Ve Peşmerge Kobani'de

Ana Sayfa » Röportaj » Bir hamallığın hikâyesi; EMUSE

Bir hamallığın hikâyesi; EMUSE

 
 
Bir hamallığın hikâyesi; EMUSE

Sevgili dostum Niyazi Kocadağ yeni bir kitabı piyasaya çıkarttı. İlk kitabı içimden geldiği gibi ile içinden geçenleri sayfalara döküp okuyucunun beğenisine sunmuştu. O zaman hem kitap piyasaya çıkmadan röportaj yapmış, hem çıktıktan sonra yapmıştık. Şimdi ise yükü daha ağır. Hamallığa soyunmuş kan ter içinde koşuştururken yakaladık.  Gel hele soluklan Niyazi hocam bu ne yüküdür taşıyorsun öyle iki büklüm olmuş halde!... 
Niyazi Hoca Emuse dedi. Yani Sevgiye hamallık yapıyorum dedi. Dostum Kocadağ gerçekten KOCAbirDAĞ gibi yüreği var. Kitap yazıyor, gazetede köşe yazarlığı yapıyor ve bunların yanı sıra asıl mesleği Muhasebe Öğretmenliğini devam ettiriyor. Tiyatro yazarı ve yönetmeni, Dernek başkanı ve Televizyon program sunuculuğunu ise sair zamanlarda yapıyor. Bu işleri arasında yaptığı hamallığını sorduk ve siz okuyucularımıza nasıl bir hamallık yaptığını aktardı. İşte Niyazi Kocadağ ve yeni kitabı Emuse;

Ömer ASLAN; EMUSE ismi nereden geliyor ve anlamı nedir?
Niyazi KOCADAĞ;
Emusenin bir diğer adı sevgi hamalı. Tüm çilesine cefasına her zaman vaz geçemediğim tek tutkum sevmek… Sevgiyi işlemek adına bu ismi kullandım.
 
Ömer ASLAN: Sayın KOCADAĞ yaptığınız sosyal amaçlı birçok çalışmalarınızın yanı sıra EMUSE Sevgi hamalı isimli kitabınız çıktı. Okuyucular yeni kitabı nasıl karşıladı?
Niyazi KOCADAĞ:
Okuyucularımın ilgisi büyük, ilginin büyük olmasını, aldığım e-mail ve mesajlardan anlıyorum. Tabi okuyucunun ilgisi çok önemli, bu ilgi benim heyecanımı artırıyor, ama önce kitabı benim beğenmem ve mutlu olmam çok önemli, benim içime sinmeyen ve beğenmediğim kitabı okuyucu hiç beğenmez.
Yazmak benim için kahve, çay gibi keyif aldığım bir içecek gibi, yazmak, kendimi ifade etmek ve bu heyecanı başkaları ile paylaşmak hoşuma gidiyor. Önceleri merakla başlayan bu aktivite okuyucuların gösterdiği ilgiyle sorumluluğa dönüştü.
Şimdi aldığım bu sorumluluk ile daha kaliteli ve zengin yazılar ortaya koyarak sorumluluğumu yerine getirmeye çalışıyorum..Tabi e-mail ve mesajlarla gösterilen ilginin doğruluğunu kısmet olursa cumartesi günü abide parkta saat 15:00 ile 18:00 arası yapacağım imza gününde anlamak daha mümkün olacak.
Ömer ASLAN: Emusede neler var? 
Niyazi KOCADAĞ:
Kitabım deneme, hayata dair değerleri, güzellikleri kendi penceremden bakarak yorumladım. Yaklaşık 55 farklı konuda 55 farklı pencereden hayata baktım, düşüncelerimi okuyucularla paylaştım, kendi yorumlarımla birlikte, kimi zaman Mevlanayı, kimi zaman Yunusu, kimi zaman Mehmet Akifi okuyucuyla buluşturduk.
Farklı bir çalışma olduğuna inanıyorum. Ben beğendim ve mutlu oldum, inşallah okuyucuda aklına takılan konuları, içini bunaltan mevzuları, bizim penceremizden bakarak aydınlatabilir.

Ömer ASLAN: Kitap ne kadar basıldı ne kadarı satıldı?
Niyazi KOCADAĞ:
EMUSE Sevgi hamalı ilk etapta 2000 adet basıldı, genellikle yazarların ilk baskıları 1000 adettir. Ama ben 2000 ile başlamak istedim tabi kitapların hemen satılması mümkün değil, okuyucular alacaklar okuyacaklar, okuyanlar beğenenler okumayan okuyucular ile paylaşacaklar, bu şekilde kitaplar okunur.
Kitabım yeni çıktı, henüz satışa sunmadık, ama kitaptan birer tane elden ele dolaştırarak okuyucu gözünde nasıl gördüklerini ve olumlu veya olumsuz notları görmek istedim. Hamd olsun büyük bir çoğunlukla olumlu not aldım.
 İmza gününden sonra satışa birçok kitapevinde satışa sunulacak.  İşin doğrusu kitabım satılsın, diye bir telaşım yok, ben bu kitabı çocuklarıma bir miras olsun diye çıkarttım, beğenen alır ve okur, bir kişi bile okusa, okuduğu bir cümle kendisine rehber olsa, bu beni dünyanın en mutlu insanı yapar,
Ama illa satış rakamları önemli olacaksa, kitabım tüketileceğinden şüphem yok, çünkü ilk kitabımda ilgi görmüştü ve kısa süre içinde tükenmişti. Umarım EMUSEde içimden geldiği isimli kitabım kadar ilgi görür.
 Kitapçılarda satılan kitaplarımdan maddi bir beklentim olmadı. Çünkü satılan her bir kitap benim için çok büyük manevi yönü var.

Ömer ASLAN: Sayın Kocadağ Mesleğiniz olan Öğretmenliğin yanında, Sivil toplum anlayışına da sahip olduğunuz biliyoruz. Dernek başkanlığınız var, Tiyatro yazıp yönetiyorsunuz, Televizyon programı hazırlayıp, sunduğunuzu biliyoruz, bu kadar işin arasında kitap yazmaya nasıl vakit buldunuz?
Niyazi KOCADAĞ:
Herkes aynı soruyu soruyor, bu kadar işin arasında kitabı nasıl yazdın diye, aslında birçok nedeni var ama en önemlisi yazmak benim için bir aşk, planlı olmaya borçluyum başarımı, her işi vaktinde yapmaya ve bugünün işini yarına bırakmamaya çok özen gösteririm, düzenli çalıştığınız ve aldığınız sorumlulukları vaktinde yerine getirdiğiniz zaman sorun olmuyor, buna çok dikkat etmek gerekiyor.

Ömer ASLAN: Sayın Kocadağ sizin için hayatta önemli olan kavram nedir?
Niyazi KOCADAĞ:
Empati kesinlikle ve kesinlikle empati, empati kişinin kendisini karşısındaki insanın yerine koymasıdır. Hayatta benim için empati çok önemlidir. Yazılarımı yazarken de, meslek hayatımda da hep empati yapmaya özen gösteririm.
Bazen diyorlar hocam yazılarınız kısa oluyor, empati yapıyorum diyorum bende, okuyucu uzun yazıları okumuyor. Öğretmenlik hayatımda da öyle, sınıfı girdiğim zaman sınıfın bir sırasına da bir Niyazi Kocadağ oturtuyorum, sen öğrenci olsaydın, öğretmeninden nasıl bir ders anlatım tarzı isterdin diyorum ona göre ders anlatıyorum, o zaman başarı kendiliğinden geliyor zaten.

Ömer ASLAN: Yazarlık yapmak, kitap çıkartmak hayatınızı nasıl etkiledi?
Niyazi KOCADAĞ:
Yazı yazmak üzerimdeki sorumluluğu artırdı, kendimi toplumun fertlerine karşı daha fazla sorumlu hissediyorum, anlattığınız şeyleri yaşamak zorundasınız, ancak o zaman insanlara inandırıcı gelebilirsiniz. Davranışlarıma hal ve hareketlerime daha fazla dikkat ediyorum, çünkü insanlar sizi izliyorlar, ama önemli bir sorumluluk ve bu sorumluluğu taşımak beni gerçekten mutlu ediyor.

Ömer ASLAN: Kitap çıkartmak nasıl bir duygu?
Niyazi KOCADAĞ:
Olağanüstü mutlu oldum, kütüphanelerde insanlar sizin kitaplarınızı okuyor, evlerinin kitaplığında sizin kitaplarınız olacak, çocuklarıma önemli ve kalıcı bir miras bıraktığıma inanıyorum, benim çocuklarıma mal mülk bırakma gibi bir endişem yok, çocuklarıma kalıcı bir eser bırakabilirsem onlara değerli bir miras bırakmış olurum, buda beni mutlu eder.

Ömer ASLAN: Emuseye katkı sağlayan kimse oldu mu?
Niyazi KOCADAĞ:
Kitabıma çok değerli dostlarım katkı sağladı, Türkiyenin önemli yazarlarından ve kara kalem ustalarından, Kemal Siyahhan çok emek verdi.
Kapak karikatürü ve bazı düzenlemeler Kemal Siyahhanın emeği ile ortaya çıktı. Kitabın editörlüğünü yine Türkiyenin önemli yazarlarından aynı zamanda Ankara polis radyosu programcılarından Ayfer Tahancı yaptı.
Ve daha ismini sayamadığımın önemli dostların katkıları olmuştur. Tabi bu tarz katkılar kadar size cesaret veren güvenen bu kitabı mutlaka çıkartmalısın diyen insanların sayısı da az değil. Ben bunları da bir emek olarak kabul ediyorum.
Çünkü insanların sizlere cesaret verip yüreklendirmesi çok önemli, bu cesareti veren dostlarım ve okuyucularım olmamış olsaydı, belki ben bu kadar cesur davranamazdım.


 Ömer ASLAN: EMUSEnin en son sayfasında okuyucu yorumlarına yer vermişsiniz.
Niyazi KOCADAĞ:
EMUSEnin son sayfalarında ilk kitabımın tanıtımı ve okuyucu yorumları yer alıyor. İlk kitabımda beni duygulandıran, onurlandıran ve heyecanımı artıran okuyucu mektupları ve mesajları aldım. İstedim ki bu güzellikleri okuyucularla paylaşalım.
Onlardan bazıları şunlar; Okuyucum bana mektup göndermiş. Çok etkilendim. Bana gelen mektuplardan bazıları hocam ikinci kitabın ne zaman çıkacak? Niye diye sorarsan, birincisini bitirdim ikincisini bekliyorum. Okumaya başladığım hiçbir kitapta 3.cü sayfayı geçemedim. Ama bu kitabı bitirdim ve hayata bakış açım değişti diyor.
Bana gelen mesajlardan; Hocam kitabını akşam okudum ve bitirdim. Annenize ve babanıza yazdığınız yazıları annemde okudu ve annem ağladı. Yüreğinize sağlık.
Kitabınızı bitirdim ve çok keyif aldım. Herkesin bir şeyler alacağı zihindeki sorulara cevap bulacağı ruhunun derinliklerinden kuytu köşelere gizlenen incileri gün yüzüne çıkaracak çok özel bir eser. Daha nice eserlere imza atmanız ve yüreğinizden geçenleri kaleminizle bizlere aktarmanız dileği ile.
15 gün önce birini tanıdım bilgime bilgi tecrübeme tecrübe katan hayatımı değiştiren adam teşekkürler.
Saat 13:00 kitaba başladım 14:40 kitap bitti. İkinci kitap ne zaman?
Daha nice örnekler var.
Yine bir anımı anlatayım; geçen bir arkadaşla karşılaştık. Elinde yeni bir kitap hediye almış, bana vermek istedi. Sebebini sordum. Okumayacağım. Dedi. Demem o ki; her satılan kitap okunmuyor.

Ömer ASLAN: Medyanın size bakışı nasıl?
Niyazi KOCADAĞ:
Yerel medya gerçekten çok destek verdi, tüm yerel medyaya sizin şahsınızda teşekkür ediyorum, gerek ilk kitabımda, gerek EMUSEde gerek, diğer çalışmalarımda yerel medya hep yanımızda, zaten ben özel bir tv kanalında program yapıyorum. Ben inanıyorum ki yerel medya güzel işler yapmak isteyen herkesin yanında.

Ömer ASLAN: Son mesajınız nedir?
Niyazi KOCADAĞ:
Kısmet olursa 27 Kasım Cumartesi günü saat 15:00 ile 18:00 arası abide park alışveriş merkezinde imza günüm olacak, tüm okuyucularımı imza günüme davet ediyorum. Ayrıca her konuda bana destek veren değerli dostlarıma siz basın mensuplarına çok teşekkür ediyorum. İlgi gösteren herkese minnet borçluyum.
Ben bu desteği alkış olarak kabul ediyorum. Bu desteği bir mesaj olarak kabul diyorum ve mesajı aldım. Bu sorumluluğun bilincindeyim. Bu alkışla bu heyecanla yeni eserler hazırlayacağım. Her satılan bir kitap bir alkış demektir. Eğer kitabım bu kadar okunmasaydı bugün böyle heyecanlı olmazdım. Şanlıurfalılar bana sahip çıktı çok çok teşekkür ediyorum.
 
Ömer ASLAN: Bize ayırdığın zaman için çok teşekkür ediyorum.
Niyazi KOCADAĞ:
Bana bu fırsatı verdiğin için ben çok teşekkür ediyor, Sizin şahsınızda www.balikligol.com site çalışanlarına başarılar diliyorum.

 
23 Kasım 2010 Salı 18:22
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Peşmerge Rihayêra Derbas BuTaraftarlar PASSOLİG’e koştuŞanlıurfaspor kulübü alt yapı’da değişime gittiKARAKÖPRÜ BELEDİYESPOR 1 PUANLA DÖNDÜGüneş, taraftara uyarılarda bulunduXelfetîyê Çê Dibê?Galatasaray'ın 35. Başkanı Duygun Yarsuvat seçildiEtyen Mahçupyan Başbakan Davutoğlu'nun danışmanı olduEyyübiye belediyesi Turkuaz masa ile sorunları anında çözecek VİDEOHayırlı işler programında ŞUTİM ve Kobani konuşuldu VİDEO  5 belirti ile migreni tanıyınPTT 1. Lig'de 7. haftanın hakemleri açıklandı
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:16
  • Güneş05:55
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:15
  • Akşam19:01
  • Yatsı20:28
 
Anket
2014 - 2015 sezonu için Şanlıurfaspor iyi takım kurabilir mi?
Evet
Hayır
Fikrim yok
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Osmanlıspor FK
7
5
2
0
2
Antalyaspor
7
4
3
0
3
Albimo Alanyaspor
7
4
2
1
4
Kayserispor
7
4
2
1
5
Şanlıurfaspor
7
4
2
1
6
Adana Demirspor
7
3
2
2
7
Karşıyaka
7
3
2
2
8
Elazığspor
7
2
3
2
9
Adanaspor
7
2
3
2
10
Boluspor
7
2
2
3
11
Denizlispor
7
1
5
1
12
Samsunspor
7
1
4
2
13
Bucaspor
7
1
3
3
14
Altınordu
7
0
5
2
15
Giresunspor
7
0
4
3
16
Gaziantep BŞB
7
0
4
3
17
Orduspor
7
1
1
5
18
Manisaspor
7
1
1
5
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1512 - Tavan resimleri Michelangelo tarafından dört yılda yapılan Sistine Şapeli ilk kez halka gösterildi.
1604 - Shakespeare'in Othello adlı eseri ilk kez Londra'da oynandı.
1755 - -Portekizin başkenti olan Lizbonda çok şiddetli bir deprem oldu.O deprem bir tusunami oluşturdu 90.000 kişi öldü
1896 - National Geographic dergisi, ilk defa bir kadının çıplak göğüslerinin göründüğü bir fotoğraf yayımladı.
1897 - İtalyan Profesyonel Futbol Takımı Juventus F.C Kuruldu
1912 - İzmir'in ilk kulübü Karşıyaka Muaresei Bedeniye Kulübü,yani bugünkü adıyla Karşıyaka Spor Kulübü kuruldu.
1920 - Yunanistan'da Venizelos kabinesi düştü.
1922 - 623 yıl süren Osmanlı Saltanatı, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla sona erdi.
1922 - Son Osmanlı padişahı VI. Mehmet tahtını terketti.
1925 - İran'da Rıza Han Pehlevi, Kaçar Hanedanı'na son verdi.
1927 - Gazi Mustafa Kemal 2. kez Cumhurbaşkanlığı'na seçildi.
1928 - Latin Alfabesine geçiş Harf Devrimi Arapça sayılar ve harfler kaldırıldı, latin harflerinden oluşan yeni Türk Abecesi kabul edildi.
1934 - Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa, "Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikîde değişikliği kavrayabilmesidir. Bugün dinletilmeye yeltenilen musikî yüz ağartacak değerden çok uzaktır" dedi.
1939 - Suni döllenme yoluyla dünyaya gelen ilk tavşan basına tanıtıldı.
1954 - Cezayir Ulusal Kuruluş Cephesi kuruldu. Cezayir'de bağımsızlık savaşı başladı.
1955 - ABD havayolu şirketine ait DC-6 tipi bir yolcu uçağı Colorado yakınlarında infilak etti: 44 kişi öldü.
1956 - Macaristan Varşova Paktı'ndan çekildiğini açıkladı. Başbakan Imre Nagy Macaristan'ın tarafsız bir devlet olarak tanınmasını istedi.
1959 - Kongo'da beyaz karşıtı ayaklanmalar sonrası milliyetçi lider Patrice Lumumba tutuklandı.
1961 - Sovyetler Birliği Komünist Partisi 25. Kongresi'nde, geçmişteki hataları nedeniyle suçlanan Josef Stalin'in naaşı Moskova Kızıl Meydan'daki mozoleden çıkarıldı.
1962 - Sovyetler, Mars'a ilk roketi fırlattı.
1967 - Rum polisi, Kıbrıs Türk toplumu liderlerinden Rauf Denktaş'ı adaya gizlice girerken yakaladı ve tutukladı.
1968 - Aydınlık Sosyalist Dergi yayımlanmaya başladı.
1970 - Fransa'da bir dans salonunda çıkan yangın 144 gencin ölümüne yol açtı.
1971 - Hindistan'da kasırga; 5 bin kişi öldü, 1500 kişi evsiz kaldı.
1982 - Ataol Behramoğlu, Asya -Afrika Yazarlar Birliği'nin Lotus Edebiyat Ödülü'nü kazandı.
1983 - 2937 sayılı "Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilâtı Kanunu" çıkarıldı.
1990 - Halkın Emek Partisi (HEP) milletvekilleri Mehmet Ali Eren ve Mahmut Alınak, Kürtçe konuşma ve yazmanın serbest bırakılmasını istediler.
1993 - Cumhuriyet tarihinin ilk Din Şûrası toplandı. Başbakan Tansu Çiller toplantıda başını örterek ayet okudu.
1993 - Maastricht Antlaşması yürürlüğe girdi; Avrupa Birliği resmen kurulmuş oldu.
1996 - NTV Televizyonu kuruldu.
1998 - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kuruldu.
1999 - Türkiye İşçi Partili 7 gencin katledilmesi sanıklarından Ünal Osmanağaoğlu ve Bünyamin Adanalı 7'şer kez idam cezasına çarptırıldı. Aynı davada, Haluk Kırcı da 7 kez idam cezası almıştı.
2001 - Çin'in Ukrayna'dan satın aldığı Varyag gemisi İstanbul boğazından geçti.
2007 - Birleşmiş Milletler'in Genel Kurul toplantısında alınan bir kararla, 2008 yılında başlamak üzere, tüm dünyada otizm konusunda farkındalık yaratmak ve sorunlara çözüm bulmak amacıyla, her yıl 2 Nisan tarihi Dünya Otizm Günü olarak kabul edildi.
2008 - TRT Çocuk yayına başladı.
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Basın ve Yayın Haber Siteleri
Page Ranking Tool
Balikligol Kom üzerinde
Gazeteler'