Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Güncel Birecik'teki STK'lar İhvana selam gönderdi

Birecik'teki STK'lar İhvana selam gönderdi

Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde faaliyet yürüten Sivil Toplum kuruluşları yaptıkları ortak açıklamayla Mısır'da 529 kişi hakkında verilen idam kararını kınayarak ve İhvan'a destek verdi.

Giriş Tarihi: 17 Nisan 2014 Perşembe 20:29
Birecik'teki STK'lar İhvana selam gönderdi

Birecik’te faaliyet yürüten Sivil Toplum kuruluşları bir araya gelerek Mısır'da cunta yönetimin 529 kişi hakkında verdiği idam kararını kınayan ve İhvan'a destek veren bir basın açıklaması düzenledi. Birecik’te faaliyet yürüten 10 sivil toplum kuruluşunun destek verdiği basın açıklaması, Adnan Menderes Bulvarında saat 17.40'de başladı. Abdulkadir Kuşkıran Hocanın Kur’an-ı-Kerim tilavetiyle başlayan programda basın açıklamasını STK'lar adına Halil Özkılıç okudu.

 

Darbesinin ardından Müslüman Kardeşler üyelerini tutuklayan darbe mahkemelerinin son olarak, aralarında çocukların da bulunduğu 529 kişi hakkında idam kararı verdiğini ifade ede Özkılıç, "Bu kararı veren mahkemenin geçtiğimiz 3 Temmuz'da askeri cunta tarafından gerçekleştirilen darbenin emrinde olduğu aşikardır. Aynı askeri cunta 14 Ağustos 2013 Çarşamba günü Adaviye Meydanında 3 bini aşkın sivili şehit etmekten kaçınmamıştır. Şimdi bu cuntanın emrindeki yargının 529 kişi hakkında verdiği saçma sapan idam kararları bizi şaşırtmamıştır." ifadelerini kullandı.

 

"Her bir dakikaya 26 idam kararı"
20 dakikalık bir duruşmada 529 idam kararı verildiğini dile getiren Özkılıç, her bir dakikaya 26 idam kararı düştüğünü ifade etti.

 

"Batının sessiz kalması ırkçı emperyalizmin izlediği stratejinin gereğidir"
Batının bu karar karşısındaki tavrını da eleştiren Özkılıç, "Bu idam kararlarının hiçbir şekilde insan hakları, özgürlükler ve adaletle bir ilgisi yoktur. İnsanların temel hak ve hürriyetlerinin ayaklar altına alındığı bir karardır. Yaşanan bu hukuk dışı süreçte batının  sessiz kalması elbette ırkçı emperyalizmin izlediği stratejinin bir gereğidir. Zaten aynı güçler darbe sürecine de destek vermişlerdi.

 

Mısır'da olup bitenleri sadece bir hukuk skandalı olarak değerlendirmek elbette yanlıştır. Yaşanılan süreç yeryüzünün enerji kaynaklarını yağmalayarak kendinden olmayan insanları ücretli köleler haline getirerek kendilerine itaat etmeyenleri imha ederek mevcut dünya düzenini işleten ırkçı emperyalizmin örtülü işgalinin yansımasıdır. 529 kişi ile ilgili verilen idam kararı bu coğrafyanın insanlarının bağımsızlığını hedef alan bir karardır." diye konuştu.

 

Alınan bu kararın Mısır’ı bir iç savaşa sürükleyebileceğini dile getiren Özkılıç, "İşgalci İsrail ile komşu olan ülkelerde yaşanan bu sıkıntılı süreçlerin tek kazananı İsrail olduğu aşikardır. ABD ve İsrail ile stratejik müttefik olan ülkelerin yaşanılan süreçle ilgili bir tepki koymaması ya da ortaya koyulan tepkilerin cılız kınamalardan ibaret kalması da bu oyunun bir parçasıdır." ifadelerini kullandı.

 

"Bu idam kararlarının mutlaka durdurulması gerekir"
Mısır'da yaşanan sürecin daha da kötüye gitmemesi için bu idam kararlarının mutlaka durdurulması gerektiğini ifade eden Özkılıç, Türkiye hükümetine ve tüm STK ve İnsan Hakları Savunucularına seslenerek, "Ülkemizdeki tepkiler uluslararası platformlara taşınmalıdır. İnsan hak ve özgürlükleri noktasında duyarlılık sahibi uluslararası tüm kuruluşlar bu idam kararlarına karşı en sert tepkiyi göstermelidirler. Uluslararası toplum Mısır’a baskı yapmalıdır. İslam ülkeleri bu kararla ilgili net bir diplomasi izlemelidir. Göstermelik açıklamalarla ve cılız tepkilerle bir netice alınmayacağı açıktır.

 

Birecik'te faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları olarak biz yeryüzünde ezilen sömürülen yoksul ve yoksun bırakılan ve insanların oluk oluk kanı akıtılan tüm toplumları bütün bu zulümlere karşı ortak bir irade beyanıyla bir araya gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu idam kararlarını tanımıyoruz. Şiddetle, nefretle kınıyoruz. Bu idam kararlarının derhal geri çekilmelerini bekliyoruz. 3 günlük iktidar ve çıkar hesapları ile bu ideali terk etmenin vebalini kimse ödeyemez. Başta Türkiye hükümeti olmak üzere tüm devletlere, sivil toplum kuruluşlarına insan hakları savunucularına ve medya organizasyonlarına sorumlu davranarak bu idamlara engel olmak ve yaşama hakkının korunmasını sağlamak için acil olarak harekete geçme çağrısında bulunuyoruz." dedi.

 

Basın açıklamasının okunmasından sonra M. Ali Güç Hocanın yaptığı dua ile program sona erdi sona erdi.  (Ömer Elmaoğlu - İLKHA)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Şanlıurfalılara başkanlık sistemini anlattı

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com