Şanlıurfa || Balıklıgöl.com - Şanlıurfa'dan Dakika dakika güncel haberler
Son Dakika
Rihayê Qeza: 3 Mirin û 9 Kes jî Birîndar Şanlıurfaspor şampiyonluk kupasını aldı Toplu Sözleşme Müzakereleri Tıkandı mı? Fêsbuqa Îslamî Derket Bexça kî Dîrokî Bêgerin Komeleya Ayışığım Taştê Da Şanlıurfaspor kongresini ilk balikligol.com duyurmuştu Bahar Şenlikleri Dolu Dizgin Polîsê Sexte, Rast hate Girtin Qongeya AKP Ava Dibe
Misbah Hicri Harran üniversitesinde bir söyleşi yaptı
Misbah Hicri Harran üniversitesinde bir söyleşi yaptı
 
Rihayê Qeza: 3 Mirin û 9 Kes jî Birîndar
Rihayê Qeza: 3 Mirin û 9 Kes jî Birîndar
 
Şanlıurfaspor şampiyonluk kupasını aldı
Şanlıurfaspor şampiyonluk kupasını aldı
 
Has Parti Merkez İlçe Kongresini gerçekleştirdi-Fotoğraflı
Has Parti Merkez İlçe Kongresini gerçekleştirdi-Fotoğraflı
Aytaç; Ankara'nın piramitlerindeki eski mason ustalarına karşı yeni usta Erdoğan ve MİT'teki kokuşmuş yapının 'Fidan'ımıza oyunu
 
Aytaç; Ankara'nın piramitlerindeki eski mason ustalarına karşı yeni usta Erdoğan ve MİT'teki kokuşmuş yapının 'Fidan'ımıza oyunu

11 Şubat 2012 Cumartesi 17:13
Facebook
Google
Twitter
Yazdır

Gazeteci yazar ve Gazi Üniversitesi Polis Akademisi ve Güvenlik Bilimleri Enstitüsü'nde öğretim üyesi Önder Aytaç’tan gündemi sarsacak Hakan Fidan’la ilgili yorumu;
Aytaç’ın ; Ankara'nın piramitlerindeki eski mason ustalarına karşı yeni usta Erdoğan ve MİT'teki kokuşmuş yapının 'Fidan'ımıza oyunu” başlıklı yazısı;




1981 yılında Hukuk Fakültesinde okumak için geldiğim Ankara da; bozulmuşluğun, çürümüşlüğün içinde, kendine ve sülalesine bir dünyalık hazırlamak için hemen hemen her kurum ve kişi kendine dokunulmaz, ulaşılmaz bir piramit inşa etmiştir başkentte. Yıllardır Anadolu coğrafyasında süren savaş, bazı insanların savaşın bir tarafı ve sürdüreni olarak ayrıcalıklar elde etmelerinin de en temel gerekçesi olmuş.



“Ben dağda terörist kovalıyorum o halde arada bir para karşılığında da cinayet işleyebilir, adam kaçırabilir, fidye alabilir ve uyuşturucu tacirlerine de ortak olabilirim” diye düşünmüş birileri. Bir diğeri de; “ordu yönetiyorum, öyle ise şu ithal edilen uçak parçalarından komisyon alabilir, ihalelerden pay isteyebilirim. Hatta canım çok sıkılırsa darbe de yapabilirim” diye düşünmüş. Öteki ise; “canımı tehlikeye atıp istihbarat topluyorum, o halde bu istihbaratı kişisel çıkarlarım için kullanmakta benim en doğal hakkım” demiş. Yani anlayacağınız, bu kokuşmuşluk Anadolu’dan mı sirayet etmiş Ankara’ya, yoksa balık baştan mı kokmuş, gerçekten de ayırt etmek çok güç. Bunların sonucunda da, Ankara’nın karanlık girdaplarında, kokudan durulmaz olmuş ve nihayetinde de Anadolu halkları da Ankara’yı değiştirmeye karar vermiş.



Bütün bu bozukluklar içinde, her hangi bir kurumun tamamen temiz kalacağını düşünmek elbette akılcı değil. Darbe planlayan generallerden, suça ortaklık eden emniyet teşkilatından ve suçu örtbas eden adli makamlardan sonra, istihbarat örgütünün de asla ak-pak kaldığını iddia etmek de elbette olanaksız.



Hakan Fidan ve onun MİT’ten arındırdığı eski MİT’çilerin ifadeye çağrılmasıyla başlayan son gelişmeler, Milli İstihbarat Örgütümüzün de pek temiz kalmadığını açık ve seçik olarak gözler önüne serdi. Bunun bir diğer bariz örneği de; Hatay’da sınırı geçip Türkiye tarafına gelen bir Suriyelinin de, istihbarat yetkililerimiz tarafından Suriye makamlarına satılması ve zavallı adamın infaz edilmesi ile ortaya çıkan rezalet sonucu beş MİT görevlimizin tutuklanması.



Elbette Hakan Fidan olayı bu somut örnekteki kadar basit değil. Hakan Fidan’ın göreve gelmesinden itibaren, onu hedef seçen İsrail, İran ve hatta Alman istihbarat örgütlerinin de bu işte etkileri mutlaka var. Ancak bundan da önemlisi, olayın MİT içerisinde farklı siyasi görüş, kişisel çıkar ve hatta farklı ülke çıkarlarına dayanan gruplaşmaların olduğunu göstergesi de bir diğer önemli köşe taşının dış dünyaya yansıması…

Evet, olay çıkarılacak bir yasayla MİT görevlilerinin yargılanmasının başbakanın iznine tabi kılınması ile çözümlenecek kadar da basit değil. Hatırlayın isterseniz; aynı konu ve acelecilik, sporda şike ve rüşvet yasası ile ilgili de hızla ve çalakalem bir yasanın çıkarılması ile oldu-bittiye getirilmiş, 8-9 ay sonrasında da çıkarılan yasanın ne kadar karmakarışık olduğu gerekçesi ile de yeniden yasada oynanılması durumuna gidilmişti ki, sonrasında da aynı açılan bu kapıdan Ergenekon ve KCK tutukluları içinde benzer adımın atılmasının zemini –ama bilerek ama bilmeyerek- hazırlanmıştı. Şimdi de san ki aynı hatanın yenilenmesi söz konusu.



Öncelikle karmaşık denklemin esas taraflarından birisi ve hatta en önemli objesi de PKK ve KCK. Hakan Fidan’ı ve onun üzerinden Başbakan Erdoğan’ı yıpratıp harcamaya karar verenler, yeni bir hamleyi de bu konuda yapmaktalar. Kürt sorununu barışçıl yollarla, daha fazla kan dökülmeden çözülmeye çalışılırken, PKK’nin de çok masum Kürt Halkının temsilcisi olarak görülüp, masaya çağrılma hatası da bu olayların patlak vermesine neden olan asıl en temel hatalardan bir tanesiydi.



İşte tam da burada, dikkatinizi PKK’nin içindeki farklı grupların sözcüsü konumundaki vekillerin açıklamalarına çekmek isterim. Demirtaş diyor ki; “ortaya çıkanlar AK Partinin kendi içindeki çatışmaların ürünüdür.” Demek istediği; biz bu işin içinde yokuz. Bu olanları bizden bilmeyin. Aysel Tuğluk ise bütünüyle farklı bir telden çalıyor; “bu olanlar top yekûn bir savaşa neden olabilir.” Bu top yekûn savaşla kastettiği ise elbette daha önce defalarca planlayıp, bir türlü gerçekleştiremedikleri “serhıldanlar.” Bir diğer anlatımla; Kürt Halkının topluca ayaklanması değil. Çünkü bunu başaramadıkları gün gibi ortada ve bir kez daha denemeleri de en fazla örgütü biraz daha yıpratır, hepsi o kadar. Ancak bizce Aysel Hanımın kastettiği; Erdoğan Hükümetinin artık Ergenekon’un; TSK, Emniyet, İş Dünyası, Medya, PKK, yargı ve şimdi de Milli İstihbarat Örgütünün içindeki bütün uzantılarıyla savaşmak zorunda kalacağının tehdidi.



Doğrusunu söylemek gerekirse, Aysel Hanım çok haklı. Ancak Erdoğan Hükümeti bu konuda tehlikenin ne kadar farkında, bizim de bu konuda tereddütlerimiz var. ve işte bizi asıl korkutan sorunda bu. Bizim gördüğümüz, Ankara’daki kaşarlanmış eski mason ustaları, Ankara’da her yeni çay molasından sonra yeni çay molası için çayın demlenmesini beklemede ve yeni Anadolu ustası olan Erdoğan’ın, kaşarlanmış kendi ustalıkları karşısında yıkılmasına çanak tutucu adımları atmasını beklemekteler.



Son olarak Bülent Arınç usta, “Kürt dili medeniyet dili değil” nasıl olsa dedi ya… Kürtlere Anadilde eğitim hakkını vermeye de gerek yok o zaman, değil mi? Ama, bu yasakların sebep olduğu; devleti çeteleşmekten nasıl koruyacağınızın yanıtını acaba nasıl düşünüyorsunuz? Çak ustam çak nasıl olsa suçlu ‘The cemaat’ dedik mi iş bitmiş, Ankara’nın kaşarlanmış mason ustaları ile yeni Usta da bir noktada uzlaşmış olacak…





AK Parti ve ‘the Cemaat’i bitirme konusunda ıslak imzalı planlar yapan Ankara’nın kaşarlanmış mason ustaları, bunda başarılı olamayınca, şimdilerde de AKP ve yeni Usta Erdoğan eliyle, önce the cemaati bitirmek, sonra da the cemaati bitirmiş kahraman Usta Başbakan’ı da sandıkta halka gömdürerek, bir taşla iki kuş vurmak istiyorlar.





Anadolu insanı peki bunu yer mi? Bence yemez. Anadolu insanı Kahpe Bizans’ın sermaye biriktiren belediyecilik anlayışı ile ilgili olarak HAS Parti'den Prof. Numan Kurtulmuş'un hazırladığı raporun ilginçliğini de, Ankara’nın eski ustalarına da gereken cevabı verecek donanımda. Ölçmek istiyorasanız da 'Hodri meydan!..'





Son olarak ülkenin bağırsakları temizleniyor ve bu temizlik her yerde olmalı TSK’da da, Emniyette de, MİT’te de, korucularda da, PKK’de de, KCK’de de, yargıda da, iş dünyasında da, siyasette de, medya da da… Olsun ve pislikler örtülmesin ki gelecek bugünden daha temiz olsun… ,

Meydafaresi.com

E-mail: tarafim@gmail.com

Twitter/onderaytac

Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
SPORTMEN OKULU
Yazarlar
Misafir Yazarlar
Anket
Yeni Tasarımımızı Nasıl Buluyorsunuz?
Çok Güzel
Güzel
Fena Sayılmaz
Kötü
Namaz Vakitleri
İmsak
3:25
Güneş
5:06
Öğlen
12:28
İkindi
16:16
Akşam
19:39
Yatsı
21:10
Çok Okunanlar
Videogaleri
Fotogaleri
Finans
İMKB 100
56935
USD ALIŞ
1.8300
USD SATIŞ
1.8400
EURO ALIŞ
2.3350
EURO SATIŞ
2.3500
POUND ALIŞ
2.8780
POUND SATIŞ
2.9200
ALTIN ALIŞ
94.2430
ALTIN SATIŞ
94.6820
Hava Durumu
Havadurumu
Tarihte Bugün
1861 Amerikan İç Savaşı: Kentucky eyaleti iç savaşta tarafsız olduğunu ilan etti. Bu tarafsızlığı 3 Eylülde Güney orduları eyalete girince sona erecektir ve Kentucky Kuzey'e katılacaktır.
Lig Puan Durumu
 
TAKIM
O
G
B
M
P
 1
 2
 3
 4
 5
 6
 7
 8
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Get our toolbar!
Basın ve Yayın Haber Siteleri

Yazılım: Haber Sitesi Kur
http://www.ardek.com.tr