Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Röportaj Erdoğan, TÜRKİYE'yi yeniden markalaştırdı

Erdoğan, TÜRKİYE'yi yeniden markalaştırdı

Giriş Tarihi: 17 Haziran 2010 Perşembe 11:26
Erdoğan, TÜRKİYE'yi yeniden markalaştırdı

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zülfikar İzol, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Fatih Sultan Mehmet  gibi 'en önemli şahsiyetler bölümü'ndeki yerini aldığını ancak bu değerinin henüz tüm kesimlerce anlaşılamadığını söyledi.
Yazarımız Müslüm Aktürk'e konuşan  Zülfikar İzol, ülkemizin çok önemli bir süreçten geçtiğini belirterek, "Yüce Rab'bime şükürler olsun ki dümende bu işin üstesinden gelecek iyi bir kaptanımız var. Büyük dalgalara rağmen gemimiz inşallah hedefine kazasız belasız varacaktır" dedi. Tarihe baktığımızda her kritik dönemde bir yiğidin ortaya atılarak ülkeyi düze çıkardığının görüldüğünü hatırlatan Zülfikar İzol, Erdoğan'ın da; gerek ekonomik gerekse itibar yönünden zayıfladığı bir dönemde Türkiye'nin başına geçerek ülkeyi yeniden markalaştırdığını kaydetti.
İzol'un, özel yaşantısından, Meclis'teki çalışmalara kadar, bir çok konuda sorulan sorulara açık yüreklilikle cevap verdi...

AKTÜRK: Önce; kamuoyunda geniş yer bulan Meclis'teki parmağınızın kırılmasına neden olan olaydan başlayalım isterseniz. Biz sizi sakin kişiliğinizle tanımıştık, yanılmış mıyız?

İZOL: Hayır yanılmamışsınız, doğru tanımızsınız, genelde her şeyi hoşgörüyle karşılama gibi bir karaktere sahibimdir. Fakat her insanın bir kırılma noktası oluyor. O gün de yine CHP'liler teklifleri geciktirme çabasındaydılar. Sözü Başbakan Erdoğan'a getirip doğru olmayan ifadeler kullanmaya başladılar. O kadar abarttılar, işi o kadar çığırından çıkarttılar ki ben de dayanamadım. Gayri ihtiyari üzerlerine yürümek istedim. Arkadaşlarım engel olunca da yine gayri ihtiyari elimi kuvvetlice sıraya vurdum. Parmak gitti ama CHP'lilerin de seslerini kesilmiş oldu.

AKTÜRK: Başbakan ile ilgili eleştirilere gereğinden fazla tepki göstermediniz mi?

İZOL: Bakın size bu söylediklerimin altını çizin. Milletler zaman zaman sıra dışı, çok önemli liderler dönemini yaşarlar. İşte tarihe baktığımızda Fatih Sultan Mehmet'i görürüz. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, Fatih Sultan Mehmet gibi 'en önemli şahsiyetler bölümü'ndeki yerini almıştır. Ancak ne yazık ki Sayın Erdoğan'ın bu değeri henüz tüm kesimlerce anlaşılamamaktadır.
Ülkemiz çok önemli bir süreçten geçiyor. Yüce Rab'bime şükürler olsun ki dümende bu işin üstesinden gelecek iyi bir kaptanımız var. Büyük dalgalara rağmen gemimiz inşallah hedefine kazasız belasız varacaktır. Tarihe baktığımızda her kritik dönemde bir yiğidin ortaya atılarak ülkeyi düze çıkardığına şahit oluruz. Sayın Erdoğan da; gerek ekonomik gerekse itibar yönünden zayıfladığı bir dönemde Türkiye'nin başına geçerek ülkeyi yeniden markalaştırmıştır.

AKTÜRK: Mesela ne yapmıştır?
İZOL:
Kısa kısa geçeceğim, çünkü yazmakla bitecek gibi değil. Mesela AK Parti döneminde sağlıkta reform gerçekleştirilmiştir. Halkın hastane köşelerinde, muayene olmak, sonra da sadece ilaç alabilmek için saatlerce beklediği kuyruk işkencesine son verilmiştir. Eğitimde yine önemli çalışmalar gerçekleştirilmiş bütçede eğitime önemli pay ayrılmıştır. Başbakan Erdoğan liderliğindeki Türkiye dünyayı kasıp kavuran ekonomik krizden ez az zayiatla çıkmıştır. Ekonomik kriz Türkiye'yi teğet geçerken yanıbaşımızda Yunanistan başta olmak üzere birçok ülkenin halkı perişan olmuştur…  
 

AKTÜRK: Meclis geceli gündüzlü çalışmasına rağmen Anayasa değişikliğiyle ilgili yasanın akıbeti meçhul görünüyor. Anayasa Mahkemesi, şimdilik şekil yönünden inceleyecek, esasa girilir mi, girilirse ne olur?

İZOL: Mahkemenin esasa gireceğini sanmıyorum. Mahkemenin, referandum yapılmadan karar vermesi mümkün değil. Anayasa Mahkemesi millet için var. Bu konu için zaten millete gidiliyor. O halde millet bizzat kendisi karar vermeli.

AKTÜRK: Son günlerde eksen kayması gibi bir tartışma içine girildi, Türkiye ekseninden kaydı mı gerçekten?

İZOL: Böyle bir şey söz konusu değil. Az öncede vurguladım; Türkiye son yıllarda yeniden markalaşıyor. Tarihimizden gelen bir liderliğimiz var. Bu liderliğimiz Sayın Erdoğan tarafından tekrar gün yüzüne çıkarıldı. Dünya durup dururken gözünü yeniden Türkiye'ye çevirmedi. Artık kenarda bekleyen bir Türkiye yok. Sorunlu olan ülkeler çözüm için Türkiye'nin kapısını çalıyor. Dolayısıyla Türkiye bir oraya bir buraya davet ediliyor. Kavgalı iki insanı barıştırmak için tabii ki hatırı sayılır birilerini araya koymak lazım. İşte Türkiye'nin bugünkü rolü bu artık. Kimse merak etmesin, Türkiye'nin ekseni değişmedi, Türkiye'nin rotası hala AB istikametinde…

AKTÜRK: İzin verirseniz biraz da özele girelim. Aşiret liderliği gibi bir özelliğiniz de var. Hem liderlik hem de milletvekilliği zor olmuyor mu? Biraz da aşiretinizden bahseder misiniz?

İZOL: Aslında kolayına kaçabilirdim. Aşiret liderliği gibi bir itibarım var. Maddi durumum da iyi. Buna rağmen, siyasetle uğraştığım için aileme yeteri zamanı ayıramıyorum. Ama diğer tarafta da 72 milyon insan ve ülkemizin geleceği var. Teraziye koyduğumda; ailemden biraz daha sabır istiyorum. Çünkü; özellikle bu dönemde gerçekten bir tarih yazılıyor. Bu süreçte görev almak gurur verici…
Aşiretimize gelince; İzol Aşireti Türkiye'nin en büyük aşiretidir. Şanlıurfa'nın yanı sıra Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Adıyaman, Mardin, Tunceli illerinde de nüfusu bulunmaktadır. Ayrıca, Ankara Haymana, Konya Cihanbeyli, Kulu'da da aşiret mensupları yaşamaktadır. Türkiye'de bir milyon civarında aşiretimize mensup insanımız bulunmaktadır. Böylesine büyük bir aşiretin tabii ki vakfı da olacaktır. Kurulan İzol Vakfı yılda yaklaşık 300 öğrenciye burs vermektedir. Ben Şanlıurfa, Diyarbakır ve Adıyaman'daki nüfusun aşiret reisi oluyorum.

AKTÜRK: Konu öğrencilerden açılmışken, ülkemizde bu yıl sekizincisi düzenlenen Türkçe Olimpiyatları'nı da soralım. Bu etkinliği nasıl değerlendiriyorsunuz?                                   
 
İZOL: Çin'e gitmiştik. Türk okullarının oralarda kurulmasını görmek her Türk vatandaşı gibi bana da gurur verdi. Buralarda yetişen öğrenciler yarın Türkiye'yi her konuda savunacaklar. Belki bu okullarda yetişen öğrenciler ülkelerinde söz sahibi konumuna ulaşacaklar. Bu vesile ile yakın gelecekte dünyanın her yerinde Türkiye lobisi kurulmuş olacak. Türk okullarının açılmasında ve Türkçe Olimpiyatları'nın düzenlenmesinde emeği geçenleri, sizin aracılığınızla bir kez daha kutlamak istiyorum.

AKTÜRK: Siyasetle ne zamandan beri uğraşıyorsunuz?                                                                       

 İZOL: 20 yıldan fazla süreden beri siyasetin içindeyim. Fazilet Partisi'nde kurucu üyelik, Refah Partisi'nde Merkez Karar Kurulu üyeliği yaptım. AKP'nin de kurucusuyum.

AKTÜRK: Görev yaparken nasıl bir milletvekili portresi çiziyorsunuz?                                                                           

İZOL: Vatandaşa en güzel şekilde hizmet etmek için çalışıyorum. Ankara'ya gelen vatandaşın her türlü sorununa çare bulmaya çalışıyorum. Vatandaş için genel müdürlere, gerektiğinde müsteşarlara ya da bakanlara kadar gidiyorum. İş başvurusu için gelenlerin yanı sıra hastaları için de müracaat eden oluyor. Bir milletvekilinin görevi sadece Meclis'te oy kullanmak değildir. Yeri geldiğinde hastanelere kadar gidip onları ziyaret ediyor ve tedavilerini sağlıyorum… İşte sıcaklar başladı. Şanlıurfa, Türkiye'nin en sıcak illerinden birisi. Meclis tatile girdikten sonra soluğu Şanlıurfa'da alıyorum. 45 - 50 derece sıcaklıkta köy köy dolaşarak vatandaşlarla sohbet ediyorum. Bu konuda gönlüm rahat, milletvekilliği görevi neyse elimden geldiği kadar yerine getirmeye çalışıyorum. 

AKTÜRK: Silah merakınız var mı?                                                                                                                                      

 İZOL: Silaha meraklıyımdır. Milletvekili olmadan önce de vardı, şimdi de var. Hatta birden fazla silahım bulunmakta. Ama Meclis'e kesinlikle silahlı girmem. Silahım ya arabamda ya da evde olur…


AKTÜRK: Hobilerinizden bir kaçını sayar mısınız?                                                                                                       

İZOL: İnsanlara yardımcı olmam, ikramda bulunmam hobilerimin başında gelir. Mesela çiğköfteyi çok güzel yoğururum. Malzemelerimi ve özellikle de isotumu Şanlıurfa'dan getirtirim. Bunun yanı sıra araba kullanmayı severim. Milletvekilleri arasında yapılan ralli yarışmasında birinci olmuştum.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com