Reklamı Geç
Advert
Advert

Büyük savaşa hazırlanıyor! DAEŞ El Bab'a militan yığdı…

İstanbul’un güvenliği için ilk hedef Bab Dün ‘Türkiye’nin iç güvenliğinin Suriye’de başladığını söylemiştik, aynı sırada Suriye kaynaklı DEAŞ’ın Reina saldırısıyla sarsıldık. Türkiye, Irak ve Suriye’deki PKK ve DEAŞ üstlerini yok etmediği sürece, terörün hedefi olmaya devam edecek. Türkiye Suriye olmayacak ama Kandil, Kobani ve Bab’daki terör yuvaları Fırat Kalkanı ile kurtarılan Cerablus gibi güvenli şehir merkezlerine dönüşecek. Bab’ın düşmesine az kaldı. Dün 34 DEAŞ'lı daha etkisizleştirildi.

Büyük savaşa hazırlanıyor! DAEŞ El Bab'a militan yığdı…
Büyük savaşa hazırlanıyor! DAEŞ El Bab'a militan yığdı…

Fırat Kalkanı’nın izinde Cerablus’tan sonra El Rai, El Azez, Dabık ve Bab yolunda ilerleyince bölgedeki şehir ve kasabalara Cerablus’taki huzur ve güvenliğin model olduğunu görüyoruz. Evler ve sokaklar onarılıyor, aileler yuvalarına dönüyor ve hayat iç savaş öncesindeki Suriye’den daha iyi noktalara geliyor. Örneğin, eğitim ve okullaşma oranında mevcut rejimin üstünde oranlara ulaşılmış durumda. Belediye meclisleri, adliye birimleri iç savaş öncesinde bu görevde bulunan bürokratlar tarafından yine Suriye yasalarına uygun olarak çalışıyor. Yani terör örgütü PKK’nın Suriye kolu PYD gibi bir ‘kanton’ adı altında yarı özerk yönetim havası kimsede yok.

TESPİH GİBİ DİZİLMİŞ KÖYLER

Türkiye ile Suriye arasında Gaziantep’e bağlı Karkamış Sınırkapısı’na komşu ilk yerleşim Cerablus’u geçtikten sonra, bir tespihin taneleri gibi artarda dizilmiş Türkmen, Arap ve Kürt köyleri başlıyor. Aralarında ne etnik bir sorun var ne de mezhepsel. Yolumuza mihmandarlık yapan Türkmen Süleyman Osman, bölgeye dışarıdan gelen PYD’li teröristlerin Kürt köylerinde provokasyon yapmaya çalışırken yakalandıklarını da anlatıyor.

Türkmen Osman’ı dinlerken köy ve kasabaların DEAŞ tarafından nasıl yönetildiğini de anlıyoruz. “Her köyde bir kaç eve el koyuyorlardı. O evlerde kendileri kalıyorlardı. Bizimle fazla konuşmuyorlardı. En çekindikleri nokta casuslar oluyordu. Şüphelendiklerinde 12 yaşındaki çocukları bile idam ediyorlardı”

SIRA O ŞEHİRLERDE

Türkiye’nin de desteğiyle Cerablus’ta hayat normale dönmüş ama DEAŞ’tan yeni temizlenen El Rai, Azez ve Dabık’ta savaşın yarattığı tahribatın boyutları dikkat çekiyor. Henüz onarım ve alt yapısına başlanmamış bu şehirler, iç savaş dönemindeki Bosna’yı hatırlatıyor insana. Tüm evlerin dış yüzeyi kurşun ve roket izleriyle dolu, yollar patlayan mayınlardan delik deşik olmuş.

Cerablus ile El Rai arası bir buçuk saat. Yolda sık sık ÖSO güvenlik noktaları var. El Rai’deki Muhammed Boz iç savaşın başlangıcında Türkiye üzerinden Yunanistan’a kaçmış. “İki kez Yunanistan’da yakalandım. Bizi bir tekneye bindirip, Türk askerinin görebileceği noktaya götürüp bıraktılar. Sonra ülkeme döndüm. Rai’yi DEAŞ işgal etti. Sigara içtiğim için 70 değnekle linç ediyorlardı beni. Kaçıp ABD’lilerin eğit-donat programında eğitim aldım. Hamza Tugayı’nda DEAŞ’a karşı savaşmaya başladım”

 TÜRKLER NİYE GENÇ GÖRÜNÜR

Ağarmış saçları, dökülmüş dişleri ve çökmüş omzuyla 50’li yaşlarda görünen Boz’a ilerleyen saatlerde ‘abi’ demeye başlıyoruz. Ama sohbet arasında benden beş yaş küçük olduğu anlaşılınca, espriyi patlatıyor: “Tabii genç görünürsün. Sen de Erdoğan var, ben de Esad. Hayatımız sopa ve ekmek derdiyle geçti”

FISTIK TARLALARI

Cerablus, El Rai ve Azez çevresinde başta fıstık ve zeytinle ekili olmak üzere, yeniden sulanmaya ve kanallar yapılmaya başlanan tarım alanları göz alabildiğince uzanıyor. Suriyelilerin en büyük sorunlarından biri de burada başlıyor: Tarlalar yeniden ekilmeye başlandı ama bu ürünleri kime pazarlayacaklar? Çünkü Türkiye’ye geçişe izin alamadıklarını anlatıyorlar.

TERÖR, DUVARA ÇARPIYOR

Türkiye-Suriye sınırına örülmeye başlanan duvar, terör ve insan tacirliğinin yanı sıra kaçakçılığı da engellemiş. Suriyeliler ülkelerine dönerken parmak izleri alınıyor. İnsani bir durum olmadığı sürece de tekrar geri dönmelerine izin verilmediğini anlatıyorlar. Aynı şekilde günde 100’e varan tırlar gıda ve tüketim malları ile dolu ama Suriye’den Türkiye’ye benzer tır girişlerine izin verilmediği belirtiliyor. Göçmenler için Türkiye’den çıkışlar ‘tek taraflı’.

Azez’li Mahmut Abbas, Halep’te hukuk okurken iç savaş başlayınca, eğitimini yarıda bırakmış. “DEAŞ çok kötü davranıyordu. Zenginlerin mal varlıklarına el koydu” diyor. Kendisi de ÖSO’ya katılmış. Hayali, barış sağlanınca okulunu tamamlamak.

DABIKLI ARAP’IN MUTLULUĞU

Dabıklı Ahmet Arap, beş çocuklu bir Türkmen. Yıllarca DEAŞ’lıların yönetiminde kalmış, çocuklarının hayatını riske atmamak için kaçamamış. «DEAŞ’lılar, şehri ele geçirdikten sonra kendilerine göre çalışma, giyim ve ibadet kuralları koydular. Sigara içene veya sakal bırakmayana değnekle dayak, casusluk şüphesine idam vardı. Şükür Türkler yardımımıza koştu ve artık özgürüz”

ADALET SİSTEMİ DE DEVREDE

Bölge savcısı İbrahim Yeso, rejim döneminde avukatlık yapmış, savcı olmaya hazırlanırken iç savaş patlamış. «Şimdi bölgede savcılık yapıyorum. Suriye yasalarını ve evrensel hukuku uyguluyoruz. Adalet sistemi yeniden çalışmaya başladı. Hayat normale dönüyor. Arazi anlaşmazlıkları gibi davalara da, DEAŞ ve PYD’lilerin yargılanmasına da bakıyoruz”

TÜRKİYE’NİN MESAJI NET: GEÇİCİ OLARAK BURADAYIZ

Türkiye, ordusu ve belediyeleri ile askeri ve ekonomik kalkınma desteği verse de bölgede Türk bayrağı başta olmak üzere Türkiye’yi temsil eden simgelerin yerine hep Suriye temalarının kullanılması dikkat çekiyor. Verilmek istenen mesaj da çok açık: Burası Suriye toprağı, Türkiye sadece terör örgütlerinin temizlenerek sivillerin can güvenliğini sağlamak, hayati normalleştirmek için geçici olarak burada.

Fırat Kalkanı kapsamında DEAŞ’tan temizlenen şehirleri geçerken, burada şehitleri ve ekonomik yardımlarıyla çok büyük bir emek veren Türkiye’yi yansıtan tek nokta, AB fonu ile yapılan projelerde konulan tabelalara AB logosu konulması gibi sadece Türkiye’nin yaptığı okul veya hastane gibi projelerin tabelalarında küçük bir Türk Bayrağı yer alması. O da Suriye Bayrağı’nın yanında.

Suriyeliler sık sık teşekkürlerini dile getirse de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resmi ve posterlerinin şehirleri süslememesi dikkat çekiyor.

SON DAKİKA NOTLARI

- Bölgedeki komutanların verdiği bilgi ye göre, El-Bab kuşatması öncesinde istihbarat çalışmalarında şehirde gerçek anlamda yaklaşık 200 DEAŞ’lı terörist tespit edtildi. Çatışmalarda sağ ele geçirilen bir DEAŞ’lı teröristin ifadesine göre bu sayı Musul ve Rakka’dan gelenlerle birlikte geçen hafta 2 bini aştı. Koalisyon güçlerinin Musul ve Rakka operasyonunu geciktirmekle yetinmeyip hava harekatlarına da ara vererek adeta ‘koridor’ imkanı vermesiyle El Bab, DEAŞ’ın ana üssüne dönmüş.

TAKVİYE YOK, TAZELENME VAR

- Son zamanlarda Türkiye’den Suriye’ye yeni askeri birlikler ile takviye yapıldığı haberleri yapılsa da bu tam olarak gerçeği yansıtmıyor. Fırat Kalkanı kapsamında görev yapan bağlı özel kuvvetler ve komando tugaylarına bağlı askerlerin bölgedeki görev süresi beş ayı geçtiği için yerlerini yeni kuvvetlere bırakıp Türkiye’ye dönüyorlar. Yani bölgedeki Türk askeri sayısı arttırılmıyor. 

NE ZAMAN BİTECEK?

- El Bab operasyonunun ne kadar süreceği, mevcut birliklerin değişmesi ve yeni emir-komuta kademesinin göreve başlamasının ardından belli olacak. Şu anda zorlu kış ve savaş şartlarında intikal süreci tamamlanmaya çalışılıyor.

BAYRAKTARIN ÖNEMİ

- Silahlı Bayraktar İHA’larının Türkiye’nin güvenliği için ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Koalisyon güçlerinin hava desteği vermediği sırada, milli İHA Bayraktar devreye girdi. Anlık istihbarat ve anında imha ile kritik müdahalelerde bulundu. Hava şartları nedeniyle Bayraktar›ın da devre dışı kaldığı gün 16 şehidin verildiği DEAŞ saldırısı yaşandı. Saldırının yaşanmasından saatler önce Rakka’dan El Bab’a 15 araçlık konvoy ulaştığı ve bomba yüklü saldırının da bu konvoydan gerçekleştiği kaydedildi.

SOKAK ÇATIŞMALARI PLANI

- Şehir’de 30 binin üzerinde sivil var. DEAŞ, sivilleri canlı kalkan olarak kullanıyor. Sivillerin evlerine sızan DEAŞlılar, evlerin duvarlarına açtıkları küçük deliklerden keskin nişancı tüfekleriyle TSK ve ÖSO mensuplarını hedef alıyor. Cephe savaşı yapmak yerine, pusuya yatan patlayıcı yüklü kamyonlarla birliklere saldırmak yöntemini kullanıyor. Pek çok noktada, derin hendekler ve barikatlar bulunuyor. DEAŞ’ın bu yöntemleri, daha önce PKK’nın Hendek terörü sırasında Türkiye’deki 12 il ve ilçede uygulanmıştı. Birbirleriyle savaşıyor görünse de Türkiye’ye karşı ortak saldıran PKK ve DEAŞ’ın yöntemlerindeki ortaklıkta dikkat çekiyor.

ÖSO, MİT KONTROLÜNDE

- Fırat Kalkanı’nda görev yapan Özel Kuvvetler ve komando tugayları TSK’nın emir ve komutasında hareket ederken, Türkmen ve Araplardan oluşan Özgür Suriye Ordusu birlikleri MİT’in organizasyonunda hareket ediyor. Birimler, ortak komuta merkezinden koordine ediliyor.
(SELİM EFE ERDEM/STAR)

deaş elbab
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Her tarafımızı sahte ürün sarmış
Her tarafımızı sahte ürün sarmış
Selim Bağlı'dan Metrolife Hastanesine ziyaret
Selim Bağlı'dan Metrolife Hastanesine ziyaret