Advert
Advert
Advert

Dört vicdan: Kurtulmuş ve Bekaroğlu, Selahattin Eş ve Mirzabeyoğlu

Yeni Şafak gazetesinden Yusuf Kaplan yazdı, Vicdan ve tanıma adına okunmaya değer bir yazı:

Dört vicdan: Kurtulmuş ve Bekaroğlu, Selahattin Eş ve Mirzabeyoğlu
Dört vicdan: Kurtulmuş ve Bekaroğlu, Selahattin Eş ve Mirzabeyoğlu
Dört vicdan: Kurtulmuş ve Bekaroğlu, Selahattin Eş ve Mirzabeyoğlu Numan Kurtulmuş'u yakından tanırım: Kişiliği, dürüstlüğü, feraseti, entelektüel derinliği, ülkenin meselelerine basit parti politikalarının ötesinden bakabilme özgüveni ve birikimiyle diğer siyasî aktörlerden farklı biri Numan Bey. Medeniyet fikrini bu kadar içselleştirmiş, partisinin siyasî söyleminin omurgasını "medeniyet siyaseti" olarak belirlemiş, başka bir siyasetçi bulmak çok zor Türkiye'de de, başka bir yerde de.

Aslında, Numan Bey, bildiğimiz anlamda bir politikacı değil. Türkiye'nin mevcut siyasî atmosferine birkaç gömlek fazla biri. "Fikir siyaseti" yapan, fikri, fiilî siyasete taşıyan birinden sözediyorum.

***

Burada izi sürülmesi gereken hayatî soru şu: Bu fikir, ulusal ve küresel statüko tarafından rehin alınıp da etkisiz hâle mi getirilir; yoksa dün olduğu gibi yarın da tarihin yine burada olmasını, burada yapılmasını sağlayacak uzun soluklu bir medeniyet yolculuğunun başlangıcı mı olur; işte bunu, Numan Bey'in müstakbel konumu ve kendini nereye konumlandıracağı belirleyecek...

Ama bendeniz, Numan Bey'in fikri siyasete taşımanın sorumluluğunun ziyadesiyle bilincinde olduğunu, bu yüzden, fikir siyaseti'nin vicdanı olduğunu düşündüğüm için, bilerek ulusal veya küresel sisteme eklemlenmeyeceğine, bu konuda yapılacak eleştirileri, uyarıları her zaman önemseyeceğine inanıyorum.

***

Batı uygarlığı, insanlığı büyük bir varoluşsal çıkmazın eşiğine getirip bıraktı. Dolayısıyla Batı uygarlığı gibi ben-merkezci değil kuşatıcı olacak; çatışmacı değil adaleti, çıkarı değil erdemi önceleyecek; dün yalnızca bizim gerçekleştirdiğimiz, yarın da bizim merkezinde olduğumuz bu münbit coğrafyanın dünyaya sunacağı esaslı bir medeniyet fikrine sadece Türkiye'nin ve İslâm dünyasının değil, bütün dünyanın ihtiyacı var.

Numan Bey'in, tarihin yeniden yapıldığı bir eşikte durduğumuzu, bizim sunacağımız bir medeniyet fikrinin bütün insanlığı başka bir dünyanın eşiğine taşıyabileceğini iliklerine kadar hissettiğini, bildiğini ve ona göre hareket edeceğini, önce dalga-kıracak ferasetli bir yolculuğa soyunacağını, bu sürecin, insanlığı yeni bir dalganın kurulacağı bambaşka bir tarihî eşiğin önüne getireceğini müdrik biri olduğunu düşünüyorum.

***

Buradan geleceğim nokta, Mehmet Bekaroğlu meselesi: Bekaroğlu'nun bu birleşme sürecinin dışında tutulması Türkiye için hiç iyi olmadı. Bekaroğlu, sıkı bir entelektüel; vakt-i zamanında ülkenin en sıkı entelektüel dergilerden birini çıkarmış bir entelektüel üstelik de.

Ama Bekaroğlu, başka meziyetlere de sahip bir insan. Her şeyden önce, bir vicdan o: Halkın vicdanı. Halkın sorunlarını iliklerine kadar duyan, duyumsatan, "hâzâ vicdan" denecek bir insan. Psikiyatri profesörü ama üniversitede muayene ettiği insanlardan ücret almayacak, garip gurabayı bedava muayene edecek, sonra da gönüllerini almadan da edemeyecek kadar insan ve vicdan.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ:

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vali Erin’nin Öğretmen Günü Mesajı: Emeğinin Karşılığı Ödenemeyecek Sanatkârdır
Vali Erin’nin Öğretmen Günü Mesajı: Emeğinin Karşılığı Ödenemeyecek Sanatkârdır
TİKAD Konsey Başkanı Sabancı’dan Büyükşehir’e Ziyaret
TİKAD Konsey Başkanı Sabancı’dan Büyükşehir’e Ziyaret