Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Ayasofya yeniden cami olabilir mi?

Ayasofya yeniden cami olabilir mi?

Ayasofya yeniden cami olabilir olabilmesi mümkün mü? Ayasofya nasıl cami olur? Ayasofya neden yeniden cami olmalı?

Giriş Tarihi: 24 Şubat 2016 Çarşamba 13:02
Ayasofya yeniden cami olabilir mi?


Yeni Türk Haber Yazarı Erhan Altunay, “ Ayasofya yeniden Cami olabilir: Neden ve Nasıl ? “ Başlıklı yazısında yazısında çarpıcı tespit ve değerlendirmelerde bulundu.


İşte o yazı!..

Pelin Çift ile hazırladığımız, “Ayasofya’nın Gizli Tarihi” isimli kitap çıktığı günden itibaren olumlu eleştiriler aldı. Şahsım adına tek olumsuz eleştiri, programda da belirttiğim gibi, gönlümden Ayasofya’nın cami olmasının geçtiğini söylemem oldu…

Bir grubun Ayasofya’yı “laikliğin kalesi” olarak tanımlaması, o günlerin koşullarında Atatürk’ün hangi gerekçelerle aldığını bilmediği bir kararı, katı bir şekilde benimsemek anlamını taşıyor. Aslında neye karşı çıktığını da bilmeden “Ayasofya cami olamasın” demek çok sağlıklı bir yaklaşım olmasa gerek.
Atatürk ile alakası olmayan bir kemalizmi, belli sermaye gruplarının ideolojisi yapan ve bu şekilde kendi kuyusunu kazan zihniyetin, bulunduğu melankoli içinde bu konuda daha sağlıklı düşünmesi ve laikliğin teminatını başka yerde araması gerekmektedir. Laikliği bir zamanlar başörtüsüne indirgeyenlerin şimdi Ayasofya’ya indirgemek yerine bu kavramı gerçek mecrasına sokmaları geleceğimizin özgürlük altyapısını oluşturacaktır.

Ayasofya’nın şu an müze olması araştırmacılara ve ziyaretçilere olumlu görünmektedir. Peki gerçek değerinden, manevi ruhundan uzak bir Ayasofya'yı ziyaret etmek, araştırmak yeterince tatmin edici olabilir mi ? Üstelik günümüzdeki fiili durumda Ayasofya’yı ziyaret kimseyi memnun etmemeye başlamıştır. Son zamanlarda Ayasofya ziyareti gerçekleştirenler ne dediğimi gayet iyi anlayacaktır. Üst katta, duvarlara yaklaşmak ve sütunları incelemek neredeyse olanaksız hale gelmiştir. Ayasofya bu anlamda da yeni bir düzenlemeyi hak etmektedir.

Yapılabilecek yeni bir düzenlemede istenen, Ayasofya’nın müze statüsünün ibadete engel olmamasıdır. Ülkemizde ve dünyada, benzerlerinde olduğu gibi, ziyarete açık bir binada ibadet yapmak olanaksız değildir.

Yaklaşık dokuz yüzyıl kilise olarak kullanılmış olan Ayasofya, bir tören kilisesi olarak Bizans’ın en görkemli yapılarından biriydi ve Doğu Hristiyanlığının göz bebeği idi.

Fatih Sultan Mehmet, adet olduğu üzere Ayasofya’yı camiye çevirdiği andan itibaren Ayasofya Osmanlı’nın en değerli camii oldu. Abdülhamit dönemine kadar padişahların gözdesi haklı olarak Ayasofya'ydı..

Halk Ayasofya’yı benimsedi, sahiplendi ve her zaman ayrı bir yere koydu. Tarihin seyrinde Ayasofya hüznün, sevincin, kutlamanın ve direnişin kutsal mekanıydı.

Bu kadar büyük anlamlar ihtiva eden Ayasofya’nın müze olması birçok kişiyi düş kırıklığına uğrattı. Özetle Ayasofya müze olarak çok değerli olsa da, ibadete kapalı olarak çok şey kaybetmektedir.

Benim gönlümden geçen, alt katın ibadete açılması ve üst katın müze olarak işlevini sürdürmesidir. Turnikelerin üst kata çıkan rampaya konulmasıyla bu sorun tamamen çözülebilecektir. Bazı özel günlerde ise Ayasofya bütünüyle ibadete açılabilir. Osmanlı'nın uygulamaları bu konuda bize rehberlik edecektir. Teravih zamanlarında üst katının hanımlara açık olabileceği uygulamalar gerçekleştirilebilir.

Ayasofya'nın eski gravürlerinde, özellikle Fossati gravürlerinde de gördüğümüz gibi, üst katlarda halı yoktur. Üst katlar araştırmacılara açık olurken, alt katlarda bazı önemli yerler açık bırakılarak eski ibadet günlerine dönmek çok da olanaksız değil.. Meraklı okuyucularımız Ayasofya'nın Gizli Tarihi kitabımızda gravürleri görebilirler.

30lu yılların koşullarında, Atatürk’ün neden böyle bir karar aldığını bilmiyoruz. Burada imza sahte miydi değil miydi tartışmasına da girmeyi gereksiz buluyorum, zaten kitapta yazdık, naif bir çaba ile yine Atatürk’ü referans göstermek çok gereksiz geliyor.

Öte yandan Ayasofya’nın ibadete açılması bir siyasi propaganda aracı da olmamalıdır. Bu siyaset üzeri bir eylemdir ve halkın iradesi dışında kimseye mal edilmemelidir.

Ayasofya tarihin her döneminde önemli bir sembol. Anlaşılması gereken günümüzde de sembol özelliğinin var olduğunun bilinmesidir. Birçok manasının yanında günümüzde Ayasofya bağımsızlığımızın sembolüdür. O yüzden mabed müze olarak ziyaretçilere gösterilebilir hem de burada yeniden ibadet edilebilir. Ne laikliğe zarar gelir ne Atatürk’e.

Atatürkçülük ve laikliğin önündeki en büyük tehlike kutuplaşmadır. Her şey kendi mecrasında aktıkça bir dengeye oturacak ve korkacak bir şey kalmayacaktır.

Ayasofya’ya gelince… Sadece istek ve çaba gerekiyor.
Kaynak : yeniturkhaber.com

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com