Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Gülerce o görüşmeyi doğruladı!

Gülerce o görüşmeyi doğruladı!

Giriş Tarihi: 9 Aralık 2010 Perşembe 16:19
Gülerce o görüşmeyi doğruladı!

Gülerce o görüşmeyi doğruladı!

Zaman yazarı Hüseyin Gülerce, teröristbaşı Öcalanın avukatları ile görüştüğünü doğruladı. Gülerce, “Bir alışveriş merkezinde kahvaltı eden yüzden fazla insanın arasında konuştuk.” dedi.

Gülercenin bugünkü Zamandaki yazısı şöyle:
Öcalanın avukatlarıyla görüşme...

Geçtiğimiz pazar günü Abdullah Öcalanın avukatları ile Yalovada bir görüşmemiz oldu. Daha önce Ali Bulaçtan duymuştum. İki yıldan beri Öcalanın avukatları pek çok yazarla görüşüyorlarmış. Bulaçla da iki defa görüşmüşler. Benimle görüşme taleplerini iletince, Yalovada oturduğumu söyledim, randevulaştık. Bir alışveriş merkezinde kahvaltı eden yüzden fazla insanın arasında konuştuk.

Televizyon programlarında, gazete röportajlarında da en başta, Gülen cemaati olarak adlandırılan Gönüllüler Hareketinin bir sözcüsü olmadığımın altını çiziyorum. Çünkü bu hareket, bir cemaat, organizasyon değil. Bir sözcüsü, temsilcisi yok. Muhterem Gülenin de, kimsenin sözcülüğüne ihtiyacı yok. Fikirlerini, görüşlerini internet sitesinden, Mehtap TV ve Samanyolu televizyonlarındaki sohbetleriyle açıklıyor, anlatıyor. Dolayısıyla Öcalanın avukatlarıyla Zaman Gazetesi yazarı olarak görüştüm.

Salı akşamı, Mehtap TVdeki Düşünce Günlüğü programımızda, bu görüşme ile ilgili geniş bir açıklamada bulundum. Dün de PKKya yakınlığı ile bilinen Fırat Haber Ajansında bu görüşme yer aldı. Haberde bizim görüşmemizin aktarılmasından sonra, Öcalanın değerlendirmesi, Gülen Hareketine önemli roller düşüyor başlığı ile verilmiş. Dolayısıyla sanki kendisine bir mesaj iletilmiş, o da bu mesaja cevap vermiş gibi yanlış anlamalara neden olabilecek bir algı doğabilir. Belirtmek istediğim şudur: Görüşmemizde, ben Sayın Cumhurbaşkanımızın, aylardır, Türkiyenin en önemli meselesinin Kürt sorunu olduğunun altını çizdiğini hatırlatarak, bu meselenin ülkemiz ve geleceğimiz için çözülmesinin şart olduğunu belirttim. İki hususu da çok önemli bulduğumu ifade ettim: Samimiyet ve üslup... Açıkladım:

PKKnın İmralıda, Avrupada, dağda temsilcileri, sözcüleri var. Türkiyenin güçlenmesini istemeyen ülkeler var. İçeride silah, insan, uyuşturucu ticaretinden rant elde edenler var. Karmakarışık bir durum söz konusu. Samimiyet onun için çok önemli. Türklerin ve Kürtlerin vicdanı devreye girmezse, çözüm giderek zorlaşır.

Üslup konusu da çok hayati. Efelenme, dayatma gibi tavırların rahatsız edici psikolojik bir engel teşkil ettiği bilinmelidir. Çözüm için makul insanların devreye girdiği sırada, bir BDP sözcüsü, bir çuval inciri berbat edecek laflar ediveriyor.

Sonra ilave ettim: Aslolan milletimizin kardeşliğidir. Bin yıldan beri bir arada yaşıyoruz. Kavga etmemizi gerektiren hiçbir sebep yok. Fakat yine de meselenin hissi tarafını bir tarafa koyup akıl ve mantık planında bir çözüm bulmalıyız. Bu çözüm de belli. Demokratik zemin. Yapılacak da belli; demokratikleşme... Hukukun üstünlüğü, eşit vatandaşlık, fikir ve ifade hürriyeti, din ve ibadet özgürlüğü temelinde, birbirimize saygılı olma... Çözümü parlamentoda arama... Bunun için de ilk yapılacak işin şiddete ve teröre son vermek gerektiği...

Somut olarak atılacak adımlar konusunda da şahsi fikirlerimi şöyle sıraladım: AK Parti iktidarı samimi gayretler gösteriyor. Bölgeye, şimdiye kadar yapılmamış hizmetler götürülüyor. Ama bu mesele, sadece siyasilere bırakılamaz. Onların gayretleri yanında, kardeşliğimizi artıracak jestler üzerinde de durmalıyız. Çünkü hazırlanan, oynanan bütün oyunları ancak bizim kardeşliğimiz bozabilir. Ben böyle deyince, avukatlardan biri, Mesela BDP heyeti, Çanakkale Şehitliğini ziyaret etse... dedi. Ben de Jestten kastettiğim, işte böyle bir şey. dedim.

Sonra BDPnin Türkiyenin partisi olması gerektiğini söyledim. Hemen söze girdiler ve Müvekkilimiz bu konuda kendilerini çok ikaz ediyor; Türkiyenin sorunları ile ilgilenmiyorsunuz diyor. diye eklediler.

Ben ayrıca Doğu ve Güneydoğuda hayırsever işadamlarının özellikle fakir Kürt çocukları için açtıkları okuma salonlarının, etüt merkezlerinin iç barış adına gönül köprüleri kurduklarını, bunun da kardeşliğimiz için en büyük jest olduğunu söyledim.

Bu minval üzerindeki şahsî bir görüşmenin başka taraflara çekilmemesi, yanlış anlamalara fırsat verilmemesi gerekiyor...

haber vaktim

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com