıştır tevhid inancı noktasında…

Şanlıurfa’da İslam medeniyeti 1200-1300 yıllarda başlandığı söyleniyor. Bir de burada farklı bir konuya açıklık getirdiniz. ‘Hz. Muhammed’den önce Hz. İsa’nın inanışı da tevhid inancıdır’ dediniz. Neden insanlar buna değinmiyor, sanki Hıristiyanlık hiç hal dini değildir gibi bir algı var?

Mehmet Oymak: Urfa’daki tarihi yerler araştırılırken ve çalışılırken; benim çok rahatsız olduğum bir durum. Maalesef bazı arkadaşlarımız nerede bir cami, medrese varsa, İslam sanat tarihi ürünü ve eser varsa,   orada bakıyorsun yazıyorlar efendim bunun temelinde kilise vardı, bunun temelinde falan havra vardı. Bunun üzerine bu yapıldı… Ben burada iyi niyet düşünmüyorum!

Ne niyetle yapılıyor bu tür algı operasyonları?

Mehmet Oymak: Neden iyi niyet düşünmüyorum, Çünkü yüz yıllar önce bir cami yapılmış, medrese yapılmış, onun yerini izi tozu olmayan bir kilise veya havraya bağlıyorlar. Onun altında mutlaka bir şey arıyorlar. Adamlar temelin altında mutlaka gayrı İslami bir kalıntı arıyorlar, bulamayınca da uyduruyorlar! Sebebi de üstünde İslami bir eser var. Ha bunun akademik bir çalışma olduğunu söylerlerse ki ben onun da yine arkasında bir misyoner olduğunu düşünüyorum. Mesela Judah Benzion Segal’ın kitabı… Segal anlatırken Urfa’yı/Edessa’yı; o bunları yazıyor. İşte Urfa’da şu mahallede şu kilise vardı, şu şey vardı falan. Bana göre burada Segal Hristiyanların Urfa’da ki emellerini gerçekleştirmek için, sahiplendirmek ve aidiyet atfetmek maksadıyla ve bunları daha ileriye taşımak için işte geçmişinizde bu vardı diyerek yapılan kasıtlı oyunlardır.

Judah Benzion Segal’ın bu çalışmasıyla nasıl bir oyun oynamak istemiş acaba?

Mehmet Oymak: Yani burada Hristiyanlara ait eserler vardı, siz onları yok ettiniz, ama bunlar size ait değil, hrsitiyanlara aittir demek istiyorlar. Bunun temelinde bu oyunlar var. Bugün diyorlar Hasan Paşa (Hasan Padişah) camisinin altında bilmem ne kilisesi vardı, oysa Hasan Paşa camisi 500 küsur sene önce inşa edilmiş İslami bir eserdir ve altında da hiçbir şey yoktur. İzin de tozunda da yok herhangi bir yapı… Ama maalesef mutlaka altında bir şey arayacaklar ya! Nereden buluyorlarsa mutlaka altına bir şey yerleştirmeye çalışıyorlar.

Yine Rızvaniye camii, döşeme camisi dediğimiz Halilurrahman camii Urfa’nın en eski camilerinden biridir. Yaklaşık 1300 senelik bir cami olan bu caminin, eserin altında başka izler aramak iyi niyetle bağdaştırılamaz.

Hocam siz Urfa’nın sosyal yapısını araştırdınız, bu konuda eserleriniz olduğu gibi görsel çekimleriniz de oldu. Peki hocam Urfa’nın 100 yıl önceki mahalleleri konusu, mesela Yahudi mahallesi, ermeni mahallesi gibi, bu konuda bize neler söylemek istersiniz?

Mehmet Oymak: Şimdi o tabi Mardin, Diyarbakır, Antakya, Urfa gibi birçok tarihi şehirler için söylenir, yani bu şehirlerimizde birçok unsur birçok din mensupları beraber yaşamışlar, birlikte hareket etmişler ve uzun müddet hiçbir sıkıntı yaşamadan, her inanç mensubu hayatını güzelce bir arada devam ettirmişler. Dolayısıyla bu Müslümanca bir bakış, Müslümanların hakim olduğu bir yerde diğer inanç ve dinlere baskı kurmadığının göstergesidir. Bugün Urfa’da çok zengin bir kültür varsa bu yıllarca farklı kültür ve inançta ki insanların barış ve hoş görü içerisinde yaşamasından meydana gelmektedir.

Peki hocam 1984 ten beri sizi aktif bir şekilde siyasetin içerisinde olduğunu biliyoruz. AK Parti belediye başkan adayı, MKYK ve şu anda da AK Parti’den aday adayısınız, siyasetteki beklentiniz ve düşünceleriniz nelerdir?

Mehmet Oymak: Bu aslında güncel bir konu, sıcak bir gündem, benim siyasete bakışım şöyle; biri aktif olarak günlük siyaset yapmak, biri de; siyaseten ülkeyle, insanla ve şehir hayatıyla ilgilenmek… bu ikinci anlamda dediğim siyaset, insanla şehirle ve ülkeyle ilgilenmek, aslında 1984 den çok önce 1968 lerde Ankara’da öğrenciyken, siyasete ilgimiz o zaman başladı. Ben 1968 de Rahmetlik Erbakan hoca ile tanıştım ve birçok faaliyetlerde kendisiyle yakinen beraber oldum. Ancak günlük siyasette Ak parti ile başladım. Biz; Türkiye’de ilk refah partisinden belediye seçimlerini arkadaşlarımızla beraber kazanan tek belediyeyiz. Refah partisinin ilk ve tek beledisi olmamız, Türkiye’de olay oldu o dönemde ve bugünkü yerel yönetimlerin temelini oluşturduk diyebiliriz. Ben bu belediye de 8 yıl başkanvekilliği yaptım.

Necmettin Erbakan hoca ile 1968 de tanıştım ve siyasete atıldım diyorsunuz. Ama şimdi AK Parti ile devam ediyorsunuz?..

Mehmet Oymak: Erbakan Hoca ile ondan sonra hep beraber idik, ancak fiili olarak görev yapmadım partide, ta ki 2001 de Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hareketine kadar, o zaman dedik ki yeni bir oluşum zamanı gelmiştir. Ve bizde Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la yola devam ettik. Çizgimiz, siyasete bakışımız hep aynı, ama gelişerek ve insan odaklı, hakka ve halka bağlı kalarak siyaset yapmaktır felsefemiz, hakka ve halka rağmen değil… Benim o genç yaştaki bakış açım ne ise bugün de öyle, siyaset halka hizmet için olmalı, şahıslara ve çıkarlara dayalı olmamalı, biz bunu kendimize hedef koyduk ve devam ediyoruz. Çünkü siyaset veya yaptığınız herhangi bir görev hizmet için bir yoldur, bir vasıtadır…

Yılarca siyasetle iç içesiniz ama il kez AK Parti’de aktif siyasete başladınız. Neden aktif siyasete atıldınız?

Mehmet Oymak: Siyaseti AK Parti’de yapmak, bana göre siyasetin ideal bir şekilde hizmete dönüşmesidir. Bugünde bu ideal ve hedeflerle yola çıktık ve partimiz olan AK Parti’de aday adayı olduk, nasip olursa hizmete bu şekilde devam edeceğiz. Adaylık nasip olmazsa AK Parti’ye bakışımız değişmez ve hizmete başka şekilde ve aynı partide aynı çizgide devam edeceğiz inşallah…

Bize zaman ayırdınız. Değerli bilgilerinizi okuyucularımızla paylaştınız. Teşekkür ederim…

Mehmet Oymak: Ben teşekkür ederim…

YORUMLAR
  • yorum2015-03-20 07:52:45mahmut güler

    yolunuz açık olsun herşeye layıksınız bunca hizmetten sonra sizi vekil olarak görmek istiyoruz hocam saygılar

  • yorum2015-03-20 01:19:46serkan arıcı

    Bencede her tarihi yapının temelinde islami olmayan unsurlar aramamak lazım.yolunuz açık olsun hocam

Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com