Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Sağlık H3N2 Virüsünden korunmanın yolları

H3N2 Virüsünden korunmanın yolları

Son zamanlarda ateş ve halsizlik belirtileriyle çok sayıda insanı yataklara düşüren H3N2 adlı virüs, geçmiş yıllarda yaşanan domuz gribi ve benzeri ölümcül grip vakalarını akla getirdi.

Giriş Tarihi: 16 Ocak 2014 Perşembe 20:54
H3N2 Virüsünden korunmanın yolları

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Osm Ortadoğu hastanesi enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Tuba Sayıcı H3N2 virüsünün klinik olarak domuz gribine benzer bir virüs olduğunu, fakat ölümcül olmadığını, mevsimsel bir grip hastalığı olduğunu belirtti.

Uzm Dr. Tuba Sayıcı, H3N2 gribinden korunmak için kişilerin özellikle bu dönemlerde toplu taşıma araçlarını mümkün olduğunca az kullanmalarını, kalabalığın olduğu alışveriş merkezlerinde fazla bulunmamaları gerektiğini söyledi.

Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Tuba Sayıcı antibiyotik kullanmadan H3N2 virüsünü yenmek için bol bol adaçayı, ıhlamur, zencefil, karabiber ve karanfil çaylarının tüketilmesinin yararlı olacağını söyledi. İşte bu bitkilerin faydaları

Ihlamur: Sinirleri yatıştırır ve rahatlatır. Kan dolaşımını düzenlemeye yardımcı olur. Uykusuzluğa ve iç sıkıntısına iyi gelir. İdrar söktürücüdür. Bağırsak ve böbrekleri temizler. Böbrek taşlarını ve kumlarını dökmeye yardımcı olur. Kansızlığı giderir. Vücudu terleterek vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar. Soğuk algınlığı ve gribe iyi gelir. Göğsü yumuşatır, bronşları açar ve balgamı söker.

Zencefil: Vücudu terletir. İltihap önleyici etkisi ile özellikle eklem iltihaplarına karşı oldukça faydalıdır. Soğuk algınlığına iyi gelen zencefil, balgam söktürür ve iyileşmeyi hızlandırır. Bulantıları gidermeye yardımcı olur ve kusmayı önler. Vücut direncini, bedensel ve zihinsel gücü arttırır. Mikrop öldürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirir. kansere karşı koruyucudur. Damar tıkanıklığını önlemeye yardımcı olmasının yanı sıra kan damarlarını genişleterek romatizma ağrılarının hafiflemesine de yardımcı olur. Bağırsak bozukluklarını giderir. ishali keser.

Karabiber: Özellikle sindirim sisteminin sağlıklı ve düzenli çalışmasına yardımcı olarak hazmı kolaylaştırır. İdrar ve gaz söktürücü etkisi ile kabızlığı önlemede yararlıdır. İştah açıcıdır. Sindirim sistemindeki mikropları öldürür. Enerji verir. Sinirleri kuvvetlendirir ve kansızlığa karşı faydalıdır.

Karanfil: Antiseptiktir; Mikropları öldürür. Diş ağrılarını kesmeye yardımcı olur. Ağrı kesici ve mikrop öldürücü özelliği taşır. Ağız kokusunu giderir. Gaz söktürücüdür. Uyarıcıdır. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Kalbi ve hafızayı kuvvetlendirir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Mideye ve göğse kuvvet verir. Karanfil çiçekleri balgam söktürücüdür. Öksürüğü keser. Mide bulantısını ve kusmayı önler, ateşi düşürür.

OSM Ortadoğu hastanesi enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Tuba Sayıcı'nın H3N2 adlı virüsle ilgili geniş açıklaması şu şekilde;

"Yaklaşık bir aydır herkeste benzer belirtilerin olduğu bir grip salgını var. Bu grip salgınını her sene belli dönemlerde görüyoruz. Ama bu sene grip salgını bir iki hafta erken başladı diyebiliriz. Bundan önceki yıllarda domuz gribi salgınımız olmuştu. Bu da domuz gribine benzer bir virüs. H3N2 virüsü olarak adlandırılıyor. Klinik olarak da domuz gribine çok benziyor.

Hasta olanların dikkat etmesi gereken şeyler var. Hasta olanların toplu taşıma araçları kullanmamalarını, okula gitmemelerini, çalışıyorsa işe gitmemelerini ve evde istirahat etmelerini öneriyoruz. Hasta olmayan kişiler içinse önerilerimiz eğer kişinin kronik bir hastalığı varsa öncelikli olarak aşı yapması.



Öncelikle griple nezlenin farkını anlatmak doğru olacaktır;  Nezle soğuk algınlığıdır. Grip ise  daha farklı bir hastalıktır. Nezle kişide hapşırık, aksırık, burun akıntısıyla seyrederken, gripte ateş ve yaygın kas ağrısıyla seyreder. İkisinde de antibiyotik kullanımını önermiyoruz.



Gripte ilk 48 saat çok önemlidir; hem tedavinin başlanması açısından, hem de kişinin uyarılması açısından çok önemli. Kronik hastalığı olanlar eğer şu döneme kadar (normal de biz eylül ekim aylarında aşı yaptırıyorken) aşı yapmamışsa aşı öneriyoruz. Ama salgınımız bu aylarda başladı. Eğer kişi gribi geçirmemişse ve kronik hastalığı (kronik kalp hastalıklarından, diyabet hastalıklarından, kanser hastalarından, immün sistemi baskılanmış romatizmal hastalar) varsa bu hastalarsa şimdi aşı yaptırabilir. Yapılan aşı ortalama 6 ay onları koruyacaktır. Bunların dışında gripten korumak için ellerimizi sık sık yıkamamız, hapşırırken özellikle hasta olanlar için söylüyorum mendille ağızlarını kapamalarını ya da hapşırırken etrafa sekresyonların sıçramasını önlemek için kollarıyla kapatmaları gerekir. Çünkü insanlarımız bunları genelde hiç dikkate etmiyor. Grip oldukları zaman alış veriş merkezlerine gidiyorlar, toplu taşıma araçlarını kullanıyorlar, kendileri hasta oldukları zaman hiçbir şekilde diğer insanları koruma adına bir şey yapmıyorlar. Bizim toplumumuzda buna özellikle dikkat edilmesi gerekiyor.



Alış veriş merkezleri şu dönemde sık gidilmemesi gereken yerler gidilse dahi faza uzun süre kalmamak gerekiyor. Çünkü toplu yaşanan yerlerde alış veriş merkezleri, bankalar, toplu taşıma araçları bu virüsün yayılmasında en önemli etken.



Bununla birlikte gribe yakalanan ve bu semptomları olan kişiler özellikle ateş ve yaygın kas ağrısı olan kişilerin özellikle 48 mutlaka bir doktora veya bir sağlık kuruluşuna başvurmalarını öneriyoruz. Sağlık kuruluşuna başvurduktan sonra tetkiklerini yaptırıp doktorun önerilerine uymaları gerekiyor. Biz bu kişilere genelde bol sıvı gıda almasını sağlıklı beslenmesi, protein ağırlıklı beslenmesini öneriyoruz ki gerçekten sağlıklı beslenip kısa süreli istirahat bile hastalığın semptomlarını azaltır. Çünkü gripte antibiyotik verseniz de vermeseniz de kişinin iyileşme süreci 5 ile 7 gündür. İlk iki günü yani 48 saati sıkıntılı dönemdir. O dönemi atlattıktan sonra hastalar genellikle kendiliğinden iyileşir. Hiçbir ilaç vermeseniz dahi iyileşir. sağlıklı beslenme ile kişinin yaşam kalitesini arttırmanızı tavsiye ederim.



Bitkisel olarak da tedaviler öneriyoruz. Özellikle gribal semptomlar ve soğuk algınlığı olan kişilerin tarçın, ıhlamur, zencefil, karabiber vb. bunlardan yapılan çayları içmeleri faydalıdır. Bu tür bitkisel çaylar kullanıldığı zaman kesinlikle gribal semptomları azaltıcı etkileri vardır. Özellikle hem sedasyon yapıcı etkisi yani sakinleştirici etkisi, hem boğaz yolunu yumuşatması etkisi, hem de öksürük refleksini azaltır. Tarçın yine aynı şekilde anestezik bir etkisi olduğu için boğaz ağrılarında ağrıyı azaltıcı bir etkisi vardır. Yine karabiber hakeza aynı şekilde antiseptik etkisinden dolayı kullanılabilir. Bunlarla yapılan çaylar içilebilir. Yediğiniz yemeklere de bol karabiber döküp yiyebilirsiniz. Bunlar gribal semptomlarını azaltıp sizi rahatlatabilir."

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com