Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Güncel "Çatışmaların yaşandığı yerler doğal afet bölgesi ilan edilsin"

"Çatışmaların yaşandığı yerler doğal afet bölgesi ilan edilsin"

​Bölgede devam eden çatışmaların ekonomiye verdiği zararları değerlendiren GÜNGİAD Başkanı Hakan Albay, çatışmaların yaşandığı yerlerin 'Doğal Afet Bölgesi' olarak ilan edilmesi gerektiğini belirtti.

Giriş Tarihi: 6 Ocak 2016 Çarşamba 11:12

Bölgede şiddetini artırarak devam eden çatışmaların ekonomiye verdiği zararları değerlendiren Güneydoğu Genç İşadamları Derneği Başkanı Hakan Akbal, çatışmaların ekonomiyi kötü yönde etkilediğini belirtti.

Bölgede bulunan esnafa desteğin artırılması gerektiğini ifade eden Akbal, çatışmaların yaşandığı yerlerin ‘Doğal Afet Bölgesi’ olarak ilan edilmesi gerektiğini söyledi.

Çözüm süreciyle beraber halkın huzura eriştiğini dile getiren Güneydoğu Genç İşadamları Derneği Başkanı Akbal, alışılmış durumdan çatışmalı eski günlere dönülmesinin toplumda ciddi travmalara neden olduğuna dikkat çekti.

Akbal, “Bu yaşananlar toplumda psikolojik, politik ve ekonomi travmalar yaşatacaktır. Küçük çocukların okula gidememesi, kalp hastaların hastaneye gidememesi, şeker hastalarının diyalize girememesi, küçük çocukların mama ihtiyaçlarını giderememesi toplumun psikolojisini bozduğunu biliyoruz. Buradaki çocuklar belki senelerce bu psikolojik tramvayı atamayacaklar. Küçük çocukların Sur bölgesinde ya da çevre ilçelerde yaşayanların geceleri uyurken elleri kulaklarında uyuduklarını biliyoruz. Bu çocukların sabaha karşı tank top seslerinin çığlıklarıyla uyandıklarını biliyoruz. İşte bunlar çatışmaların oluşturduğu psikolojik travmalardır.” dedi.

Çatışmaları politik açıdan da değerlendiren Akbal, taraflarda karşılıklı restleşmenin olduğunu, politik çıkmazın bir söz konusu olduğunu söyledi.

Bölgede büyük fabrikaların olmadığını dile getiren Akbal, Diyarbakır’ın batı fabrikalarından mal alıp satan küçük işletmelerin yoğun olduğu bir şehir olduğuna dikkat çekti.

Diyarbakır’da 80 bine yakın esnafın yüzde 20’sini Sur ilçesinde bulunan küçük esnafın oluşturduğunu belirten Akbal, “Sur ilçesinin 438 bin metrekare alan üzerinde olduğunu, burada 120 bin insanın yaşadığını düşünürsek bu bölgeye ilçede çalışanlar, bankacılar, hizmet çalışanları, oraya gezmek için gelenler var. Günde 130 bin insanında gezmek için geldiğini düşünürsek o bölge 250 bin insanın döngü içerisinde olduğu bir alan olarak kabul edebiliriz. 250 bin insanın yaşamını döngü haline getiren semt boşaltılınca ne oluyor? O ekonomi sadece Sur ilçesinde bir olumsuzluk yaratmıyor. Diyarbakır’ın diğer ilçelerine ve tamamını etkiliyor.” ifadelerini kullandı.

 “Artık batmış bitmiş iflas etmiş bir ekonomiyle karşı karşıyayız”

Akbal, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şu anda peynirciler çarşısında esnafın, elindeki peynirleri; kasapların, etlerini çöpe attığını biliyoruz.  İş yerleri yananları biliyoruz. Bu anlamda oradaki esnafın hepsinin bankaya borçları var. Bu adamların hepsi battı. Bunların başka illerde aldıkları mal da gitti. Adam bankaya borcunu ödemeyecek, sicil de bozulacak, banka da o kişiye icra gönderecek. Orada artık batmış, bitmiş iflas etmiş bir ekonomiyle karşı karşıyayız. Araba duvara çarpmış durumda ve çok büyük bir çıkmazda. Bir an evvel bu çıkmazdan çıkılması adına devletin acil eylem politikaları geliştirmesi gerekiyor. Aksi takdirde batıdan bakıldığında olay Sur gibi görünse de aysbergin görünmeyen bir yüzü var. Totale baktığımızda Diyarbakır ve bölgenin tamamını etkileyen bir durumdur.” diye belirtti.

Çatışmanın olduğu bölgelerde yatırımının olamayacağına dikkat çeken Akbal, sermayenin ürkek olduğunu söyledi.

“Barış ve huzur ortamın olmadığı yerde ekonomi de olmaz”

Çatışmalı ortamda yeni yatırımların gelmemesi gibi mevcut yatırımların da korunamama durumunun olduğunu dile belirten Akbal, “İnsanlar batarken, iflas ederken, dükkânlarına gidemezken, bu kadar zararda ve  zordayken kim bir yeni yatırım bekleyebilir ki? Bu hayalcilikten öteye geçemez. Birbirimizi kandırmayalım. Kimse böyle bir şey beklemesin. Öncelikle barış ve huzur ortamının sağlanması gerekiyor. Barış ve huzur ortamın olmadığı yerde ekonomi de olmaz. Bir bölgede her gün insan ölüyorsa artık ekonomiyi konuşamazsınız. Önce bu insan ölümlerinin durması gerekiyor. Bir yandan insanlar ölüyor çatışmalarda, bir yandan batmış bir ekonomi.” dedi.

Bölgede bulunan esnafa desteğin artırılması gerektiğini ifade eden Akbal, Hükümetin destek paketinin iyi niyetli olduğunu ama yeterli olmadığını belirtti.

“Hükümetin yaptığı pansuman çok karşılık bulmaz”

Akbal, “Hükümetin hazırlamış olduğu paket iyi niyetlidir. Ancak yeterli bir paket değildir. 3 ay ötelenmeden bahsediliyor. Belli vergi primlerini hafifletmekten bahsediyorlar. Bu pansumandan öteye geçmez. Bölgenin kesinlikle Bakanlar Kurulu kararıyla Doğal Afet Bölgesi olarak karar alınması gerekir. Burada belli hedefleri belli vergileri kayıtları olanlara belli anlamda küçük küçük lokal pansumanlar yaparsanız ama bölgede çatışmalardan etkilenen zengin, fakir, öğrenci, çocuk, anne, yaşlı herkes etkilenmiştir. Yani çatışmalardan toplumun bütün katmanları etkilenmiş durumda. Bu anlamda hükümetin yaptığı pansuman çok karşılık bulmaz. Doğal affet kararı alıp bunun uygulamaya konulması lazım. Sadece Sur ilçesi için değil 12 il ve ilçede sürekli sokağa çıkma yasakları uygulandı. Bölgenin tamamı için doğal affet kararı alıp tüm katmanların faydalanacağı şekilde bir paket açıklanmalıdır.” diye konuştu. (M. Hüseyin Temel, Emrah Deniz- İLKHA)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Öncel Derneğine ziyaretler yapıldı

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com