Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Dünya Başbakan Binali Yıldırım'dan Flaş Suriye Açıklaması

Başbakan Binali Yıldırım'dan Flaş Suriye Açıklaması

Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen Bakanlar Kuruluna verilen arada, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Giriş Tarihi: 23 Ağustos 2016 Salı 08:58
Başbakan Binali Yıldırım'dan Flaş Suriye Açıklaması

Başbakan Yıldırım, “Bazı gayretler var, Türkiye'nin güneyinde bir Kürt oluşumu meydana getirmek, başka bölgelerde de başka oluşumlar meydana gelmesine zemin hazırlamak. Bu asla Türkiye olarak bizim kabul edebileceğimiz bir şey değildir.” dedi.

Gaziantep'teki terör saldırısında yaşamını kaybeden vatandaşlar için üzüntüsünü ifade ederek sözlerine başlayan Yıldırım, bir kez daha terörü lanetlediklerini vurguladı.

Başbakan Yıldırım, “Bu terör saldırısında, çocuğu çocuk olan, 29 çocuk, neyin ne olduğunu bilmeyen, daha hayatının baharına gelmemiş çocukları, çocukları kullanarak katleden alçak terör örgütlerini en ağır kelimelerle lanetliyoruz. Vatandaşlarımızın acılarını paylaşıyoruz. Milletimizin acısını paylaşıyoruz.” diye konuştu.

“Suriye'nin toprak bütünlüğü korunmalı”

Suriye'de akan kanın durdurulması için bütün tarafların aklı selimle bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:

“Bu bağlamda burada taraflar var. Taraflar kim? Rejim, diğer taraf kim, Suriye muhalifleri, rejimle mücadele eden muhalifler. Bir de terör grupları DAEŞ, PYD, YPG gibi. Diğer taraftan da kim var? Koalisyon güçleri var ve rejimin davet ettiği Rusya var. Dolayısıyla bütün bu tarafların, İran ve Suudi Arabistan’ı da buna dahil edebiliriz, bütün bu tarafların, aklı selimle bir araya gelmesi, akan kanın durdurulması, tekrar bütün Suriyelilerin temsil edileceği bir yönetim şeklinin oluşturulması esastır.”

Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin, Suriye'de toprak bütünlüğünün muhafaza edilmesi konusunda çok net bir duruş ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye'nin Suriye’nin bölünmemesi, herhangi etnik gruba avantaj sağlayacak yeni yapılaşmamaya izin verilmemesi yönünde net bir tavır aldığını vurguladı. Yıldırım, şunları kaydetti:

“Suriye’nin güneyinde Kürt oluşumunu asla kabul etmeyiz”

“Görüyoruz ki bazı gayretler var, Türkiye'nin güneyinde bir Kürt oluşumu meydana getirmek, başka bölgelerde de başka oluşumlar meydana gelmesine zemin hazırlamak. Bu asla Türkiye olarak bizim kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Esasen Suriyelilerin de kabul edebileceği bir şey değil. Suriye'nin torak bütünlüğü korunmalı, etnik temele dayalı olmayan bütün grupların içinde yer aldığı, kucaklayıcı, kapsayıcı bir yönetimin oluşturulması ve böylece husumetlerin ortadan kaldırılması, bu esastan hareketle, komşu ülke olarak Türkiye, yine yakından ilgili İran başta olmak üzere Rusya, Amerika, hatta bazı Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan’ın da rol alacağı bir modelle artık daha fazla zaman kaybetmeden Suriye’de yeni bir sayfanın açılması hayati öneme sahip.

Irak'ta taraflarla yakın iş birliği içinde daha istikrarlı ve merkezi yönetimin bütün ülkede söz sahibi olacağı bir durumun sağlanması için Türkiye olarak gereken katkıyı vermeye devam edeceklerini belirten Yıldırım, Rusya ve İsrail ile bu çerçevede her alanda ilişkilerin geliştirilmesinin memnuniyet verici olduğunu, kaybedilen zamanın süratle kazanılmaya çalışıldığını belirtti.

“Filistinlilerin haklı davalarında birlikteyiz”

Yıldırım, son zamanlarda İsrail'in Gazze bölgesine karşı giriştiği hava saldırısını hatırlatarak, “Sivillere yönelik bu saldırıların onaylanmadığını açık bir dille ifade etmek isteriz. Bizim İsrail ile ilişkilerimizin normalleştirilmesi Filistinlilerin haklı davalarına karşı duruşumuzu, onlarla birlikte hareket etmemizi asla engellemez, durdurmaz.” diye konuştu.

Bakanlar Kurulunda çok önemli bir konuyu da ele aldıklarını ifade eden Yıldırım, “Çukur siyasetinin başladığı şehir ve ilçeleri işgal girişiminden sonra güvenlik güçlerimizin yaptığı operasyonlarla beraber bölgenin imar edilmesi, yeniden burada hayatın süratle normalleşmesi, bölgeye olan yatırımların, projelerin hızlı bir şekilde gelmesi anlamında uzun bir zamandan beri devam eden Doğu ve Güneydoğu'ya yönelik yatırım, teşvik ve destek projelerini nihayet tamamladık.” dedi.

Bunlarla ilgili detaylı açıklamanın bugün yapılmayacağını dile getiren Yıldırım, önümüzdeki günlerde bölge illerine gideceğini, gençlerle, kadınlarla, vatandaşlarla beraber olup, bu açıklamları orada yapacaklarını bildirdi.

Yıldırım, özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye'de hayatın süratle normale döndürülmesi ve ekonomi ile ilgili konuların hiç gecikmeye mahal vermeden çözümlenmesine önem verdiklerini vurguladı.

Başbakan Yıldırım, yerine göre farklı alanlarda yapılacak yatırımlarla terörün bıraktığı izlerin silineceğini ve böylece bölgede terörün istismarının sona erdirileceğini dile getirdi.

Bölge insanının, Kürt vatandaşların PKK’dan asla bir beklentisinin olmadığına dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti:

“Terör örgütü ancak kan, gözyaşı, ızdırap veriyor ve bu ızdırabı bölge insanı artık yaşamak istemiyor. PKK terör örgütü veya onun etkisinden kendini kurtaramayan siyasi uzantıları asla ve asla bölge insanının hiçbir sorununa çözüm üretemedikleri gibi bölge insanının bugün en büyük sorunu haline geldiler. Oradaki vatandaşlarımız 'Bizi bunlardan kurtarın' diyor. Biz de Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak bu sorumluluğu yerine getirmek için bir yandan güvenlik esasına dayalı yurt içinde huzuru, güveni sağlayacak tedbirleri süratle almak... Bir yandan da güneydeki sınırlarımızdan olabilecek sızmaları önleyecek fiziki tedbirleri alıyoruz. Bu tedbirleri de artırarak devam ediyoruz.”

“Birlik, kardeşlik ve uzlaşma ortamını devam ettireceğiz”

Türkiye'nin önünde güzel günler olduğunu belirten Yıldırım, “Sağlanan birlik, kardeşlik ve uzlaşma ortamını devam ettirmek için iktidar partisi sorumluluğunu bilerek daha dikkatli davranacağız. Ülkenin ana meselelerinde muhalefet-iktidar ayrımı yapmayacağız. Bütün konularımızı konuşarak, görüşerek ve uzlaşarak çözmenin gayreti içerisinde olacağız. Milletimiz ayrışma istemiyor, milletimiz birleşme, kaynaşma istiyor. Ayrışmanın moral değerlerimizi ne kadar olumsuz etkilediğini geçmişte gördük.” ifadelerini kullandı.

Anayasa çalışması

Bu kapsamda bugüne kadar yaklaşık 8-10 görüşme yapıldığına dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:

“Bazı önemli hususlarda görüş birliğinin sağlandığını da görüyoruz. Bu da memnuniyet verici. Zannediyorum, önümüzdeki 5-10 gün içinde bu çalışma bir noktaya gelecek ve bütün bunlar genel başkanlara sunulacak. Biz de bir kez daha gözden geçirerek, mutabık olduğumuz, anlaştığımız maddeleri Meclis'e getirerek, Meclis'te oylamak suretiyle kısmi de olsa bir değişikliği, milletin ihtiyacı olan ve artık vesayet döneminden kalan maddeleri değiştirmiş olacağız. Böylece tam anlamıyla kapsamlı bir anayasa olmasa bile yeni anayasaya giden yolda önemli bir adımı anlaşarak, uzlaşarak yapabilmeyi başaracağız.”

Gaziantep'teki saldırı

Açıklamalarının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Yıldırım, Gaziantep'teki terör saldırısına yönelik istihbarat zaafiyeti olup olmadığı sorusuna, “Tabii, terör örgütü yapılan operasyonlarla ciddi anlamda sıkıntı içerisine düştüğü için bu gibi acımasız, hunhar faaliyetlerini artırmış gözüküyor. Bu anlamda çok ciddi tedbirler alınmasına rağmen diyelim ki 100 tane ihbarı değerlendirip gereğini yapıyorsunuz ama bir tanesi kaçıyor. O, olay oluyor. Önledikleriniz gündem olmuyor, tabiatıyla olması da gerekmiyor ama gerçekleşen hakikaten sonuçları ağır oluyor. Bütün bunlara rağmen istihbarat ve güvenlik birimlerimiz büyük bir gayretle çalışıyor. Benzeri olayların yaşanmaması için olağanüstü gayret bir gösteriyorlar.” karşılığını verdi.

Başbakan Yıldırım, “Gaziantep saldırısını gerçekleştiren saldırganın yaşı ve uyruğu belirlendi mi? Patlattı mı, patlatıldı mı? Bununla ilgili son gelişme nedir?” sorusunu ise şöyle cevapladı:

“Bu saldırıyla ilgili tabii çok şiddetli bir patlama, henüz faile ilişkin bir ipucu bulunabilmiş değil. Bu, sadece bir tahmin, görgü tanıklarının anlattıklarından ortaya çıkan bir tahmindir. Yoksa saldırıyı kimin yaptığı, hangi örgüt adına yapıldığı konusunda etken kanaatler maalesef doğru değildir ve toplumu doğru bilgilendirme adına tabii ki onaylanacak bir durumda değildir. Henüz kimin yaptığı, çocuk mudur, büyük müdür... Öyle bir rivayet var. Güvenlik kuvvetlerimiz ona yoğunlaşıyor. Onunla ilgili ipuçları bulmaya çalışıyor ve elde edilenlerle olayın arkasında kimler var, onlar da ortaya çıkarılacak. Bunda hiç şüphe yok. Geçmiş olaylarda yapılan titiz çalışmalar sonucu, hangi örgütle nasıl bağlantılar olduğu ortaya çıkmıştı. Bu sefer de çıkacaktı. Bundan hiçbir tereddütüm yok.”

Suriye sınırında yaşanan gelişmeler

PKK'nın Suriye kolu PYD ve YPG'nin sınırda Kürt koridoru oluşturduğu hatırlatılarak, “Bu konuda bakışınız nedir? Bugünkü liderler zirvesinde bu konu gündeme geldi mi?” sorusu üzerine Yıldırım, şunları kaydetti:

“Bu konu gündeme geldi. Bu konuda eldeki en son bilgileri parti başkanlarıyla paylaştım. Bu konudaki tutumumuz da çok açık. Biz, Türkiye olarak Suriye'nin toprak bütünlüğünü çok önemsiyoruz. Sadece biz önemsemiyoruz İran ve diğer ülkeler de önemsiyor. Orada ayrı ayrı devletçiklerin oluşturulmaya çalışılması veya böyle bir düşüncenin var olması, Suriye'nin bu halinin daha onlarca yıl devam etmesi anlamına geliyor. Bu da zaten büyük bir tahribat yaşayan ülkenin bir daha belini doğrultamaması anlamına da gelir.

Sisi’nin Türkiye’ye ilişkin açıklamaları

Mısır'da darbeyle Cumhurbaşkanlığa getirilen Sisi'nin Türkiye ile düşmanlık durumunun söz konusu olmadığına yönelik açıklaması hatırlatılarak, Mısır ile ilişkilerin normalleşmesinin beklenip beklenmeyeceğinin sorulması üzerine Başbakan Yıldırım, “Akdeniz ve Karadeniz'i kullanan ülkeler olarak dostluklarımızı artırmamız lazım, düşmanlıkları azaltmamız lazım. Buna Rusya da İsrail de diğer ülkeler de dahil.” diye konuştu.

Akdeniz'i çevreleyen 23, Karadeniz'i çevreleyen 8-10 ülke olduğunu ifade eden Yıldırım, “Buralarda potansiyelimiz çok fazla, düşmanlıklar yerine dostluklar hem ülkelerimizin hem de ülkelerimizin halklarının geleceği için çok önemli.” açıklamasında bulundu.

“Mısır'dan yapılan sağduyulu açıklamalar güzel, bunun devamını getirmek lazım.” diyen Başbakan Yıldırım, Mısır ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu ölçünün belli olduğunu vurguladı.

Mısır'da halkın iradesinin göz ardı edilmemesi ve halkın iradesiyle iş başına gelecek bir yönetimin sağlanması gerektiğini dile getiren Yıldırım, şunları söyledi:

“Bir darbe olmuştur, darbe sonrası yönetim el değiştirmiştir. Aynı şeyi Türkiye'de denediler, başaramadılar, Mısır'da başardılar. Türkiye'de başarılamaması, bazı dostlarımızı şaşkınlığa uğratsa bile bir kez daha onlar Türk milletinin nasıl bir millet olduğunu görmüş oldu. Dolayısıyla biz Mısır ile ilişkileri geliştirmekten yanayız. Mısır, kültürü, değerleri bizimle çok yakın olan bir ülkedir, halklarımız kardeştir. Yönetimde yaşanan anlaşmazlıklar halklarımıza mağduriyet olarak yansıtılmamalıdır. Dolayısıyla en azından ekonomik alanda, bir siyasi alandaki normalleşme zaman alsa bile ekonomik alanda, turizm, tarım, kültür vesaire gibi alanlarda ilişkilerimizi süratle geliştirebiliriz, buna her iki ülkenin de ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.”

Aynı gazetecinin, Rusya tarafından Suriye'ye yönelik Türkiye ve İran'ın da bulunacağı üçlü bir koalisyon oluşturulabileceğine yönelik açıklama yapıldığını hatırlatarak, buna ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine Başbakan Yıldırım, “Zaten Suriye konusunda Rusya işin içindedir. Dolayısıyla Rusya'nın çözümde Türkiye, İran ile birlikte hareket etmesi doğaldır ve bu da değerlendirilmesi gereken bir husustur.” cevabını verdi.

FETÖ mensubu savcıların yaptığı soruşturmaların yeniden ele alınmasına yönelik CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sabahki toplantıda önerisi olup olmadığı ve bu konuda adım atılıp atılmayacağının sorulduğu Yıldırım, “Balyoz ve Ergenekon davasında hukukun zorlandığı ve burada verilen kararların tekrar gözden geçirilmesi gerektiği yönünde bir düşüncesi var. Bu, zaten yapılıyor. Bu davalar yeniden görülüyor ve birçoğu da müebbet almış sanıklar, beraat ediyor. Sayın Kılıçdaroğlu'nun söylediği bunların itibarının iade edilmesi, zaten davayı kazanınca bu otomatikman gerçekleşmiş oluyor. Ayrıca, mağdurlar dava da açabiliyor, o yargılamadaki mağduriyetlerinin giderilmesi bakımından.” ifadelerini kullandı. (İLKHA)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Diyanet, ”Halep’te İnsanlık Ölmesin” deyince...

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com