Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Başbakan Erdoğan'a anayasa tuzağı...

Başbakan Erdoğan'a anayasa tuzağı...

Giriş Tarihi: 20 Aralık 2010 Pazartesi 10:10
Başbakan Erdoğan'a anayasa tuzağı...

Başbakan Erdoğan’a anayasa tuzağı...

 

Haber vaktim den Engin Kaşdaşın yazısı...

Önemli bir eşikten geçtiğimiz gerçeğini kimse göz ardı edemez. Türkiye’nin siyasi, sosyal ve ekonomik kaderini yönlendiren gelişmeler kimi zaman baş döndürücü olabiliyor.
Deniz Baykal’ın, müstehcen bir video kaydı ile liderliğinin sona ermesi, Saadet Partisi’nin “tarih tekerrürden ibaret” dedirtecek bir şekilde yeni bir oluşuma yol açacak şekilde bölünmesi, siyasi literatüre “çarkçı” olarak geçen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, statükonun en büyük savunucusu konumundaki CHP’de radikal değişikliklere gitmesi ve bu konuda yaşanan sancılar, 28 Şubat kalıntılarının temizlenmesi için verilen çabalar, Ergenekon ve benzeri davalarla başlayan “bağırsak temizleme” herakatı, İsrail ile ilişkilerde Türkiye’yi Ortadoğu’nun en gözde ülkesi haline getiren gelişmeler, Mavi Marmara katliamı ve sonrasında dünya kamuoyunda oluşan hava, ekonomide yaşanan dalgalanmalar, Kürt sorunu ve BDP’nin ülkeyi kaosa sürükleyerek “dağlarda” ulaşamadıkları emellerini masa başında elde etme çabaları, temel hak ve özgürlükler konusunda atılan adımlar ve en önemlisi eğitim sistemindeki radikal gelişmeler…
Son bir gelişme eklemek gerekirse, son haftalarda bazı üniversiteleri adeta savaş alanına çeviren “yumurta”lı, “taş”lı, “sopa”lı, “pankart”lı eylemlerin malum çevrelerce masum gösterilerek mevcut iktidara yönelik “diktatör” kampanyaları…

Her birinin kendine has ağırlığı altında Türkiye gemisi yol almaya çalışırken, kulağımıza önümüzdeki seçim ve sonrasında geleceğimizi yakından ilgilendiren bir ayrıntı fısıldandı.

Türkiye’nin en çok sancısını çektiği konuların başında darbe anayasaları geliyor. Bunların sonuncusu olan 12 Eylül darbe anayasası, defalarca irili ufaklı değişikliklere uğramasına rağmen, siyasal, sosyal ve ekonomik yaşamın rahatlamasını sağlayamadığı gibi, yeni yeni sancıların da beşiği oldu.

Her anayasa değişikliğinde, Türkiye krizin eşiğine getiriliyor.

Darbe anayasasının yarattığı “dokunulmazlar” sınıfı, saltanatlarını yitirmemek için her seferinde ülkeyi kaosu sürüklemekten geri durmuyorlar.

12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen referandum, sonuçları açısından gerçekten büyük önem arz ediyor.
Bu yüzdendir ki, siyasi tablo, şimdiye kadar hiç aşina olmadığımız şekillere giriyor.

Küskünlere uzatılan zeytin dalları, eski ve yenilerin ilginç buluşmaları, siyasetin “kartlaşmış” bazı isimleri üzerinden yapılan planlar, ilginç senaryolar, ittifak söylentileri vesaire…

Benim paylaşacağım konu ise, önümüzdeki seçim döneminden çok, seçim sonrasını ve Türkiye’nin belki de onlarca yılını yakından ilgilendiren bir mesele…

Malum, seçim yaklaştıkça, iktidar partisi başta olmak üzere siyasi parti liderleri Türkiye’nin dört bir tarafını dolaşıp hem seçmenlerin nabzını yokluyor, hem de parti içinde bir kamuoyu yoklaması ile önümüzdeki dönemde hangi isimlerle yola devam edeceklerinin muhasebesini yapıyor.

Haliyle teşkilatlar da boş durmuyor. Genel merkeze yönelik ciddi bir propaganda ile gücünü göstermek için elinden gelen gayreti gösteriyor. Bunlar zaten bugüne kadar olan ve olması gereken durumlar.

Başbakan Erdoğan’ın da, Türkiye’nin farklı bölgelerinde ve değişik illerinde katıldığı programlar, açılışlar oluyor.
Başbakan’ın bu ziyaretlerinde dikkatlerden kaçmayan önemli bir ayrıntı var ki, duyduğumda gerçekten hayrete düştüm.

Bazı illerde Başbakan Erdoğan’la tanıştırılan isimlerden söz ediliyor.

“Bunda ne var?” diyebilir herkes…

Ancak anormal olan birilerinin Sayın Erdoğan’la tanıştırılması değil, tanıştırılan çok sayıda ismin geçmişleri…
Özellikle temel hak ve özgürlükler noktasında, hele hele başörtüsüne özgürlük noktasında geçmişi ciddi anlamda sabıkalı bazı isimlerin Başbakan Erdoğan’la tanıştırıldığını, bu isimlerin önümüzdeki seçimlerde aday olmaları için kulis çalışmalarının yapıldığını öğrendim.

Bunlardan bir tanesi Başbakan Erdoğan’la Elazığ gezisi sırasında tanıştırıldı. Diğer bazı isimler gibi bu ismi de tanıyorum. Özellikle Sayın Erdoğan’ı etkilemek için arkasında güçlü bir kamuoyu desteği bulunduğu ileri sürüldü ve parti vitrini açısından büyük bir kazanım olacağı aktarıldı. Ancak, “partiye büyük katkıları olacak” denilen şahsın geçmişinin çok da temiz olmadığını ve AK Parti’nin geleceğinden çok milletin geleceği açısından büyük risk taşıdığını belirtmeliyim.

“Peki bu isimlerin partiye girmesinde ne gibi bir sakınca var? Başbakan Erdoğan’la tanıştırılan isimlerin bazıları aday olsa ve seçilse bunun kime zararı var?”

Akıllara bu sorular takılıyor değil mi?

Bence bu sorular ve cevaplarından çok “Tuzak bunun neresinde?” sorusu daha önemli.

Zira Türkiye yeni ve sivil bir anayasa yapacaksa, bazen tek bir milletvekilinin bile çok büyük önem arz ettiğini yakın geçmişte hep birlikte yaşadık ve gördük.

AK Partinin önümüzdeki seçim döneminde en büyük vaadinin yeni ve sivil bir anayasa olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda...

Anlayan anladı ne demek istediğimi…

İyi haftalar efendim…

 

Engin Kaşdaş
enginim21@gmail.com

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com