Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Aydın Doğan, Emin Çölaşan'ı neden gönderdiğini açıkladı

Aydın Doğan, Emin Çölaşan'ı neden gönderdiğini açıkladı

Giriş Tarihi: 6 Nisan 2010 Salı 22:07
Aydın Doğan, Emin  Çölaşan'ı neden gönderdiğini açıkladı

- DOĞAN HOLDİNG ONURSAL BAŞKANI AYDIN DOĞAN:
- "EMİN ÇÖLAŞAN YA GAZETE YÖNETİMİ YA BEN DEDİĞİ İÇİN GÖNDERDİM"
- "EMİN ÇÖLAŞAN SON ZAMANLARDA KENDİNİ TANRI GİBİ GÖRÜYORDU, BEN DOKUNULMAZIM DİYORDU"
- "YENİDEN DÜNYAYA GELSEM, GAZETE PATRONU OLMAM, GENEL YAYIN YÖNETMENİ YA DA BAŞYAZAR OLURUM"
- "HÜKÜMETE NE KADAR DAYANACAĞIM KONUSUNDA İÇİMDEKİLERİ SÖYLESEM, DİLİME DOLAŞIR IZDIRAP OLUR"
- "ÇOK YANLIŞLARIMI BİLİYORUM, KEŞKE YAPMASAYDIM DEDİĞİM ÇOK ŞEY VAR"
- "HÜKÜMETİN DIŞ POLİTİKADA KOMŞULARLA İLİŞKİLERİNİ BAŞARILI BULUYORUM"

 Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, yazar Emin Çölaşan'ın Hürriyet Gazetesi'nden gönderilmesi konusunda ilk kez net bir açıklama yaparak, "Emin Çölaşan 'ya gazete yönetimi ya ben' dediği için gönderildi. Kendisini son zamanlarda tanrı gibi görüyor, 'ben dokunulmazım' diyordu" dedi. Doğan, "Bu hükümete ne kadar daha dayanacaksınız?" sorusuna ise, "İçimdekileri söylesem dilime dolaşır, ızdırap olur" karşılığını verdi. Doğan, çok yanlışları olduğunu, keşke yapmasaydım dediği çok şey
bulunduğunu da ifade etti.
Aydın Doğan, Bursa'da Gazeteciler Cemiyeti ile Nilüfer Belediyesi'nin işbirliğiyle düzenlenen Aydınlarla Yüzyüze Söyleşisi'ne konuk oldu. Söyleşide gazete sahibi olmaktan keyif aldığını dile getiren Doğan, "Gazeteciliğin zor tarafı yansız, bağımsız, tarafsız olmaktır. Şimdi moda yandaş ve karşıt medya. Biz ikisi de değiliz. Biz tarafsız şekilde gazetecilik yapıyoruz. Gazete patronu olmanın hazzını duyuyorum. Gazeteciliği meslek haline getirdik. Yayıncılığı birinci iş olarak kabul ediyoruz. Bu işten para
kazanacağız diye yatırımlar yapıyoruz. Diğer işler için kullanmıyoruz. Biz bu işten para kazanıp, bu işte büyümek istiyoruz. Çocuklarıma da söylediğim bu işin birinci meslek haline getirilmesidir. İhale, siyasi baskı, okazyon için kullanmıyoruz. Eğer kullanırsanız tirajınız kalmaz. Şimdi yazılı medyanın yerini internet medyası almaya başladı. O konuda da Türkiye'nin önündeyiz. Yazılı basından kaybettiğimizi internette almaya çalışıyoruz" dedi.
Gazeteciliği parası az, fiyakası bol bir meslek olarak nitelendiren Doğan, "Eğer gazeteciliği adam gibi yaparsanız en şerefli meslektir. Haliyle gazete patronluğunun manevi hazzını yaşıyorum. Benim gibi 30 senedir bu işi sürdüren, aynı gazetenin sahibi olan kişi de kalmadı. Hangi siyasi görüşe sahip olursanız olun, objektif, kendi görüşünüzü katmadan yazmalısınız" diye konuştu.
Aydın Doğan, hükümeti eleştirirken doğru olanları da yazdıklarını ifade ederek, dış ilişkilerde komşularla olan gelişmeleri, ilişkileri başarılı bulduğunu kaydetti. Doğan, bir soru üzerine CHP'li bir aileden geldiğini, babasının CHP İlçe Başkanlığı yaptığını hatırlatarak, "1954'ten sonra kutuplaşma başladı. Ancak son zamanlarda arttı. O zamanlar bu oranda değildi. Bunda medyanın de kabahati var. Birinin ak dediğine diğeri kara diyor" şeklinde konuştu.

"EMİN ÇÖLAŞAN KENDİNİ TANRI GİBİ GÖRÜYORDU"
Aydın Doğan, "Emin Çölaşan ile neden yollarınızı ayırdınız?" sorusuna ise şu cevabı verdi:
"Emin Çölaşan içimde bir yaradır. Ailem, çevremdekiler karşı çıktı. Emin'in gazeteden uzaklaşmasının en önemli sebebi; 'ya ben ya gazete yönetimi' dedi. Satılık basın, mütareke basını diyordu. 'Emin çık söyle, bunu kime diyorsun. Bana diyorsan cevap vereyim' diyordum. Hürriyet için söylemiyorum diyordu. Tabiri caizse Babıali puştluğu yapıyordu. 30 yıl beraber çalıştık. Ama son zamanlarda gazeteyi tutsak almaya başladı. Kendisini tanrı olarak görüyor, ben dokunulmazım diyordu. Kesinlikle hükümet aleyhine
yazı yazma demedim. 'İ. Melih yazıyorsun, 110 bin dolar tazminat ödedim. Her gün tazminat mı ödeyeceğim' dedim. 28 yıl aynı kaderi paylaştık, tasada sevinçte birlikteydik."
Doğan, bir soru üzerine kendisinin de çok yanlışları olduğunu kaydederek, "Çok yanlışlarımı biliyorum, keşke yapmasaydım dediğim çok şey var" şeklinde konuştu.

"BEN TARAF DEĞİLİM"
Doğan, "Bu hükümete ne kadar dayanacaksınız?" sorusuna ise, "Ne kadar dayanacağımı söylemek istesem içimdeki dilime dolaşır ızdırap olur. Ben taraf değilim, kimsenin karşısında değilim. Yayıncılık yapıyoruz. Tarafsız, adil, bağımsız olmaya gayret gösteriyorum" karşılığını verdi.
Doğan, vergi cezalarının son durumunun sorulması üzerine de, "Bana yazılan cezaların ahlaki, teknik ve hukuki tarafı yok. 4 dava açıldı. Bir tanesini kazandı. Diğer 3 tanesinin ne zaman görüleceği belli olacak. Dünya tarihinde bize yazılan ceza en büyük ceza. Bugüne kadar hiçbir medya kuruluşuna dünya çapında 5 milyar dolar vergi cezası kesilmedi" diye konuştu.
Doğan, son olarak 2009 yılını kriz sebebiyle zararda kapattıklarını, 2010 yılının ilk üç ayının güzel geçtiğini, umutlu olduğunu kaydederek, "Tekrar dünyaya gelsem gazete sahibi olmak istemezdim. Genel yayın yönetmeni, yazar, başyazar olmak isterdim. Hatta Enis ile yerlerimizi değiştirebiliriz" dedi.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti Nuri Kolaylı'nın yönettiği söyleşinin ardından Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Aydın Doğan'a teşekkür belgesi verdi. Söyleşiyi 20 ilin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı'nın yan ısıra çok sayıda gazeteci ve siyasetçi de ilgiyle izledi. Aydın Doğan, daha sonra BGC'nin ödül törenine katıldı

İHA

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com