Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Siyaset Bakan Çelik'ten AK Partililere çok sert sözler!

Bakan Çelik'ten AK Partililere çok sert sözler!

Bursa AK Parti'de son günlerde İl Başkanlığı konusunda yaşanan rahatsızlık had safhaya ulaştı. Konuyla ilgili son çıkışta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'ten geldi.

Giriş Tarihi: 2 Nisan 2012 Pazartesi 21:08
Bakan Çelik'ten AK Partililere çok sert sözler!
Bursa AK Parti'de son günlerde İl Başkanlığı konusunda yaşanan rahatsızlık had safhaya ulaştı. Konuyla ilgili son çıkışta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'ten geldi. Bakan Çelik,  Bülent Arınç'ın da desteklediği Bursa İl Başkanı Sedat Yalçın ile ilgili çok sert sözler söyledi. Konuyla ilgili olarak Bursa'da yayın yapan Şehir gazetesine röportaj veren Bakan Çelik, gazete muhabiri Pınar Yeniyiğit'in  "Sayın Bakan gelinen noktada Genel Merkez ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın da desteğini alan Sedat Yalçın’a ‘birlik bütünlük adına’ destek vermeyi düşünür müsünüz, Bursa’ya  bu yönde bir mesaj verir mi?" şeklindeki sorusuna "Neden ? Bursa’ya neden mesaj vereyim ki? Ben çok açık konuşuyorum. Yalancılar, iftiracılar, iki yüzlüler bu partiden dışlanmalı. Sayıları da çok azdır. Kim ikiyüzlülük yapıyorsa, kim kimin kuyusunu kazıyorsa, kim kiminle yüzleşemiyorsa; bak bu cümle önemli;kimin kiminle yüzleşecek hali yoksa, bu partide yer almamalı. AK Partili bunlar. Partinin Adı AK Parti. Yüzleşiyorlarsa ama problem yok. Oturur konuşuruz, çözülmeyecek mesele yok." cevabını verdi. İşte Bursa'da yayın yapan Şehir Gazetesi'nin Bakan Çelik'le yaptığı o röportaj: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e ‘Benim Şehrim’ dediği Bursa’da özellikle son dönemde hakkında söylenenleri net sorularla sorduk; apaçık, gündem oluşturacak, hafızalardan uzun süre silinmeyecek cevaplar aldık… ŞEHİR Gazetesi’ne adeta içini döken Bakan Çelik;  Şanlıurfa milletvekilliği süreci başladığı günden bu yana kentte çeşitli mahfillerde konuşulan her şeye ,tarihe not düşecek  nitelikteki açıklamalarla yanıt verdi. “Parti tüzüğünüz gereği 3 dönem milletvekilliği sınırlaması gelecek dönem sizi de kapsıyor ? Bazı bakanların bu  bağlamda büyükşehir belediye başkanı olabilecekleri yorumları yapılıyor. Peki  konuşulduğu gibi Bursa’ya Büyükşehir Belediye Başkanlığınız söz konusu mu?”  konulu sorumuza,  ‘Kim öle Kim kala. Gün gelir, neler olur, neler ’biter cümleleriyle başlayan geniş açıklamalı uzun bir mesajla yanıt veren Faruk Çelik, röportajımız boyunca birçok kez ‘Ben Urfa Milletvekiliyim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanıyım. Beni Bursa’da rakip olarak görmesinler’ vurgusunu yaptı. İşte Bakan Faruk Çelik’ten, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç patronajındaki Bursa siyaseti ile ilgili değerlendirmeler, yıldızının barışmadığı bilinen Sedat Yalçın’ın adaylığına ilişkin görüşler ve diğer aday Şevket Orhan’ı destekleyip desteklemediğini ortaya koyan söylemler … - Bakanlığınızın en önemli gündem maddesi İntibak Yasası sayesinde geçmişte mağdur olan çok sayıda emekli  daha iyi imkanlara kavuşacak. Yasa dışında kalan, emekli maaşını asgari ücret ile alanların durumu ile ilgili bir çalışmanız var mı? Bu kapsamdakiler ile ilgili bir müjdeniz olacak mı yakın gelecekte? -  İntibak Yasası asgari ücretle alakalı değil.  Yasa sistem içerisindeki olumsuzları, mevcut sistemde gerçekleşen oynamaları düzenlemeye dönük bir yasa idi.2000 öncesindeki emeklileri ilgilendiriyor. Özellikle 2000 öncesindeki SSK emeklileri arasındaki eşitsizliği düzenlemeye dönük bir düzenlemeydi. Hak sahipleri ile birlikte yaklaşık iki milyon emekliyi ilgilendiriyor. Yönetimlerdeki eksiklikler ve düzensizlikler nedeniyle emeklilerin maaşlarında oluşan dengesizlikleri gidermeye dönük bir çalışmaydı İntibak Yasası. Bugün ile ilgisi yoktur. 2OOO öncesi SSK emeklilerinin maaşlarını kapsıyor. Söz konusu emeklilerin maaşlarını 2008’e taşımaya dönük bir yasadır. Yasa bu şekilde meclise sunuldu. Kabul edildi. Cumhurbaşkanı da onayladı. İntibak kapsamındakilerin  Ocak 2013 maaşlarına  yasa ile ilgili değişiklikler olumlu bir şekilde yansıyacaktır. Tabii Sn. Bakan, İntibak Yasası 2000 öncesi emeklileri ilgilendirse dahi emekli maaşları ile ilgili yasa dışında kalan düşük ücretlilerde de bir beklenti oluşturdu.. Bu konu çok konuşuldu. Emekli Derneklerimiz ile de değerlendirmeler yaptık. Gelinen nokta adaletsizliklerin olduğu yerlerin giderilmesidir. Adaletsizlik oluşturan noktaları da milimetrik olarak tespit ettik. Ve bu milimetrik alanlarla ilgili de ciddi çalışmalar yaptık. Biz bu arada İntibak Yasası’nı özellikle emeklilere zam yapmak için çıkarmadık. Bu yasanın amacı eşitsizlikleri ve haksızlıkları gidermektir. Yıl boyunca aldıkları maaş ödemeleri sonucunda bankaların memurlara tanıdığı Türkiye genelinde yaklaşık 1 trilyon lirayı bulan birikmiş promosyon ödemelerinde SGK ile ilgili sorun olduğu kamuoyuna yansıdı. Bu konu ile ilgili birinci ağızdan değerlendirirseniz, bakanlığınızın gözlemlediği bir gündem maddesi. Yanıtınız hangi önemli başlıkları içerir?  SGK bir yönüyle özerk bir kurum. Ve bu kurumda kararlar yönetimde alınır. Bahsedilen konu da 2007 yılını Sn. Murat Başeskioğlu’nun dönemindeki bir promosyon olayını kapsıyor. Bu promosyon efendim nerede kullanıldı? ‘İç çekişmelerden kaynaklı görevden alınma -atanma ve yaşadıkları sorunları kendi aralarında bir husumete dönüştürmüş eski memurlar’, gibi bir olay olarak değerlendiriyorum konuyu. Yaptığım yazılı açıklamada da belirttim; Bakanlığın konuyla direkt bir ilgisi yok. Ancak Bakanlığa bu konuda bir şey söylüyorsanız eğer, bize gelen tüm belge bilgileri soruşturuyoruz. Gelecek olan yeni bilgi belgeler de olursa Teftiş’e veririz. Bir haber ortaya atılıyor. Bilgi belge yok. Varsa bir belgen getirsin, gereken araştırma yapılır. Sn. Bakan; Memur. Net’te özellikle incelediğim için birkaç belgenin sitede yer aldığını gözlemledim. Vakıf Bank ile o dönemdeki  sözleşme ve bu sözleşme sonrasındaki harcamalara dönük faturalar Vakıfbank’ın ödeme yaptığını gösteriyor. Konu böyle ise getirsinler biz araştırırız. Sn. Ömer Dinçer bu soruların cevaplarını vermiş o dönemde. Kayıtlarımızda olan promosyon ile ilgili ne varsa bunları şeffaf açık bir şekilde bir problem yok değerlendiririz. Ama kayıt dışı bir durum varsa eğer bize gönderin diyorum. Ama Sn Bakan o dönemin Bakanları cevap vermişler. Hükümetin sendikalaşmayı teşvik ettiğini biliyoruz. Bu konuda KONULAŞ Bursa’daki belediyeye bağlı sarı otobüslerin taşeron firması olarak biliniyor. Bu firmadaki bir kısım işçi; Hak İş’e bağlı Hizmet İş Sendikasında örgütlendiler. (yüzde 50+1’i bularak)  Ancak bu gelişmenin akabinde sendikanın başında olan birkaç işçiye BURULAŞ’tan telefon açılarak önce iş akitlerinin fes edildiği söyleniyor, ardından fesihten vazgeçilip firmanın Konya’daki şubesine geçici işçi olarak görevlendirilip, gönderiliyorlar.  Konu işçileri sendikalaşmadan vazgeçirme ve bir anlamda sindirme taktiği değil midir? Bu tür konular ile ilgili yorumunuz ve tavsiyeleriniz nelerdir?   Türkiye genelinde de sadece Bursa’da değil örnek teşkil etmemesi adına, her şehirde yaşanabilir bir durum çünkü… 12 Eylül’den kalan bir yasa var şu anda 2821-22 endüstriyel ilişkiler de bu çerçevede düzenleniyor. Örgütlenme ve bu kapsamda meydana gelen aksaklıkların yanıt bulduğu yasadır bu. Yeni yaptığımız düzenleme ile bu ve benzeri olumsuzlukları ortadan kaldıracak düzenlemeler getiriyoruz.  Mesela yetki tespitinde mahkeme süreci beklenmeyecek. Yetki tespitinde SGK verileri esas alınacak. SGK  verileri eğer bir işkolunda bir sendikanın veya bir işyerinde bir sendikanın çoğunluğu sağladığını gösteriyorsa, belgeliyorsa o sendika orada örgütlenecektir. Yeni yasa birçok olumsuzlukları ortadan kaldırıyor ama sorduğunuz soru ile ilgili mevcut durum konusunda bize talep gelir biz tespit yaptırırız. Konu mevcut mevzuata aykırı bir durum ise bizim gündemimize gelir ama mevcut mevzuata aykırı değil ise işçi-işveren arasında olumsuzluklar yaşanabilir ancak mevzuatımıza engel değilse yapacak bir şeyimiz yoktur. Mevzuata aykırı ise de gerekli araştırmayı yaptırırız ve deriz ki bir sendikaya haksızlık yapılıyor ve gereken değerlendirmeyi yaparız. Bursa’da partinizin İl Başkanlığı Kongre süreci ile ilgili olarak gelişen gündeme değinirsek eğer 2 dönem atanarak il başkanlığı görevini yürüten Sedat Yalçın Genel Merkezin tek aday olarak kendisini işaret etmesinin ardından adaylık açıklaması yaptı. Kurucu İl Başkanı Şevket Orhan da, Sedat Yalçın’dan önce adaylığını açıklamıştı. Partinizin Bursa kulislerinde konuşulan bir konu, “Faruk Çelik Şevket Orhan’ı destekliyor.”  Sn. Orhan’ı n destekçisi mi siniz?  Bu yorumlara yanıtınız nedir? Siyasetçiyim ben politikacı değilim. Ben Bursa’da sizin gazeteniz de dahil bütün gazetecilerle bütün siyasetçilerle bütün partililerle her zaman yüzleşmişimdir, yüzleşmeye de hazırım yine. İster kongre öncesi, ister kongre sonrası. Kim istiyorsa ben onlarla her platformda buluşmaya hazırım. Siyasetçiyim çünkü. Söylediklerimi duruşumu ispat edebilecek konumdayım  her zaman. Konumumun ispat edemediği hiçbir işim içinde hiç olmamışımdır. İki yüzlü hiç olmamışımdır. Net tavrımla herkes oturduğu sandalyenin altına girmek zorunda kalmıştır yüzleştiğimiz zaman. Şimdi kongre ile ilgili birçok değerlendirmeler var. Sadece il kongresi ile ilgili değil ilçe kongreleri ile ilgili de çok sayıda yorumlar oldu. Üstelik ilçelerle ilgili  çok net konuşmama rağmen. Şimdi şunu söylüyorum ben Şanlıurfa Milletvekiliyim. Bursa’da niye bu kadar gündemde tutuyorsunuz ben anlamıyorum. Gitmemi isteyenler de oldu sizin gazeteniz de bunlardan bir tanesi. Onu da açık söyleyeyim. Çünkü yayınlarınızı yeni aldım inceledim. Orada mesela gayet net tavırlarınızı koymuşsunuz.  Güzel yani. Ben bir kez daha söylüyorum Şanlıurfa Milletvekiliyim. Ben bunu  bütün içtenliğim ile söylüyorum. Sn. Bakan, biz gazetede yayınlanan haberlerimiz ile ilgili olarak gündeme getirdiğimiz konuları iddialar şeklinde yansıtmak yerine sorular yönelterek, cevap hakkı tanıyarak okurlarımızla paylaştık. Sorun sizle değil, genel olarak gazeteci bazı arkadaşlar açık söylüyorum, paralı asker gibi, az sayıdaki arkadaş böyle davranıyorlar. Ama gazeteci arkadaşlar oturur, böyle sizin gibi gelir konuşur, doğru bilgiyi alırsın, iftira atmazsın yani. Yoksa diğerleri gibi davranmanın bir kıymeti harbiyesi yok. Gün olur devran döner, işler değişir, şartlar değişir verilecek cevabın kalmaz yani. Benim dikkat ederseniz Şanlıurfa Milletvekili olduktan sonra birkaç konuşmam oldu. Bunun dışında Bursa’da görünmemeye, kimseyi rahatsız etmemeye özen gösterdim. Fakat  Bursa’ya gelince sanki ben Bursa’yı yeniden keşfetmişim gibi, uzaydan Bursa’ya inmişim de kimseyi tanımıyorum gibi bir muamele yapılıyor bazı medya grupları, medya mensupları  tarafından. Ben Bursalıyım ya. Benim ailem her şeyim benim Bursa’da. Siyasette Büyükorhan’ın Mazlumlar Köyü’nden İznik’in köylerine kadar, Mustafakemalpaşa’nın Karaahmet Köyü’ne kadar, İnegöl’ün Hamidiye Köyü’ne kadar benim 30 yıldır emeğim olan, koşturduğum, dostlarımın bulunduğu il Bursa. Akrabalarım, ailem var Bursa’da. Bursa’ya gelince üç kişi ile oturuyorsunuz. “Vay efendim şununla oturdular.” Bundan sonra taktik değiştireceğim. Bunu da herkes bilsin yani. Kongre- mongre gündeminde değiliz yani. Böyle şey olur mu ya. Bu kadar nezaket gösteriyoruz, Bu kadar Bursa’da olayların içinde olmama gayreti içindeyiz. Ama ısrarla sizin sorunuzda da gayet açık diyorsunuz ki ‘efendim şöyle kanaat var, böyle kanaat var’. Şu değerlendirmeleri yapıyorsunuz, diyorsunuz ki devran değişti, devir değişti. Faruk Çelik tamam bitti.   Ben sürekli siyasette var olmayı arzu eden bir insan değilim. Devir bitti, güzel. Bitti. Kim rahat ediyorsa, ki bu üç beş kişilik bir güruhtur. Rahat tamam işte, güzel Bursa sizin. Faruk Çelik de yok burada. Faruk Çelik Şanlıurfa işleri ile uğraşıyor. Nedir yani şimdi. Nedir? Buradaki panik nedir?Faruk Çelik’i görmeyin isterseniz hangi tarihe kadar, istiyorsanız bir ay iki ay girmeyeyim  Bursa’ya. Halen Faruk Çelik’i niye konuşuyorsunuz? Ben bir şey söylüyorum; Faruk Çelik’ten niye rahatsızlık duyuyorsunuz.. Eğer Faruk Çelik bir şey değilse, bir potansiyel değilse; Ee bırakın yani Faruk Çelik Bir potansiyel değil o zaman. Faruk Çelik Bursa ile ilgilenmiyor. Ama yine deniyor ki  arkada vardır. O zaman bir potansiyel. Bir potansiyel mi? Potansiyelse niye rahatsız oluyorsunuz? “Urfa’ya 4 bin kişi niye gelmiş” geldi kardeşim. Başka bir siyasetçi varsa gelsin o da. Geldiler bir gün. Çiğköfteden yediler, belki de döndüler. Ben de çok da ilgilenemedim. Teşekkür ederiz. Bu Bursa için de kayıp değil, Urfa için de kayıp değil. Bizim için de hiçbir kayıp değil, belki onurdur yani. Şimdi bundan niye rahatsızlık duyuluyor anlayamıyorum. Eh şimdi  Potansiyel mi Faruk Çelik, Potansiyel. Değil efendim. Zaten o dönem bitti, kapandı. Kapattıysanız iyi güzel, rahat edin. Ama Faruk Çelik’i karıştırmayın. O zaman ne istiyorsunuz yani. Ben şu anda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’yım. Tonlarca işim var. Onlarla meşgulüm. Israrla Bursa’daki fındık kabuğuna sokmaya çalışıyorsunuz, gazeteciler olarak söylüyorum. Peki Buyrun o zaman biz de tavırlı olalım. Gelelim . O zaman ne diyeceksiniz. Başka şeyler konuşacaksınız. Olayların uzağında durmak bir şey ifade etmiyor. Onu anlatmaya çalışıyorum. Şimdi bana il başkanlığı konusunu soruyorsunuz benim ne ilçe başlıkları konusunda ne de il başkanlığı konusunda bir atraksiyonum olmadı.  Ama şunu dememi istiyorsanız. ‘Efendim tarafsız olun. Ben bir yere tarafsam ,çıkarım orada konuşurum. Ama bu fitneleri yapanların ve paralı gazeteciliği yapanların her zaman karşısında olacağım. Benim için kongre ölçü değil. Bir kez daha tekrar ediyorum. Bak açık söylüyorum benim için kongre ölçü değil. Ben Bursa’da siyaset yapmak istediğim zaman, her zaman yaparım. Ama ben huzursuzluk verecek hiçbir olayın içinde olmadım. Ben konumumu biliyorum ve o konumumu muhafaza edecek şekilde bir yerde duruyorum. Ama hala bunu istismar etmeye çalışan, kaşımaya çalışanlar bilsinler ki açık ve net söylüyorum. Ben ilçe kongrelerine de gelseydim  kimsenin şansı yoktu, İl kongresine de gelsem aynı. Açık iddia ediyorum. Ama benim böyle bir yarışım yok. Israrla sorunuzda da belirtiyorsunuz bu işin şurasında, burasındasınız. Ben böyle olsam gelirim. Açıkça tavrımı da koyarım. Tavrımı da koydum biliyorsunuz, kimse de kımıldayamadı açık söyleyeyim. Liste bile yazamadılar. Alt alta liste bile hazırlayamadılar. Ama şunu da ifade edeyim bunlar benim için gündemimde olan işler değil. Ben kendi işlerimle uğraşıyorum bir. İkincisi Bursa benim şehrimdir. Bursa’ya bundan sonra gelince dostlarla, siyaset yaptığım arkadaşlarla çok daha fazla buluşacağım yani. Geliyorum. Yazıhanemde oturuyorum. Üç kişi geliyor. Abi nasılsın diyor? Sanki bu durum suç olmaya başladı. Bu şekile dönüşmeye başladı. Buna müsaade etmeyeceğim. İkincisi kim yüzleşmek istiyorsa; buradan herkese ilan ediyorum. Danışma meclisi mi toplarlar, gazeteciler mi toplanır? Herkesle yüzleşmeye hazırım. Herkesin bir kara çarşafı, beyaz çarşafı bir insin bakalım yüzü nedir, görelim onları.  Ben oğlumu falan Bursa’da istisnai kadrodan bir yerlere aldırmadım. Ben kamuda, belediye de  benim oğluma, benim ağabeyime bir rant sağlamadım.  Ama iftiraya gelince bol miktarda iftira atılıyor. Paralı kalemler bunu yapıyor  ve yaptırılıyor bunlar. Ben bunlara tahammül ediyorum, sabrediyorum. Üzüldüğüm bir şey var;  oda şu;   3-4 KONU: 1) Benim Ağabeyimin cezaevine girişinde hangi Ak Partililer rol aldılar. 2) Kimler, kime ne dedirtti? “Sonuna kadar gidin bu işin” diyen kim? 3) Ağabeyime attıkları zimmetine para geçirdiği iddiasını Türkiye’ye yayan kim? Bunlar çıksın ortaya. 4) Faruk Çelik’e Şanlıurfa’da parti bünyesinden birilerinin para getirdiği iddialarını ortaya atanlar kim? Ortaya çıksınlar. Eğer çıkmıyorlarsa da bu iftirayı atanlar şerefsizlik yapıyorlar. Bakın söylüyorum. Faruk Çelik’in Urfa’nın taşında toprağında 63 gün nefes almadan çalışırken, Bursa’nın aleyhine çalıştığını söyleyenler kim? Bu iftiraları Başbakan Yardımcısı’na taşıyanlar kim? Bunlarla yüzleşmek istiyorum ben ? Sizde yazın lütfen. İftiraları atıyorlar yönlendirmeleri yapıyorlar ve kendilerine göre, Faruk Çelik dışarıda kalsın. ‘Siz böyle yaparsanız ben dışarıda kalmam’ bakın söyleyeyim. Ve de anlamadığım bir olay var. Habire herkes söylüyor siz de basın mensupları olarak yazıyorsunuz. Neymiş üç  tane seçim geçmiş başarılı il Başkanı diyorsunuz kim ? Faruk Çelik yok muydu o seçimlerde . Olumsuz bir konu bulunduğu zaman üç beş yazar Faruk Çelik olumsuzlukların kaynağı oluyor da, 2007 seçimi, 2009 seçimi ve referandumda kim vardı lokomotif… Belediye başkanı olduğunuz, milletvekili olduğunuz zaman kendimizden, belediye başkanı, milletvekili olamadığınız zaman, ‘Faruk Çelik yapmadı.’ Faruk Çelik seçimlerde çalışmadı zaten Bursa’da öyle mi? Ne 2007’de, ne 2009’da çalışmadı Faruk Çelik, sürekli uyudu. Başarıyı üzerine alanların etkisi var mıydı o devirde. 2007 seçimlerinde neredeydiler? Soruyorum cevap versinler bakalım. Hangi söğüdün altında sergileniyorlardı. Biz Bursa’da olduğumuz sürece ayak basmadık yer bırakmadık. Ucuz bilgilerle, iftiralarla, yönlendirmelerle yalancının mumu meselesidir. Bir gün mum söner. Ben sabırla bekliyorum. Bir gün her şey açığa çıkacak.Ne kadar yalan, ne kadar iftira üzerine bir düzen kurduklarını hepimiz göreceğiz.
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Şanlıurfa’da HDP’ye operasyon-Çok sayıda gözaltı var

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com