Advert
Advert
Advert

Erdoğan'dan Doğu ve Güneydoğu Öğrencileri Yaz Etkinliği kapanışında flaş açıklamalar

Diyanet İşleri Başkanlığı Doğu ve Güneydoğu Öğrencileri Yaz Etkinliği kapanış programında Cumhurbaşkanı Erdoğan gündeme dair flaş açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'dan Doğu ve Güneydoğu Öğrencileri Yaz Etkinliği kapanışında flaş açıklamalar
Erdoğan'dan Doğu ve Güneydoğu Öğrencileri Yaz Etkinliği kapanışında flaş açıklamalar admin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden 220 öğrencinin iştirakiyle gerçekleştirilen yaz etkinliğinin Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen kapanış programına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması öncesinde katılımcılara, Mısır'da şehit edilen Esma Biltaci'ye babasının cezaevinden gönderdiği mektubun okunduğu video izletildi.

Bu videoya değinerek konuşmasına başlayan Erdoğan, Allah'ın herkese o makamı lütfetmesi temennisinde bulundu.

O makamların herkesi çok daha farklı ufuklara taşıyacağını dile getiren Erdoğan, "Aramızda inşallah Esma Biltaci'leri görüyorum, Mus'ab bin Umeyr, bunları görüyoruz. Sizleri tebrik ediyorum, kutluyorum." diye konuştu.

Diyanet işleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı tarafından düzenlenen yaz kampının kapanış toplantısında yer almasının kendisine ayrı bir güç kattığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Evlatlarımızın, geleceğe yönelik Türkiye'mizin birer köşe taşı olduğuna ve olacağına inanıyorum. İnşallah sizler özellikle Güneydoğu'da, Doğu'da döndürülmek istenen o kirli çarkları, şu anda tersine çeviriyorsunuz, tersine çevireceksiniz. Buna inanıyorum. Bu yaz kamplarının bundan sonra inşallah çok daha farklı ve güçlü bir şekilde düzenlenmesini arzu ettiğimi ifade etmek istiyorum. Onu da Başbakan Yardımcımla az önce burada değerlendirdik. İnşallah bunu hem farklı illere yaymamızın, özellikle illerinden çıkamayan Güneydoğulu yavrularımızı, Türkiye'nin değişik illerindeki, bizim o medeniyet tasavvurumuzun, medeniyetimizin köşe taşlarımızla onların tanışmasını sağlamamızın çok büyük önemi olduğuna inanıyorum. Bunlar da bizim için zaten problem değil. Bunları süratle halledip bütün yavrularımızı, gerek orta gerek lise kısmındaki öğrencilerimizi buralara inşallah sevk etmek suretiyle, buralarda birer aylık yaz kurslarıyla yaz boyu bu çalışmaları devam ettirmenin çok çok faydalı olacağına inanıyorum."

BİZ MAZLUMUN SAHİBİYİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kampına ve yaz boyunca düzenlediği kurslara katılan tüm çocuklara, anne ve babalarına şükranlarını sunarak, çocukların eğitimi için fedakarca çalışan din görevlilerine, Kur'an kursu öğreticilerine de gayretleri için teşekkür etti.

Çocukların ve gençlerin gözlerinin nuru olduğunu vurgulayan Erdoğan, geleceğin emanet edildiği nesil olarak gençlerin "İstiklal şairi"nin tasvir ettiği Asım'ın nesli olacağını söyledi.

Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy'un "Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem/Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem/Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım/Boğamazsam da hiç olmazsa yanımdan kovarım/Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam/Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam/Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale/Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale/Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum/Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum/Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim/Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim/Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım/Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım/Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu" dizelerini okudu.

 "İşte biz mazlumun sahibiyiz. Sizler inanıyorum ki  mazlumların dostu, sahibi olacaksınız ve zalimlerin de karşısına dikileceksiniz. Sizler bu kurslara iştirakinizle, zulmü alkışlamayacağınızı, ecdadınıza sahip çıkacağınızı, haksızlığa rıza göstermeyeceğinizi, hele esarete asla katlanamayacağınızı, bunun için gerekirse tüm dünyaya meydan okuyacağınızı ifade etmiş oluyorsunuz. Bunu zor iş zannetmeyin. Bütün mesele o inançla, o imanla yetişmektir." diyen Erdoğan, Çanakkale'de yedi düvelin dize getirildiğini, Kurtuluş Savaşı'nda şartlar ne olursa olsun vatana sahip çıkıldığını anlattı.

Erdoğan, o zaman birleşen bütün dünyanın derdinin Anadolu topraklarını ele geçirmek olduğunu, ancak ellerinin boş döndüğünü ifade ederek, onların gücü karşısında ise imandan başka bir güç olmadığını kaydetti.

15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİM KAÇMADI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz'da ezanına ve bayrağına el uzatanların başını ezeceğini tüm dünyaya ilan eden bir ecdadın mirasını devralacak nesle yakışan duruşun buradaki öğrencilerin duruşu olduğunu söyledi.

O gece F16'ların milletin üzerinden uçtuğunu anımsatan Erdoğan, şunları dile getirdi:

"Ama 15 Temmuz gecesi benim milletim kaçmadı. Tam aksine üzerine üzerine gitti. 250 şehit verdik. Hepsi şehadete yürüdü. Ama bir şeye inanıyorlardı. 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz.' İşte buna inanmak çok önemi. Çünkü o ölmeyeceğine inanmıştı ve öyle yürümüştü. Öyle yürüdükleri için de Rabbim'in onları peygamberlere en yakın makamda, şehadet makamında ağırladığına biz inanıyoruz. Bu yolda yürüyeceğiz. O gece 2 bin 193 gazi verdik. Birçoğu kolunu, ayağını kaybetti. Birçoğunun şu anda mermi çekirdekleri vücudunun değişik yerlerinde ama şerefle onu taşıyorlar. Şimdi bizim böyle bir ecdadımız var. Bunlar bir yıl içerisinde yaşadığımız bir olayın inşallah mensupları ve sizler de onların şahitlerisiniz. 18 Mart 1915'i yaşamadınız, okuyorsunuz ama 15 Temmuz'u yaşadık. Dolayısıyla bu bizim için çok daha anlamlı. Sizler anneler olarak, diğer gençlerimiz babalar olarak evlatlarımızı inşallah bu şuurla yetiştireceğinize inanıyorum. Siz yeni bir neslin inşasında, ihyasında mimarlar, mühendisler olacaksınız. Bu bakımdan atılacak bu adımlar çok önemli, bu yaz kampı bu noktada çok önemli. Rabbim yar, yardımcınız olsun, Rabbim feyzinizi artırsın."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çeşitli platformlarda kimilerinin yeni nesil konusunda ümitsizliğini dile getirdiğini gördüğünü ifade ederek, şunları aktardı:

"Ben ise tam tersine yeni nesilden, yani sizlerden ümitliyim. Onlar gibi ümitsizliğim yok. Allah'ın rahmetinden ümidimizi kesmeyeceğiz. Tarihini, kültürünü, medeniyetini bilen, kendini her alanda en iyi şekilde yetiştiren bir neslin geldiğine inanıyorum, bu nesli karşımda görüyorum. İnşallah sizler ülkemizi ve milletimizi bugün bulunduğu yerden çok daha ilerilere taşıyacaksınız. Bunun için Türkiye'nin 2053 ve 2071 vizyonlarını biz sizlere emanet ettik. Biz göremeyeceğiz ama siz inşallah o günleri görecek ve yaşayacaksınız."

Ecdada mahcup olmamak için gece gündüz çalıştıklarını, yeni neslin de aynı anlayışla çok daha fazla gayret göstereceğinden en ufak bir şüphe duymadığını belirten Erdoğan, 14 yılda eğitimden sağlığa, teknolojiden ulaştırmaya kadar her alanda yaptıkları yatırımların daha iyi bir gelecek bırakmak için olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şu manzara hamdolsun emeklerimizin boşa gitmediğini gösteriyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bölücü örgütün çocuklara ve gençlere vadedebileceği hiçbir gelecek olmadığını belirterek, "Yasin'imizi nasıl şehit ettiler biliyorsunuz. Yasin'imiz 15 yaşındaydı, Diyarbakır'da kurban eti dağıtıyordu, ne yaptılar? Kaçıncı kattan attılar biliyorsunuz. Şehit ettiler, ondan sonra da araçla üzerinden geçtiler. Bunlar alçak, bunlarda insana saygı yok, bunlar haysiyetsiz. Bunların insana saygıyı bir kenara koyun, bunlarda merhamet, bu tür duygu yok. Tam tersine terör örgütü hayallerimizi çalarak, hayatlarımızı karartarak en büyük kötülüğü yavrularımıza yaptı. Örgütün eylemlerinde öncelikle okulları, yurtları, öğretmenleri hedef almasının sebebi budur." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı'nca İstanbul Müftülüğü'nün ev sahipliğinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden 220 öğrencinin iştirakiyle gerçekleştirilen yaz etkinliğinin Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen kapanış programında yaptığı konuşmada, salonda bulunan gençlerin Mardin, Şırnak ve Hakkari'den geldiğini söyledi.

Erdoğan, terörün son 35 yılda vatandaşların tamamının, özellikle bu şehirlerde bulunan insanların hayatında çok derin yaralar açtığını kaydetti. Siyasette 40 yıllık bir geçmişi olduğunu ve Gençlik Kolları'nda çalıştığı dönemlerde bu bölgede çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Erdoğan, bu ziyaretlerinde bugün şehit olduğuna inandığı kişilerin kerpiç evlerinde misafir olduğunu dile getirdi.

O yıllarda ekonomik durumunun otelde kalmaya imkan vermediğinin altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:

"O zaman bizim öyle otelde kalacak ne imkanımız, paramız böyle bir şey yoktu. Dolayısıyla giderdik, onlar orada hemen yer yatağını sererler, biz de o yer yatağında onların misafiri olur, onlarla beraber hazırladıkları o bütün kendi neyi var, neyi yok açarlar, ekmeğini, peynirini, çayını vesairesini koyar, kahvaltımızı yapar ondan sonra tekrar bölgedeki çalışmalara giderdik. Fakat gel gör ki devran değişti. Şimdi onların sokaklarının önünde ne yazık ki hendekler açıldı. O hendeklere ne yazık ki benim o bölgedeki kardeşlerimi gömmek istediler. Ne dediler? 'Biz Kürtlerin temsilcisiyiz.' Yalan söylediler. Halbuki onların benim Kürt kardeşlerimle alakaları yoktur. Onların temsilcisi falan da değildirler. Yalan söylüyorlardı. İşte 7 Haziran seçimlerinde biraz başarı gördüler ve hemen ardından sokaklara çağırdılar ve 53 kişinin ölümüne neden oldular. Ölenler kimdi? Hepsi de benim Kürt kardeşlerimdi. Peki öldüren? Onlar da Kürt'tü. Hani siz Kürtlerin temsilcisiydiniz, nasıl iş bu?"

KİM ALLAH'A DAHA YAKINSA EN ÜSTÜN OLAN O’DUR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti hükümetinde ve partide üst düzey yöneticiler arasında Kürtler bulunduğuna da işaret etti. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ'ın Kürt olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yozgat milletvekili diye Türk sanmayın Kürt'tür Kürt. Başbakan Yardımcımız, Gaziantep Milletvekili köken itibarıyla Batmanlı Mehmet Şimşek Kürt'tür. Bizim böyle bir derdimiz yok. Ayşe Türkmenoğlu, o da Kürt'tür. Soyadının Türkmenoğlu olduğuna bakmayın. Aynı şekilde şu anda Mehdi Bey, benim genel başkan yardımcım. Daha önce Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yaptı, şimdi İstanbul milletvekili, Kürt'tür. Bizim böyle bir derdimiz yok. Rabbim bizi kabileler halinde yarattı ama birbirimizle iyi tanışalım, anlaşalım diye yarattı. Üstünlük neyle? Ne Türklükle ne Kürtlükle ne Lazlıkla ne Çerkezlikle ne Romanlıkla ne şununla ne bununla... Üstünlük ittika ile... Kim Allah'a daha yakınsa en üstün olan odur. Mesele o, diğeri boş."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rizeli olduğunu hatırlatarak, bir gün babasına "Laz mıyız, Türk müyüz?" diye sorduğunu, babasının da kendisine büyük dedesiyle yaşadığı bir anıyı anlattığını aktardı. Erdoğan, babasının sorduğu aynı soruya büyük dedesinin, Allah'ın öldükten sonra kavimlerini sormayacağını belirterek, "Elhamdülillah Müslümanım de geç." diye yanıt verdiğini dile getirdi.

TÜRK'Ü DE, KÜRT'Ü DE YARADAN'DAN ÖTÜRÜ SEVECEĞİZ

Türk'ü de Kürt'ü de Çerkez'i de Arnavut'u da yaratandan ötürü seveceklerini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onun için bölücü örgütün çocuklarımıza ve gençlerimize vadedebileceği hiçbir gelecek yoktur. Yasin'imizi nasıl şehit ettiler biliyorsunuz. Yasin'imiz 15 yaşındaydı, Diyarbakır'da kurban eti dağıtıyordu, ne yaptılar? Kaçıncı kattan attılar biliyorsunuz. Şehit ettiler, ondan sonra da araçla üzerinden geçtiler. Bunlar alçak, bunlarda insana saygı yok, bunlar haysiyetsiz. Bunların insana saygıyı bir kenara koyun, bunlarda merhamet, bu tür duygu yok. Tam tersine terör örgütü hayallerimizi çalarak, hayatlarımızı karartarak en büyük kötülüğü yavrularımıza yaptı. Örgütün eylemlerinde öncelikle okulları, yurtları, öğretmenleri hedef almasının sebebi budur."

Erdoğan, kısa süre önce terör örgütü tarafından öldürülen öğretmenler Şenay Aybüke Yalçın ve Necmettin Yılmaz'ı rahmetle yadederek, Allah'tan rahmet diledi.

AMAÇ BÖLGEDEKİ ÇOCUKLARIMIZI OKULDAN VE CAMİDEN KOPARTMAK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, din görevlilerine yönelik saldırıların da hiç kesilmediğinin altını çizdi. Hakkari'de bunların yaşandığına değinen Erdoğan, "Örgütün amacının, bölgedeki çocuklarımızı hem okuldan hem camiden kopartarak kendi sapkın ideolojilerinin kulu, kölesi, robotu yapmak olduğu açıktır. Niye? Çünkü biliyorlar ki camiden, mescitten, o minberlerden, o mihraptan, o vaaz kürsüsünden terör ve terörist çıkmaz." dedi.

Zihinleri, gönülleri imanla dolu nesiller yetişmesinin birilerinin hep korkulu rüyası olduğunun altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ülkemizde zihinleri bilgiyle gönülleri imanla dolu nesiller yetişmesi, birilerinin hep korkulu rüyası olmuştur. Bir dönem zirveye çıkan imam hatip okulu alerjisinin gerisindeki sebep de budur. Ona da tahammül edemediler. Niye? Çünkü imam hatipte farklı bir nesil gelir endişesini taşıdılar. Sırf bunun için eğitim sistemimiz defalarca altüst edilmiştir. Bunu söylerken diğer düz, Anadolu, fen, bunları asla bir kenara koymak, böyle bir düşüncemiz yok, oraların mezunlarına da bizim şiddetle ihtiyacımız var. Onların üzerinde de özel çalışmalarımız var. Kaliteyi oralarda da arayacağız. FETÖ, işte bu zaafı kullanarak ülkemizde kök salmış ve milletimizin başına bela olmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığımızın aslında bu konuda ciddi eksiklikleri olduğunu da söylemek isterim. Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda çok ama çok geç kalmıştır. Defalarca bu ikazları meydanlarda yaptık, özel görüşmelerimizde yaptık, özellikle Güneydoğu, Doğu, buralardaki çalışmalarda geç kaldık. Biz melle müessesesini niye kurduk? Bunun için kurduk."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı'nın görevi en iyi, doğru, ileri, pozitif eğitimi vermekse Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görevinin de İslam'ı en doğru, güzel ve sağlıklı şekilde topluma ve çocuklara öğretmek olduğunu söyledi.

Boş bırakılan her alanın birileri tarafından doldurulacağının altını çizen Erdoğan, "Alanların boş bırakılmasına tahammülümüz yok. Devlet ve millet olarak, el ele vererek, okullar ve camiler başta olmak üzere hiçbir yerde, hiçbir alanda boşluk bırakmamak mecburiyetindeyiz. Bizim büyük hedeflerimiz, büyük hayallerimiz var." ifadesini kullandı.

Bu hedeflere uygun bir gayretin ortaya konulmasının ve buna uygun nesillerin yetiştirilmesinin önemine değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Okullarımızı dört duvar, bir tahta, bir öğretmenden ibaret kurumlar olarak görmeyeceğimiz gibi, camilerimizi de yine aynı şekilde, dört duvar, bir mihrap, bir imamdan ibaret mekanlar olarak bırakamayız. İçini doldurmamız lazım. Okullarımızı da camilerimizi de toplum hayatımızın yaşayan birer parçası haline dönüştürmeden hedeflerimize ulaşamayız. Camilerimizin içinde bir hayat, bir ruh olmalı. Sadece 5 vakit namaz, ondan sonra kapıyı kapa, çekil git. Böyle cami olamaz. Bizim hayatımızda böyle bir cami yok. Ama ne yazık ki camilerimize bu anlayışı yerleştiremedik. Yeni dönem bana göre 5 vakit ibadette ve ibadetin dışında camilerimiz sürekli hareket halinde olmalı."

NAMAZ SAATLERİ DIŞINDA CAMİLERDE EĞİTİM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı'na, il ve ilçe müftülüklerine de büyük görevler düştüğünü vurguladı. Hocaların, namaz vakitlerinin dışında 7'den 70'e müsait vatandaşları camilerde eğitmesini isteyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bunu başlatmamız lazım. Çünkü iyi bilirim, mahalleli mahallesinin imamına güvenir. Kapısını ona açar. Acaba bu güven devam ediyor mu devam etmiyor mu? Bunu da araştırmamız lazım. Eğer devam etmiyorsa burada da bir sıkıntı var. Acaba bu güveni niye kaybettik? Bunu yeniden tesis etmek için neler yapmamız lazım, bunun adımlarını atmamız lazım. Bu konuda da özellikle Başbakan Yardımcım da burada, ben Cumhurbaşkanı olarak özellikle Sedide kardeşim gibi hanım kardeşlerimizin Diyanet içerisindeki görevlerinin ve sayılarının artırılmasının isabetli olacağına inanıyorum. Çünkü bu toplumun yüzde 52'si hanım. Bu yüzde 52 hanımla daha çok erkekler mi muhatap olacak yoksa Diyanet'teki hanım görevli kardeşlerimiz mi muhatap olacak? Çünkü onları ilgilendiren konular var. Tabi ki erkek hocalarımızı ilgilendiren konular da var."

MİLLETİMİZ OYUNU DEŞİFRE ETMEYİ HEP BAŞARDI

Atılacak adımlarla Türkiye'nin yeni bir sıçrama dönemine gireceğine inandığını dile getiren Erdoğan, "Coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızı, gücünü imanımızdan, inancımızdan alan mücadeleci yapımıza borçluyuz. Bunun için milletimizi kimi zaman etnik kimi zaman mezhebi kimi zaman ideolojik fitnelerle bölmeye, parçalamaya, kendi içinde çatıştırmaya çalışıyorlar." dedi.

Suriye ve Irak'ı örnek gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama unutmayın benzer şeyleri bizde de yapmaya çalışıyorlar. İnşallah biz bunlara fırsat vermeyeceğiz, onun için çalışıyoruz. Kimi zaman kısmi neticeler alınmış olsa da nihai noktada milletimiz bu oyunu deşifre etmeyi hep başarmıştır. İşte PKK hangi amaçla sahaya sürülmüşse, FETÖ de aynı gaye için kullanılmıştır. DEAŞ denilen örgüt üzerinden gerçekleştirilen İslam düşmanlığı ve dökülen Müslüman kanı başka hiçbir şekilde yapılamazdı. İşte Gabar'da, Cudi'de, Tendürek Dağları'nda, Bestler Deresi'nde şu anda acaba bizim güvenlik güçlerimiz neyin mücadelesini veriyor? Sizlerin huzurunu, refahını oralarda tesis etmenin mücadelesini veriyor."

BUNLARIN TABANI İBADET, ORTASI TİCARET, TAVANI İHANETTİR

Erdoğan, Şırnak'ı, Mardin'i, Hakkari'yi yeniden tesis ettiklerini ve medeniyetin inşasını sağlamaya çalıştıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"En büyük hata, PKK'yı Kürt kardeşlerimizle DEAŞ'ı İslam ile FETÖ'yü Allah rızası için çalışan yapılarla özdeş hale getirmektir. Yanlış burada yapıldı. Adamlar diyor ki 'Allah rızası için çalışıyor'. Ne Allah rızası? Bunların tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanettir. Ben neyi tarif ettim? FETÖ'yü tarif ettim. Maalesef bunlar böyle. Şu anda işte yargı sürecinde içeride ne yalanlar söylüyorlar. 'Ben o değilim' diyor. Hakim de diyor ki 'Bak her şeyiyle, pantolon gömleğin her şeyinle bu. Sen busun.' 'Ben değilim' diyor. Bütün görüntüler ortada. 'Ben yokum.' diyor. Çünkü bunlarda yalan meşrudur. Bunlarda takiye ise takiye de var. Her şey var bunlarda. Numara çok. Yalan dolan çok. Ümmeti böyle parçaladılar. Ümmeti böyle sıkıntının içine soktular."

Yalancının mumumun yatsıya kadar yanacağını dile getiren Erdoğan, ancak bunlarınkinin daha erken söneceğini söyledi.

BU CAN BU TENDE OLDUKÇA MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ

DEAŞ'ın da benzer bir durumda olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu örgütle de içeride ve dışarıda ciddi bir mücadele yürütüldüğünü kaydetti.

PKK, YPG ve PYD ile de mücadelenin sürdüğünün altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu can bu tende oldukça bu mücadeleyi Allah'ın izniyle hep beraber sürdüreceğiz. İnşallah bir yandan bu örgütlerin kökünü kurutacak tedbirleri hayata geçirirken, diğer yandan da aynı örgütlerin istismar araçlarını da ellerinden almamız şart ve bunu da alacağız. PKK'nın bir kiralık katiller güruhu, DEAŞ'ın aynı şekilde karanlık bir operasyon aracı, FETÖ'nün bir mankurtlar sürüsü olduğu gerçeğini tüm dünyaya inşallah kabul ettirmeliyiz ve ettireceğiz. Bunu yapacak olan da eğitim kurumlarımızdır. İnşallah aynı zamanda Diyanet Teşkilatımızdır. Diyanet Teşkilatımızın son yapmış olduğu açıklamalar, yayınlar vesaire ki dinlenen bazı ses kasetleri, CD'ler ve bunlarla beraber attıkları adımlar, olumlu adımlardır ve bu olumlu adımları biz ulusal değil, aynı zamanda uluslararası bazda da yayınlamak suretiyle özellikle bu vatan hainlerinin ne olduğunu tüm dünyaya tanıtacağız. Sadece Türkçe değil, İngilizce, Arapça yayınlamak suretiyle bunu geliştireceğiz. Ben sizleri demokrasi, insan hakları, özgürlükler insanı eşrefi mahlukat yapan, yaratılmışların en şereflisi olan tüm değerler üzerinde yükselteceğimiz medeniyetimizin öncüleri, akıncıları, alperenleri olarak görüyorum. Esma Biltaciler olarak görüyorum."

HERHALDE ZOR SORU SORMAZSINIZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaz kampının düzenlenmesinde emeği olanları da tebrik etti. Gelecek yılki buluşmanın daha dar kapsamlı yapılıp, gençlerin sorularını da yanıtlamayı istediğini dile getiren Erdoğan, "Herhalde zor soru sormazsınız, bu şekilde alışverişimizi daha iyi yapmış oluruz." diye konuştu.

"Önümüzdeki yıl Allah ömür verirse tekrar sizlerle bir arada olmak üzere sizleri Allah'a emanet ediyorum." diyen Erdoğan, gençlere şöyle seslendi:

"Sizlere biz Hakkari'de Selahattin-i Eyyubi Havalimanı'nı inşa ederek farklı bir yol açalım istedik. Şırnak'ta Cizre'de Şerafettin Elçi Havalimanı'nı açarak, yol açalım istedik. Mardin'de aynı şekilde havalimanını en modern şekilde inşa ettik. Oralarda havalimanı yoktu. Niye? Çünkü bizden önce gelenler bunu sizlere layık görmediler ama biz dedik ki; 'Batı'da ne varsa Doğu'da, Güneydoğu'da da o olacak.' Ne dedik? 'Hava yolu halkın yoludur, dolayısıyla bunu oralarda kurmamız lazım.' dedik ve kurduk. İnşallah daha güzel şeyleri de yapacağız ama sizerle önümüzdeki yıl yapacağım:ız yaz kampında bir arada olmak üzere sizleri Allah'a emanet ediyorum." Kaynak: Akparti.org

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sığınmacı Konusunda Dünyaya Seslendi: Sorumluluk alın
Sığınmacı Konusunda Dünyaya Seslendi: Sorumluluk alın
 Erdoğan'dan Avrupa'yı tedirgin eden hamle!
Erdoğan'dan Avrupa'yı tedirgin eden hamle!