Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Bu Kadın Ne Diyor?

Bu Kadın Ne Diyor?

Giriş Tarihi: 29 Kasım 2010 Pazartesi 19:47
Bu Kadın Ne Diyor?

Bu yazıyı sonuna kadar sabırla, elinizi vicdanınıza koyarak okuyun lütfen! Gerçekci olun, eğer ben haksız isem, turistlerin yöresel yemekler yedikleri bir lokantada başımda tülbentle yufka açacağım!

Yazdıklarımı ayet ve hadis destekli yazabilirdim. Fakat İslam’ı yanlış yorumlamaktan son derece korktuğumdan, İslam Alimi olmadığımdan ötürü vazgeçtim.

Bekâretten daha önemli olan şeyler: 1-

Müslüman erkeklerin iyi yetiştirilmesi! Ahlaklı-namuslu olmaları! Cinsel arzularını dizginleyebilmeleri! Onlar namuslu olurlarsa, kızlar da namuslu olurlar!
2- Evlilerin HER konuyu açıkca konuşmaları! Mümkünse birlikte tedaviye gitmeleri! 3- Bütün müslümanların üzerlerine düşen görevleri yapmaları, bilinçli ve hassas olmaları! 4- Herkesin dürüst olması, gerçekleri kabullenmesi! Diğer şıklar için yazımı okumanızı öneriyorum.

Son yazımdaki mizahı kimileri yanlış anlamışlar. Ben o yazımın başında erkekleri taklit ettim. Çok seçici olduklarını, istedikleri kız tipinden asla taviz vermediklerini dile getirdim. Bu türde kızlar da var elbette, ama erkekler daha fazla. Nereden biliyorum? Etrafımızdaki bekar müslüman erkeklere evlenmelerinde yardımcı olmaya çalışıyoruz! Aman sakın ha onlar gayri-müslim kadınlara yönelmesinler diyoruz! Siz Türkiyeliler neler yapıyorsunuz bu konuda acaba?

Erkekler, müslüman kızların yerinde olsalardı veya yıllarca binbir emekle yetiştirdikleri kızlarını evlendirmek isteselerdi…
Her ahlaksızlığı yıllarca! çeşitli yabancı kadınlarla yaşamış, cinselliğini kontrol altında tutamayan-aile reisliğini taşıyamayacak-sadakatsiz, hangi cinsel hastalıkları kapmış olduğı belli olmayan, (Hepsinden AİDS-Testi isteyin!), hatta dul ve çocuklu, üniversite mezunu olsa bile tembel, yaşlı, işi-mesleği olmayan, çabuk sinirlenen, tahammülsüz ve küfürbaz bir müslüman erkekle evlenmek (veya kızlarını bu türdeki erkeklerle evlendirmek) isterler miydi? Kızların evlenmek istedikleri, hayal ettikleri erkek tipi bu mu zannediyorsunuz? Kız yetiştirmiş babaların aradığı damat adayları bu mu zannediyorsunuz!? Elbette ekonomik durumlarınızı da soracaklar, bunda -büyük zenginlik aramadıktan sonra- sinirlenecek bir durum yok!

Hem erkekler neden illa ki bebek yüzlü, manken tipi kız ararlar evlenmek için, söyler misiniz? Arkadaşlarının „Aaaa, X çirkin bir kadınla evlenmiş, yanına hiç yakışmamış“ diye alay edeceklerinden mi korkuyorlar? Veya yabancı erkeklerin, o çok güzel -örtünseler bile- manken gibi olan hanımlarına gıptayla bakmalarını mı istiyorlar, anlayamıyorum! Kızın ölçüleri ve güzelliği bu türdeki çok seçici erkeklerin tam istediği gibi olmazsa, mahrem olayda iştahları açılmıyor mu? (Nasıl anlatsam bilemedim!) Hadi erkek bayağı uzun boylu olur, o zaman derim ki, boyutlardan taviz vermesin, fazla boylu olmayan kız yanında gerçekten komik durur. Yook, kızların boyu minimum 173 olmalı artık, yoksa evlenilmez!


Kimi hacı amca oğulları bile tesettürlü kız istemiyorlar! Tanışmaya bile yaklaşmıyorlar! Kalbi temiz(!) ama başı açık-süslü kız istiyorlar!
Allah sizi o manken gibi güzellerle öyle bir imtihan eder kiii, güzel kadın gördüğünüzde mideniz bulanır, dönüp bakmazsınız bile!

Erkekler evlenmek için dindar JENNİFER LOPEZ arıyorlar! Bulamadıklarında ise „Kader işte, kız bulamıyorum, evlenemiyorum“ diyorlar!

Şu videoyu sabırla sonuna kadar izleyin ve eş beğenme-beğenilme-kader vs. konuları hakkında bir düşünün lütfen! „Risale-i Nur - Evlilik Kader mi ?“
http://www.youtube.com/watch?v=1RTyLehv500



Almanya‘da bekar müslüman erkeklere kız beğendiremiyoruz!

Önerdiğimiz kızlar ise her boyuttan, her yaştan, bilgili-kültürlü, gerçekten temiz kalpli, çalışkan, kaprissiz, en azından bir mesleği ve araba ehliyeti olan, mütevazi, paraya çok önem vermeyen veya üniversiteli müslüman kızlar! Çok güzelden–normal görünümlüye kadar hepsi var! Çirkin diyebileceğim hiçbir kız yok aralarında!

Türk erkeklerinin hepsi maşallah çok yakışıklılar! „En çirkinleri“ bile manken gibi kız istiyorlar! Gayri-müslimlerle evlenmiş erkeklerden öyle bıktım ki, müslüman kızlarla evlenmiş Türk erkeklerini gördüğümde artık çok mutlu oluyorum!


Yeteri kadar bekar müslüman erkek var ama, müslüman kızları beğenmiyorlar,
gayri-müslim kadınlarla evleniyorlar. Erkek-kız kıtlığı filan yok! Evlenecek kız bulamıyoruz diyenlere asla inanmıyorum! YALAN! Türkiye’den gelin-damat getirmeyin diye de herkese söylüyorum. Oradan evlenirseniz, Türkiye’ye yerleşin!

Nerede gayri-müslim kadınla evlenmiş müslüman erkek görsem içimden „İşte bir müslüman kız daha yuva kuramayacak“ diyorum.

Allah herşeyi ölçüyle yaratmış. Erkeklerin nüfusu yüzde 49, kadınların yüzde 51.
Bu dengeyi erkekler bozuyorlar! Kendilerine uygun olanlarla değil, gayri-müslim kadınlarla evleniyorlar! Onlar her yönden çok daha iyilermiş! Erkeklerin fıtratı taze ve güzeli istermiş! Bahanelere bakın! Kızların fıtratı hep çirkin-yaşlı erkek ister(!) ve müslüman kızlar asla gayri-müslim erkeklere aşık olmazlar mı zannediyorsunuz(!)  Kızlar aşk duygularını ve cinsel dürtülerini çok kolay mı dizginliyorlar zannediyorsunuz! Bir okurun yazdığına göre kadınların cinselliğe ihtiyacı bile yokmuş! Sadece annelik duygusu yetiyormuş! Okuduğuma inanamadım, cümleyi üç kere okudum! Öyle bir sinirlendim ki, sinirimden gülmeye başladım! Bir insan -hele ki 30’lu yaşlarını geçmişse- bu kadar mı cahil ve basit olur! Bu konularda yazılmış yüzlerce kitap var, hiç mi merak edip okumazsınız!?

Kimin ne olduğunu evlenmeden asla TAM ANLAMIYLA bilemezsiniz. Iyi zannedersiniz, kötü çıkar; kötü zannedersiniz, iyi çıkar! Mutluluğu garanti edemezsiniz, sadece ihtiyatlı davranabilirsiniz. Bazıları bekarken oskar alabilecek derecede iyi rol yapıyorlar, yalan da söylüyorlar. Başlarda iyi olan insanlar bile zamanla 180 derece değişebiliyorlar.

Mutlaka illa ki birşeylerle imtihan olacaksınız! Ya evlilikle, ya çocuklarla, ya sağlıkla, ya geçim sıkıntısıyla, ya komşularla vs. Her yönden mutlu olan insanlar vardır, ama istisnadır. Rahat içindeki insanlar şükredecekler mi, sağlıklarını, imkanlarını  iyi işler için harcayacaklar mı YOKSA sapıtacaklar mı, kibirlenecekler mi diye imtihan olurlar! Birçoğu bu imtihanı kaybeder! Ya dünyada ya ahirette bunun bedelini mutlaka öderler!


TÜRKİYELİLERİN KESİNEN İNANDIKLARI YALANLAR!
(Bana mail-yorum yazan müslüman erkeklerin inandıkları veya dolaylı yoldan söylemek istedikleri görüşleri!)
1- Sadece 16-25 veya 16-28,5 yaş arası bakire kız ile evlenenler çok mutlu olurlar. Herkes tarafından sevilirler. 25 yaşını geçmiş olan kızlar gençliklerini kaybederler (Erkekler her zaman genç kalıyorlar!), erkeklere cazibeli gelmezler. (Ya Rabbim, sen bu insanlara akıl-fikir ver! 40 yaşındaki Jennifer Lopez’i örnek verebilirim. Bakımlı olan her kadın için aynı kural geçerlidir).
2- Güzel kadınlarla-yakışıklı erkeklerle, zenginlerle, başarılılarla, evi olanlarla evlenenler accayip çok mutludurlar, kendilerini çok güvende hissederler.(Böyle evlilik yapanlara evlendikten birkaç sene veya yıllar sonra sorun bakalım, çok mutlular mı?)
3- 28,5 yaşından sonra bekâr olanlar çok çirkin, başarısız, toplum tarafından dışlanmış, MUTLAKA ÖNEMLİ BİR KUSURU OLAN KİŞİLERDİR(!)
4- Evli olanların HEPSİ dünyadaki bütün mutlulukları doyasıya yaşarlar. Ömür boyu mutlu olurlar ve asla üzüntü yaşamazlar. Bekârlar çok mutsuzdurlar.
5- BÜTÜN KÖYLÜ KIZLARI çok namuslu, kocalarına karşı HER ZAMAN itaatkar, çocuklarını iyi ahlâklı yetiştiren ve tam evlenilecek kızlardır. BÜTÜN TAHSİLLİ KIZLAR feminist veya gizli-feministtirler. Herşeyi başa kalkarlar, geçimsizdirler. Ekmeğini eline almış Türk kadını çekilmez, ama gayri-müslim kadınsa bu kural geçersizdir. Dul Rus karılarıyla evlenilir, ama dul müslüman kadınlarla ASLA evlenilmez(!)

6- Başörtülü olan kadınların HEPSİ çok namuslu ve kocalarına itaatkardırlar.
Çok çocukları olan kadınlar, çocuklarıyla ilgilenmekten, asla başka şeylere -mesela başka erkeklerle tanışmaya- fırsat bulamazlar. Not: Sadece kendi tanıdıklarımdan tesettürlü, çocukları olan ve başka erkeğe kaçmış kadınlar tanıyorum! İnternette tanışan da var, başka türlü yollardan tanışan da var! Siz neyinize güveniyorsunuz?!
7- Kadınlar evlerine döner de, dışarıda çalışmazlarsa, işte o zaman toplumum bütün problemleri çözülür! Çalışan kadınlar çocuklarıyla ilgilen(e)mezler. Evde oturan kadınların HEPSİ çocuklarını harika yetiştirirler, maşallah! Böyle şeyleri ancak APTAL  MÜSLÜMAN ERKEKLER yazabilirler! Haydi yarından itibaren işsiz olan bütün erkekler hastanelerde hemşire olarak çalışmaya başlasınlar! Ahlaksızlık yapmak isteyen kişi her zaman ve her yerde yapabilir! Namuslu kalmak için çabalayan her kadın, erkekler içinde çalışsa bile, asla zina yapmaz!
8- Tesettürlü kızların hepsi kocalarına 24 saat namaz kıldırırlar! (Bahaneye bakın! Ya hiç tesettürlü kızlarla tanışmadılar, ya hayat tecrübeleri yok, ya da akıl verecek büyükleri yok! Daha ne desem bilemiyorum!)
9- Bakirelik ve namus sadece gerdek gecesindeki kırmızı renk ile ıspatlanabilir(!) Bu renk evlendiğim kişinin kesinen namuslu-bakire olduğuna delildir. Yaşadığı ortam, aile, yetiştirilme tarzı ve bana söylediklerinden-tavırlarından da kesinen tam bakire ve namuslu olduğuna inanabilirim(!)
10- Bakire olmayan kadınlar asla affedilmez, Allah sadece erkekleri affeder(!) (Tövbe, tövbeee!) Bu tür kadınlar ömür boyu „Fahişe“ kalacaklardır(!) Asla namuslu ve sadakatli olamazlar(!) Bakire olan kızların HEPSİ kocalarına ömür boyu sadık kalacaklardır, bu garantidir(!)
11-Kadınların HEPSİ paragöz ve kibirlidirler, yaptıkları herşeyi başa kalkarlar. Erkekler ASLA böyle değildirler(!)
12- Kadınların HEPSİ kadın programları ve dizi seyredeler(!) HEPSİ alışveriş-eğlence, para ve gezme düşkünüdürler. Erkeklerin HEPSİ futbol fanatiğidir, ASLA dedikodu-gıybet yapmazlar(!)
13- Türkiye’de kırk (40) yaşında HAYAT bitmiştir, artık torun sahibi olmak ve ölümü beklemek lazımdır. Yapılan hatalar bu yaştan sonra asla düzeltilemez, bu yaştan sonra kimse sevilmez-sayılmaz-aranmaz, ASLA MUTLU OLUNAMAZ(!) Hiçkimse bu yaştan sonra başarılı olamaz(!)
14-Süslü kadınlardan tahrik olan her erkeğin taciz-tecavüz etmeye, ahlaksızlık yapmaya, öfkelenmeye hakları vardır. Haklıdırlar! Erkeklerin kendi iradeleri yoktur, kontrolsüzdürler, bütün yaptıkları suçlar kadınlar yüzündendir(!) İflas nedenleri ise SADECE kadınlara çok para harcadıkları içindir! (Sanki kadınlar paralarını zorla ellerinden alıyorlar. Söz dinletemiyorsan, boşan kardeşim!)
15- Evliliğin TEK amacı neslin devamıdır! (Bunu yaşı kemâle ermiş bir erkek okur yazdı bana geçenlerde!
16-„Çekingen, utangaç, masum, kibar, edepli (Görünen!) kızlar“ gerçekten öyledirler! Çok iyi ahlaklıdırlar! Melektirler! (Hahh hahh haaa! Çok komik!)
17- Herkesin mutlaka onun herşeyiyle ilgilenen anne-babası-ailesi-akrabaları vardır. Herkesin mutlaka en azından 150 tane tanıdık dostu-çevresi de vardır.
18- Onsekiz yaşında kızla evlenirsem, istediğim kadar çocuk sahibi olabilirim. 35 yaşında bayanla evlenirsem ASLA üç çocuk sahibi olamam(!) Genç eş bana ihtiyarladığımda bakar, daha sağlam-sağlıklı kalır, yaşıtım olan kadından bu konuda asla destek gelmez-gelemez. Erkeklerin „Taze“ kızla evlenmek için uydurdukları bahaneler! Sanki insan yaratmak ve gelecekteki olaylar onların elinde!

BÜTÜN MÜSLÜMANLARIN BİLDİĞİ, KABULLENDIĞİ, DÜZELTMEYE ÇALIŞMADIKLARI GIBI, MEDYADA-TOPLUMDA  DİLE GETİRİLMEYEN; ELEŞTİRİLMEYEN GERÇEKLER:

1-Müslüman erkeklerin büyük çoğunluğunun ahlaksız-zinakar oluşu

Birçok müslüman erkeğin kıstaslarına göre müslüman erkeklerin büyük çoğunluğu „Fahişedirler“, çünkü fuhuş işlerler.

Bazıları evli olsalar bile zina işlemekten kaçınmazlar.
2- (Birçok) Müslüman erkekler evlenirlerken BAKİR değildirler, yani birçok  müslüman erkeğin kıstaslarına göre bunlar ahlaksız-namussuzdurlar.
3- Müslüman erkeklerin işledikleri fuhuş, ahlaksızlık ve namussuzluklar „Çapkınlık“ diye adlandırılır ki, gururları kırılmasın, rencide olmasınlar, kendilerini suçlu-günahkar hissetmesinler, aşağılanmasınlar. Onlar çok kıymetli varlıklardır çünkü. En taze, en bakire kızlara layıktırlar. Yarı veya çeyrek bakireler bunlara layık değildirler.


Şimdi bana „Erkeklerde sadakat ve namus pek aranmaz, dürtülerini kontrol altında tutabilmek mümkün değil, fıtraten çok eşliliğe yatkındırlar diye bahaneler yazmayın!
Sizin fıtratınızı yesinler! Müslüman erkekler serbestce her fuhşu işleyebilir diye hangi hadis veya ayette yazıyor, diğer namuslu erkekler kendilerini nasıl tutabiliyorlar?! Evli ve mutsuz isen, hanımınla problemin varsa, ya tedavi olursun, ya da boşanır ve ondan sonra başka kadınlara gidebilirsin, ama nikah kıydıktan sonra!

4- Bekâr olan müslüman ERKEKLERİN HEPSİ evlenmek için KARI ARARLAR. Yani bazı basit düşüncelilere göre bunlar AHLAKSIZDIRLAR!
(Kızları „KOCA ARIYOR, ahlaksız“ diye kınayanlaradır bu sözüm! Birçok müslüman erkeğin ve kadının görüşüne göre helâl dairede yuva kurabilmek için uğraşan bekârlar AHLAKSIZDIRLAR (!) Böyle bir sığ düşünceyi, KABA TABİRİ, ben SADECE MÜSLÜMAN TOPLUMLARDA okudum-duydum-gördüm! Avrupa’da asla böyle birşey duymadım! Kendileri akraba veya toplum olarak görevlerini yapmadıkları gibi, kendi durumlarına çare arayanları dahi kınıyorlar, ama sadece kadınları! Ayıp veya günah mı, kimi ilgilendirir veya kime ne zararı var bunun, söyler misiniz? Herkes görücü usulü evlenmek zorunda mı, siz gamsız ve toplumun sorunlarıyla ilgilenmeyen yaratıklar, siz kimsiniz de kınıyorsunuz?!
5- Birçok evli olan müslüman çiftler, nikahsızken-nişanlıyken birşeyler veya herşeyler yaşamışlardır! Birçok  müslüman erkeğin kıstaslarına göre bu sonradan evlenmiş, ama nikahsızken „Birşeyler/herşeyler“ yaşamış olan çiftler, „Ahlaksız-namussuz-fahişe“ sayılırlar mı? Bu çift „Ahlaksız eylemler“ sonrasında, düğünden evvel ayrılsaydı?


Gördüğünüz gibi, aslında hiçkimsenin, kimsenin ahlakını sorgulamaya-kınamaya hakkı yoktur! Herkes kendi işlediği günahlara baksın!


BİR DE BUNLAR VAR!
1-Cinsel dürtüsü ve ahlaklı olan HER KIZ veya kadın yuva kurmak ister.
Böyle olmayan herkes ya hormonsal, ya da psikolojik hastadır. Bu gerçekleri kabullenemeyen, tahammül bile edemeyen ve kınayan insanların da bir zamanlar ANNELERİ, kızkardeşleri, KENDİ HANIMLARI vs. DOLAYLI veya direk yoldan KOCA ARIYORLARDI, yani bazı basit düşüncelilerin kıstaslarına göre bunlar AHLAKSIZLIK YAPMIŞLARDI! 

Bunların anneleri ve kendi hanımları KOCA ARAMASALARDI, cinsel dürtüleri olmasaydı, görücü karşısına bile çıkmazlardı! Bu tür ahlak-polisi-iftiracı insanların kıstaslarına göre, bunların anneleri, kendi hanımları da vs. „Koca arayan, ahlaksız kişiler“ mi olmuşlardı!?
Siz ahlaksız-kınayıcı insanlar, evlenmek isteyenleri değil de, ahlaksızlık yapanları kınayın! Siiiiiiiiiiiiiz, yuva yıkanları kınayın! Bu kadar kınamalar içinde birçok kızın size gerçek ismini bile söylememesine hiç bozulmayın! Bu, kızların kendilerini korumak için mecburen söyledikleri beyaz yalandır! Haklıdırlar!
2- Bekar kadın-ve kızların erkeklerle görüşmelerini kınayanlar, iftira atanlar, „Ahlaksız-fahişe, koca arıyor“ diyenler, size söylüyorum! Bu tür erkeklerin veya kadınların anne-babaları BELKİ evlenmeden evvel-nikahsızken-nişanlıyken BAZI ŞEYLERİ VEYA HERŞEYLERİ YAŞADILAR!!! Bu tür ahlak- polisi-iftiracı erkeklerin kıstaslarına göre, BUNLARIN ANNELERİ DE FAHİŞE OLUYORLAR MI ACABA!? Bu türdeki erkeklerin kıstaslarına göre NİKAHSIZKEN-nişanlıyken herşeyleri veya birşeyleri yaşamış olan müslüman bayanların hepsi „Fahişe“ oluyorlar mı acaba?!

Yani bu türdeki iftiracı-ahlak-polisi erkeklerin kıstaslarına göre sadece yabancı bayanlar “Bu eylemlerle“ „Fahişe“ oluyorlar! Ama kendi aile-akraba hanımları “Bu eylemlerle“ „Namus abideleri“ kalıyorlar, öyle mi? Fuhuş ha bir defa, ha birkaç defa, ha nişanlıyken, ha bekarken işlenmiş olsun! Fuhuş fuhuştur! Ya nişan bozulsaydı!?
Allah merhamet etmiş, nasip etmiş de, evlenebilmişler!
3- Bekar insanları „Evde kaldın“ diye kınayanlar:
Bu türdeki erkekler ve kadınlar başkaları mutlu yuva kuracak diye ödleri kopar, çok kıskanç ve fesattırlar! Kendileri ya evlenemiyorlardır, ya çok kötü ahlaklıdırlar veya mutsuz evlilikleri vardır. Veya evlilikleri öyle mutlu ve sağlamdır ki, Allah onlara „Evliliğiniz daimen ve ebeden mutlu sürecek, mutluluğunuza asla gölge düşmeyecek“ diye garanti vermiştir! (Tövbe tövbeee!)

Allah sizin o çok sağlam temeller üzerine oturttum zannettiğiniz  MUTLU YUVANIZI  öyle bir yıkar kiii, sizi toplum içinde öyle bir rezil eder kiii, size öyle büyük üzüntüler yaşatır kiii, başkalarının elinde olmayarak yaşadıkları imtihanlarla alay etmeyi o zaman görürsünüz! Bela ne zaman ve nereden geldi kestiremezsiniz! Allah o çok övündüğünüz çocuklarınızı  -çocukları olmayanlara ve özürlü çocukları olanlara karşı!- ve mallarınızı elinizden alıverir de o zaman görürsünüz!!! Bedensel sağlığınızı ve zekanızı bir kazada/hastalıkta kaybedersiniz de, o zaman diğer insanları kınamanın bedelini çok acı bir şekilde ödersiniz! Belki o zaman eşiniz ve çocuklarınızın sevgi-ilgisini de kaybedersiniz!

Durun daha, -birçoğunuzun-  hayatı bitmedi, eceli gelmedi! İnsanları herhangi bir sebepten ötürü HAKLI VEYA HAKSIZ OLARAK kınadıysanız, ÖLMEDEN EVVEL başınıza gelecek olan aynı/çok benzer olan bir ACIYA-İMTİHANA HAZIRLANIN!


Neyiniz garanti altında ki sizin, neyinize güveniyorsunuz!? Başkalarını kınama cesaretini nereden alıyorsunuz!? O çok sevdiğiniz eşiniz sizi ya aldatırsa, ya sizden soğursa!?

Gerçekleri söylemek bazılarının görüşüne göre „Çamur atmaksa, karalamaksa, feministlikse; oryantalist bakış açısıysa, kötümser atmosfer yaratmaksa“ EVET ÖYLEYİM VE YAZDIKLARIMLA GURUR DUYUYORUM!

Bütün dünyadaki insanlar yıllardır müslüman erkeklerin ahlaksızlığından bahsediyorlar! Cinselliğe doyumsuz ve maymun iştahlı oldukları her yerde dile getiriliyor, yazılıyor da!
Haber sitelerini, YABANCI dilde yazılan FORUMLARI, Youtube-Videoları‘nın altındaki yorumları açın da okuyun! Her yerde müslüman erkeklerin cahilliğinden, tembelliğinden, basitliğinden, ahlaksızlıklarından, namus konusundaki ikiyüzlülüklerinden bahsediliyor! MESELA Rus ve Alman kadınları yazıyorlar böyle. İngilizce yazdıkları için siz okuyup, anlayamazsınız zaten!
Bütün dünyada herkes BU GERÇEKLERİ kabul ediyor, BİR TEK MÜSLÜMAN ERKEKLER KABUL ETMİYORLAR !!! Hatta pis pis sırıtıp işledikleri ahlaksızlıklarla övünüyorlar!

Sohbetlerde, cuma hutbelerinde, dini sohbetlerde, TELEVIZYON KANALLARINDA, HER YERDE BU KONU EN AZINDAN HAFTADA BIR KERE DILE GETIRILMELI!! Tekrar tekrar hatırlatılmalı!

Özellikle „TELEVİZYON-HOCA-EFENDİLERİNE“ ricamdır bu! Müslüman toplumun en büyük kanayan yarasıdır müslüman erkeklerin/gençlerin durumları!

Diğer iyi ahlaklı, mütevazi, dürüst müslüman erkekler nasıl sabırlı, çalışkan ve kültürlü olabiliyorlarsa, BÜTÜN MÜSLÜMAN ERKEKLER DE AYNEN ÖYLE OLABILIRLER ASLINDA!!!

Siz birçok nefisperest erkekler! Evlenmek için manken gibi taze-bakire-kız arayışında olabilmek veya ahlaksızlık yapabilmek için,
gayri-müslim -hatta ateist karılarla yaptığınız/planladığınız yanlış evlilikleriniz için BAHANE yazıp durmayın!!! Yeter!

HOCAEFENDİLER! Gençlere „İbadet et, soğuk duş al, sabır et, çerez yeme telkinlerinizin yanısıra, daha başka etkili çözümler de sunun!
Gençlere faydalı ve onların zevk alacakları-ilgilenecekleri meşgaleleri geliştirin! Kuru kuru sıkıcı sohbetler etmeyin! Sohbetleriniz heyecanlı, neşeli, ilginç, farklı, olsun! Dinleyici erkeklerin açıkca her soruyu utanmadan sorabilecekleri şansı tanıyın! Robot gibi dinleyip, kalkıp gitmesinler! Problem ve çözüm odaklı çalışın! Kötü ve iyi örnekleri gösterin!
Bunları yapmadıkca gençleri etrafınızda toplayamayacaksınız! Etrafınızdaki insanlarla ilgilenin! Bekarları evlendirin! Daha ne diyeyim ki ben size!

(Bunları yazarken aklıma geldi. Genç erkeklerde dine ilgi uyandırabilmek için camilere çeşitli oyunlar/sporlar  getirilmiş! Hem üzülüyor hem de iyi bir düşünce olarak görüyorum! Kızların dine bağlılıkları oyuna gerek duyulmaksızın olabiliyor ama! Düşünün ki, kızların camiye gelmeleri için orada moda defileleri düzenleniyormuş, ne kadar komik olurdu değil mi? Bu demek değildir ki, din ancak camide veya sohbet gruplarında yaşanır! Hayır, asla öyle demek istemiyorum. Ama cami veya sohbetlere gelmeyen delikanlı erkekler faydalı işlerle mi meşguller yoksa fuhuş yolundalar mı?)


Bir insan yetiştirmek, ona güzel örnek ve destek olabilmek, onunla ilgilenmek kadar faziletli, değerli, önemli bir şey var mı acaba bu dünyada!

ÇOCUKLARIM OLMADIĞI HALDE ben  fena halde üzülüyorum, siz nasıl böyle gamsız olabiliyor, nasıl bencilce sadece kendi zevk ve mutluluğunuzu düşünebiliyorsunuz!?

Ama sonra da kızı ASLA dışarı gönderme, it-uğursuzlar var diyorsunuz! Zamanında HERKES yeteri kadar azimle o ahlaksız insanlarla ilgilenseydi, sokaklar-komşular-insanlar DAHA GÜVENİLİR olurdu!
Yoook, siz kendiniz bu görevleri yapmadığınız gibi, topluma fedakarca hizmet edenleri VE NUR-TALEBELERİNİ kötülersiniz!
Siz –birçoklarınız- çünkü iyilik yapanları kötülemeyi çok seversiniz! Kınarsınız, enayiler, menfaat düşkünleri, para-toplayıcılar, beyin-yıkayıcılar dersiniz! Maddi imkansızlıklar içinde yapılan birçok toplum hizmetinin yanısıra, biraz maddi destek istenmiş, ÇOK MU?! TOPLUMDA AHLAKSIZLIKLAR-KÖTÜLÜKLER-GÜVENSİZLİKLER OLDUĞUNDA/ÇOĞALDIĞINDA; BU ÇOK DAHA YÜKSEK MALİYETLERE ve zaman kaybedilen tedavilere YOL AÇIYOR, haberiniz var mı? Gamsız ve düşüncesizler, kıskanç-fesat yaratıklar!

Toplumun içinde huzursuz, mutsuz, dengesiz insanlar ÇOĞALDIKÇA siz de ASLA MUTLU OLAMAYACAKSINIZ! Mutlu olsanız dahi sürekli mutluluğunuzun elinizden gideceğinden endişe ve huzursuzluk içinde olacaksınız!

Hiçbiriniz vazgeçilmez değilsiniz!
Birisinin size muhtaç olması bile bu kuralı değiştirmez!
Öyle bir terkedilirsiniz kiiiiiii!!!!

En güzel, en zeki, en başarılı, en iyi ahlaklı, en uyumlu-hoşgörülü, en zengin insanlar bile aldatılıyorlar!
 Kadın-erkek, dindar olmayan, uzun yıllar mutlu-sağlam evlilik diye ayırım bile yapmıyorum! Herkesin başına herşey gelebilir!  Ama birçoğunuz ehl-i keyfsiniz maalesef! 
Bahsedilen tarzdaki kötü ahlaklı insanların HEPSİ ıslah edilemez zaten, mümkün olduğu kadar insanlarla ilgilenilmesini-sayılarının azaltılmasını kasdediyorum!
Nasıl ve ne yapacağınızı bilmiyor musunuz? Bu konudaki profesyonel meslek sahiplerine sorun: Sosyal bilimci, psikolog, öğretmen, din konusundaki uzmanlar vs. Onlar sizi sözleriyle ve kitaplarıyla bilgilendirebilirler! Tabii ki önemserseniz, vakit ayırabilirseniz, uğraşırsanız…Herkes etrafıyla birazcık -mesela hafta sadece bir saat!-ilgilense, toplum çok daha huzurlu ve güvenilir olabilirdi!

Merak etmeyin, müslüman kızlar çok güzel yetiştiriliyorlar!
Erkek çocuklarınızın ahlak ve namusuyla ilgilenin siz ilkönce!!!

Müslüman erkeklerin namusu-ahlakı her yerde sorgulansın!

Bu yazıyı herkese yollayın, gittiğiniz her yerde içeriğinden bahsedin!

„Herşey imtihan“ deyip de, erkeklerin yaptıkları ahlaksızlıkları-aptallıkları yıllarca kabullenemeyiz! Düzeltebileceğimiz şeyler için neden uğraş vermeyelim?!  Senin evleneceğin kız bakire değil, bu da senin „İmtihanın“ denilse, hangi „Tutucu erkek“ bunu kabullenir?! Kaç milyon müslüman erkeği kaybettik, sadece doğru islami eğitim/terbiyeyi vermemekten dolayı! Yanlış hoşgörüden, ilgisiz-bilinçsiz davranmaktan ötürü müslüman erkeklerin birçoğu halen böyleler!

Müslüman erkeklerin ahlaksızlıkları, namus konusundaki ikiyüzlülükleri yüzlerine vurulsun! Gayri-müslim kadınlarla yaptıkları yanlış evlilikleri irdelensin!

Yazarlar, bilhassa hanım yazarlar bu konuları en azından her iki ayda bir kaleme alsınlar.

Ahlaksız gayri-müslim erkekleri örnek vererek kendilerini aklandırmaya çalışan bazı müslüman erkekler! Onların ahlaksız olmaları, müslüman erkeklerin de ahlaksızlık yapmalarını meşru kılmaz! Fahişeler var diye, bütün müslüman kadınlar da ahlaksızlık mı yapsınlar?!

İnsanlara çok büyük acılar çektirmiş olanların, toplumun ahlakını bozanların ve bozulmasına  destek olanların -dolaylı veya direk yoldan!-, büyük ihanet edenlerin, büyük ihmaller yapanların cezalarını çekmeden evvel ASLA mutlu olmalarını istemiyorum. Bu tür insanların başlarına büyük bela geldiğinde, haketti diyorum, üzülmüyorum. Sadece acıyorum.

Başlarına büyük bela gelmiş olanları gördügümde önceden çok üzülüyordum. Şimdi ise:

1-Kimbilir hangi kötülüğü-günahı işledi, hangi cahilce-sınırlı düşüncesi onu bu duruma zorladı da başına bu geldi?
2- Kimbilir kimi kınadı-aşağıladı, kime haksızlık yaptı, kimlerin dedikodu-gıybetini etti, iftira attı, alay etti de başına bu geldi?
3- Kimbilir hangi ÖNEMLİ görevini yapmadı da başına bu geldi? 
4- Kimbilir elindeki hangi nimetlere şükretmedi, nankörlük etti de başına bu geldi?
5- Eğer suçsuz ise, haksız yere bu bela başına geldiyse, MUTLAKA ona sabrının ecri KAT KAT -ya dünyada, ya ahirette veya her iki cihanda, ER veya GEÇ- verilecek, yine de haline şükretmeli, Allah’ın sevdiği kuluymuş…diyorum. Böylece üzüntüden duygularım harap olmuyor…

Çünkü…Allah c.c. hepimizden çok daha merhametli!!!O kullarına dost ve yardımcı olarak yeter!


Bu aslında bir yazı değil, müslüman kadınların çığlıklarıdır!
THE END, yazı burada bitiyor. Devamı benim açıklamalarımdır.


ZEHRA YAVUZ SÖZLÜĞÜ
(Her seferinde açıklama yapmaktan bıktım, bu yazdıklarım HER yazımda geçerlidir).

Cahil: Bilinçsiz, özentisiz, hassas olmayan, kendisini geliştirememiş, öğrendiklerini içselleştirememiş-hayatında uygulayamayan, hiçbir şeyden ibret alamamış, doğru düşünmekten yoksun, kötü ahlakları olan, başına her türlü sıkıntı geldiği halde inadından vazgeçmeyen, gerçekleri kabullenemeyen, sabit düşünen, kendisini hesaba çekmeyen, yaptığı kötülüklerden-haksızlıklardan vicdan azabı duymayan, tövbe etmeyen, özür dilemeyen, başarılarının SADECE kendi emeğinin karşılığı olduğunu düşünen herkes! Üniversiteliler dahi bu özelliklerle cahildirler.
Okumuş/Tahsilli/Kültürlü: Yukarıdaki şıkkın tam tersi. Hayatı anlayabilmiş, dengeli, hoşgörülü, sabırlı, azimli, huzur veren, büyük sıkıntılar içinde dahi neşeli-mutlu olabilen insanlar. Okuma-yazma bilmeyen veya ilkokul mezunları dahi bu özelliklerle bu gruba dahildirler.
Tecavüz: Bazı (Köylü) kızların sevdikleri erkekle gönüllü yaptıkları eylem. Sonradan „Ahlaksız-fahişe“ damgası yememek için tecavüze uğradım diyerek sevdikleri erkekle evlenenler vardır. Herkes „Tecavüzcüsüyle evlendi, vah vaaah“ derler, ama evli çift çok mutludur. Elbette gerçekten tecavüze uğrayan köylü kızları da çoktur.
Namus: Hiçbir şekilde tam anlamıyla kesinliğe kavuşamayacak „Değer-etik-algısı“.
Kadın: 20 yaşını doldurmuş HER dişi varlık. Burada mecburen bayan-kız-kadın yazıyorum! Ama „Bayan“ kelimesini çok iğrenç buluyorum! Kadınların cinsel tecrübelerinin hitap ve okuma diline yansımasını terbiyesizlik olarak algılıyorum!

Beni diğer ZEHRA YAVUZ’larla KARIŞTIRMAYIN! Almanya ve Türkiye’de birçok ZEHRA YAVUZ vardır. Ben SADECE haber7’de yazıyorum. Başka hiçbir yerde fotoğrafım, yazım, haberim ve şiirim yoktur.


Yazılarımın çok sert olduğunu yazanlar!
Hayat şartları, toplumun durumları inanın ki çok daha sert! Hangi uslupta yazalım da anlayasınız? Dolaylı yoldan ve yumuşak dilde söylenenleri anlamıyorsunuz ki!!! Mizahımı bile açıkladığım halde anlayamayanlar/ters anlayanlar var!

Yazılarımı anlayamayanlar, karmaşık bulanlar! Anlayamadıysanız ben hiçbirşey yapamam. Birçok konu birbiriyle bağlantılıdır! Tek yönlü bakış açısı eksik kalır, herkese haksızlık olur, mecburen böyle yazıyorum!

Yazılarımı çok uzun bulanlar. Ben dahi uzun yazılardan sıkılıyorum, ama öyle önemli ayrıntılar var ki, yazmasam eksik kalır, yanlış anlaşılır. Yazdıklarımı okumaya fırsatınız yoksa, sadece göz gezdirin, altı çizili veya kalın harflerle yazılan tarafları okuyun. Her gün bir kısım okuyun. Ben de inanın ki mümkün olduğunca kısa yazmaya çalışıyorum!

Cinsel çağrışımlı yazıyor diyenler! Lastik gibi Türkçe’de her kelimenin cinsel anlamı olup-olmadığını bilemiyorum! „Vermek“ kelimesinin diğer anlamını bile yıllar sonra öğrendim! Çok hassas bakılacak olursa, bağlantı kurulmaya çalışılsa, kelimelerin yüzde doksanı cinsel çağrışımlı olabilir!


Bana ahlak dersi vermeye kalkanlar!
Siz ilkönce İslam’ı öğrenin! Resulallah’ı örnek alın! Müslüman toplumun ıslahı için bazı istisnalar haricinde herşey açıkca söylenebilir! Ahlaksızlık diz boyu ama herkes susacak, öyle mi!?? Yazılarımda açıkca isim vererek birisini rencide mi ettim, genelleme mi yaptım? İsim vererek birilerinin dedikodu veya gıybetini mi ettim? Karı-koca arasındaki mahrem şeyleri mi anlattım?

Bana kurbağa prensesi diyen veya görünüşümle alay edenler acaba amansız bir hastalığa düşerek veya bir kaza geçirerek yüzlerinin paramparca olmayacaklarından, yüzlerinin bakteriler içinde çürümeyeceğinden, belki domuza benzemeyeceklerinden eminler mi? Siz kim oluyorsunuz da, Allah’ın yarattığında kusur buluyorsunuz!?

Bana mail yazan okurlar, lütfen bana tekrar tekrar „İsmimi-özel bilgilerimi yazılarınızda kullanmayın“ diye rica edip durmayın! Benim şimdiye kadar yazılarımda birilerinin ismini verdiğimi gördünüz mü? (Ünal Abi, Loki-Helmut Schmidt, Necla Kelek, Thilo Sarrazin, Nazi yazılarımdaki meşhur kişiler ve bazı tanınan gazeteci–siyasetci isimleri haricinde?) Müslüman kişi güvenilir, HASSAS ve bilinçli olmalı! Ben yazılarımda bahsettiğim kişilerin dahi isimlerini değiştiriyorum! Kendilerine has özellikleri olanların kimlik detaylarını dahi vermiyorum ki, tanınmasınlar. Hiçkimsenin ismini, hatta kimlik bilgilerini dahi vermeyeceğime dair emin olabilirsiniz! Hatta kiminiz ailenizden bile daha çok bana güvenebilir! Ben dedikoducu-gıybetçi, yalancı-iftiracı ve kınayıcı değilim!

Bana mail yazarak değişik görüşlerini bildiren müslüman erkeklerin, haber7 sitesinde de aynı şeyleri yazmalarını çok rica ediyorum. Böylelikle fikir çeşitliliği olur, hem de yazdıklarınızdan HERKES FAYDALANABİLİR.


Türkçe’mi eleştirip duranlar: Bakmayın siz benim mütevazi oluşuma! Benim Türkçe’m birçok Türkiyeli‘den çok daha iyidir
! Birçok Türkiyeli’den çok daha fazla Türkçe kitap okumuşluğum vardır! Övünmeyeyim diyorum ama insanın sabrını taşırıyorsunuz! Almanya’da doğan-büyüyen Türkler içinde de en iyi derecede Türkçe konuşan-yazan ve anlayanlardan birisiyim! Osmanlıca ve hatta ARAPÇA dahi –çok iyi derecede olmasa da- okuyabiliyor ve anlıyorum, anladınız mı?! Ayrıca ben burada edebiyat yarışında değilim, köşe yazısı yazmıyorum! Kendimi yazar zannetmiyorum! Tamamen tercümeden ibaret olan yazılarıma ekleme yapmadığımdan, Türkçe‘de mecburen garip okunuyor. Orijinal kalmalarını sağlamak istemem yüzünden böyle oluyor…

Benim burada balkon prensesi olmam bazılarını neden rahatsız ediyor ki?
Ben prenses oldum diye sizin cebinizden para mı çıkıyor? Torpille haber7’ye girmek çok kolaysa, siz girin de göreyim! Birlikte balkona çıkıp Türkiye halkına seslenelim! Attırmayın bana kafamın tasını, çarparım size yazı masasını!!! Hehh hehhh heeee…

Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7
zyavuz@ymail.com

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com