Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Göbeklitepeden Balıklıgöle Urfa'da bir gün

Göbeklitepeden Balıklıgöle Urfa'da bir gün

Giriş Tarihi: 13 Nisan 2010 Salı 10:57
Göbeklitepeden Balıklıgöle Urfa'da bir gün

Geçen hafta sonu Urfa'daydım. Vesile, Baro'nun geçen cumartesi günü düzenlediği, anayasa profesörleri Ergun Özbudun ve Serap Yazıcı ile birlikte katıldığım "Nasıl bir anayasa istiyoruz?" konulu paneldi.

Ev sahibimiz Baro Başkanı Sayın Yahya Demirkol'un ısrarı üzerine bir gün önceden gittik ve cuma gününü, yıllardır gitmeyip özlediğim şehri ve çevresini gezmeye ayırdık.

Son gittiğimde Urfa'nın şimdiki son derece şık ve bakımlı, şehre pırıl pırıl bir otoyolla bağlanan "GAP Uluslararası Havaalanı" yoktu. Anladığım kadarıyla Urfalılar bu havalimanının neden şehrin 35 km uzağına yapıldığına, niçin sis yüzünden bazen uçakların kalkamadığı bir mekânın seçildiğine pek akıl erdiremiyorlar, bunu bir "rant meselesi"ne bağlıyorlar. Ama olsun... Bugün için fazla büyük görünse de, eminim yakın bir gelecekte bölgeye yönelik turist akınını karşılamakta yetersiz kalacak.

Ev sahiplerimiz önce bize (Fransızların paha biçilmez "truff" mantarından geri kalmadığına inandıkları) "keme" mantarıyla yapılan enfes kebabı tattırdılar, sonra Göbeklitepe'ye götürdüler. Orada uygarlık tarihini altüst ettiğine inanılan kazılarla çıkarılan 12 bin yıllık tapınağın kalıntılarını gezdik. Göbeklitepe höyüğünü 1994'te bir tesadüf eseri olarak keşfeden Alman arkeolog Klaus Schmitt'e göre, Mezopotamya'daki ilk şehirlerden 5500, İngiltere'deki ünlü Stonehenge'den 7 bin yıl daha eski olan bu tapınağı inşa edenler "yeryüzünde ilk kez evren nedir, biz neden buradayız sorusunu kendilerine soran" insanlardı.

Göbeklitepe'nin en tepesinde birkaç yüzyıllık dört mezar ve ortalarında üzerine çaputlar bağlanmış bir dilek ağacı var. Oradan çevreyi seyretmek, tarihe kuşbakışı bakmak gibiydi... Üzerimizde dolanan Urfa'nın beyaz kartalını (Kürtçe "halo"sunu) görmek de heyecan vericiydi... Kendimi Göbeklitepe'nin heyecanına kaptırıp, yakındaki bir köyden öğretmenleriyle birlikte gezmeye gelen, çoğu mavi gözlü ve sarışın, anadilleri Kürtçe olan ilkokul öğrencileriyle resmi dil Türkçeyi öğrenmek için nasıl bir yol izledikleri (ya da nasıl bir cefa çektikleri) üzerine sohbet fırsatını kaçırdığıma fena halde hayıflanıyorum.

Göbeklitepe'den sonra Balıklıgöl'e, tektanrılı dinlerin ortak atası Hazreti İbrahim'in putperestlerce ateşe atıldığına inanılan, ruhani mekâna gittik. Ayn Zehra gölünün kıyısında Yahya Bey ve Avukat Ali Bucak ile oturduk çay içtik. 2. Dönem TBMM'de Urfa mebusu Ali Fuat Bey'in torunu, gençliğinde (benim gibi) hızlı bir solcu olan Ali Bey'in, "Mam Celal"in (yani Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin) bacanağı, eşinin de Irak'ın Brüksel büyükelçiliğinde müsteşar olduğunu orada öğrendik. Önümüzden, elinde yeşil bir bayrak taşıyan mihmandarlarının peşinden kutsal balıkları ziyarete giden kara çarşaflı İranlı hanımlar geçti. Çayevinin tuvaletinden çıktığımda, ücretleri toplayan delikanlının bir yandan da önündeki deftere harıl harıl bir şeyler yazmakta olduğunu fark ettim. Habip, açıköğretim öğrencisiydi ve "Modernizm'den Postmodernizm'e" başlığını taşıyan bir metin kaleme alıyordu...

Urfa, son gördüğümden bu yana hayli gelişmiş. Bunun bence en iyi göstergesi modern binaları ve yolları değil; kadınların, kimi başörtülü, kimi açık ama her yerde hayatın içinde olmaları. Radyo Net'in çaldığı bir Kürtçe, bir Türkçe, bir Arapça hafif türkü ve şarkılara bayıldım. Ama Urfa'da beni en çok heyecanlandıran, itiraf etmeliyim ki, Zaman'daki yazılarımın okurları ya da Mehtap TV'de Mehmet Altan ve Eser Karakaş dostlarla yaptığımız "Akıl Defteri" programının izleyicileri tarafından neredeyse adım başında durdurulmak oldu.

Urfa'dan anlatacak çok şey olunca "Nasıl bir anayasa istiyoruz?" paneli gelecek yazıya kaldı. Ama şunları söyleyerek bitireyim: Türkiye'deki favori şehirlerim Mardin, Antakya ve Amasya'dır. Bunlara Urfa'yı eklememek haksızlık olacak... Üstelik bundan böyle ne Antep'e "Gazi", ne Maraş'a "Kahraman" ne de Urfa'ya "Şanlı" diyeceğim... Artık militarizmi geride bırakan yeni bir Türkiye'ye geçiyoruz.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com