Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Güncel Altan'dan darbeseverleri yerinden zıplatacak yazı!

Altan'dan darbeseverleri yerinden zıplatacak yazı!

Giriş Tarihi: 31 Mayıs 2011 Salı 10:54
Altan'dan darbeseverleri yerinden zıplatacak yazı!

Altan'dan darbeseverleri yerinden zıplatacak yazı!

Taraf yazarı Ahmet Altan, dün Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Balanlı'nın Balyoz'dan tutuklanmasıyla ilgili yazısı, darbeseverleri yerinden zıplatacak.

ROTAHABER - Taraf yazarı Ahmet Altan, dün Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Balanlı'nın Balyoz'dan tutuklanmasının, Türkiye'de yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, bu durumu 'Acılı bir dönem sona eriyor' sözleriyle tarif etti.

Ahmet Altan bugünkü yazısında, yanlış kurulduğunu iddia ettiği cumhuriyetin yeniden şekillendirildiğini kaydederek, "Biz cumhuriyet kurup başına Mustafa Kemal’i getirmedik, Mustafa Kemal’i başa geçirip etrafına bir cumhuriyet kurduk." dedi.

İşte Ahmet Altan'ın darbeseverleri yerinden zıplatacak yazısı...

Askerî cumhuriyet

Acılı bir dönem sona eriyor.

Yanlış kurulmuş bir cumhuriyet şimdi yeniden biçimleniyor.

Biz cumhuriyet kurup başına Mustafa Kemal’i getirmedik, Mustafa Kemal’i başa geçirip etrafına bir cumhuriyet kurduk.

Tek partili bir diktatörlük de halktan destek alamadığı için desteğini ordudan aldı.

Niye yaptığımızı bugün dahi mantıklı bir şekilde açıklayamadığımız bir sürü tuhaf “devrimi” ordu zoruyla gerçekleştirdik.

İnsanların giysilerine musallat olduk.


“Fes giymeyeceksin” diye tutturduk.

Alfabelerini değiştirdik.

Müziklerini dinlemelerini yasak ettik.

Bunların hiçbirini halkın rızasını alarak yapmak mümkün olmadığından hep orduyu kullandık.

Ne olurdu insanlar fes giyseydi, Arap alfabesi kullansaydı, Bach yerine türkü dinleseydi?

Ne olurdu görüntü Batılılara benzemeseydi de, “halkın iradesine” dayanan bir yönetim şekli Batı’ya benzeseydi?

Bu ülkede “şapka giymiyor” diye adam asıldı.

Bunun saçmalığını dile getirmek yasaklandı.

Mustafa Kemal, Batı uygarlığının “özünü” değil, biçimini benimsedi.

Bu ülkenin aydınları da “görüntüyü” çağdaşlık olarak değerlendirdi.

Eğitim bir “beyin yıkama” kampanyasına dönüştürüldü, demokrasi neredeyse lanetlenip “cumhuriyet” alabildiğine yüceltildi.

Cumhuriyet, bir diktatörlük yönetimine cevaz veriyordu çünkü.

Demokrasi ise diktatörlüğe izin vermiyordu.

Gericilik-ilericilik tamamen şekil üzerinden öğretildi.

İnsanların birbirlerine nasıl hitap edeceği bile yasalarla belirlendi.

Batı’nın şapkasını aldık.

Gömleğini, ceketini, alfabesini aldık.

Felsefesini, bilimini, demokrasisini almadık.

Görüntüsel bir özentiye dayanan bir diktatörlük kurduk, bunun sürmesini de ordunun silahıyla sağladık.

İsmet Paşa da bu düzeni sürdürdü.

Sonra bunu değiştirmek zorunda kaldık.

Her şeyi “görüntü” sandığımızdan “demokrasinin” de görüntü kısmını benimsedik.

Seçimlere çok parti girdi ama yönetim hep orduda kaldı.

Seçilen siyasiler, yönetimi kendilerinde sandıklarında ordu devreye girip darbe yaptı.

Darbeler de bizim tuhaf cumhuriyetin bir “parçası” olarak kabul edildi.

Soğuk Savaş sırasında, Amerika Türkiye’yi Sovyetler’e karşı kullanmak istediği için bu düzenin sürmesinden yana çıktı.

Sonra dünya değişti.

Amerika değişti.

Avrupa değişti.

Türkiye’den talepleri değişti.

Ordu bunu kabul etmek istemedi.

Son darbesini 28 Şubat’ta yaptı.

2002’de zenginleşen muhafazakâr kesimlere dayanan, dünyanın desteğini arkasına almış AKP iktidarına karşı da darbe hazırlıklarını, girişimlerini, planlarını sürdürdüler.

Dünyaya öylesine kördüler ki hayatın değiştiğini fark etmediler, kendilerine olan güvenleri tamdı, hazırladıkları darbeleri kayıtlara geçirdiler.

Hayatın, zamanın, koşulların kendilerine verdiği mesajları anlamamakta direndiler.

Sonunda yakalandılar.

Halk artık darbelerden ve darbecilerden nefret ediyordu.

Kendi iradesinin iktidara gelmesini istiyordu.

Dünya da bunu destekliyordu.

Dün ilk kez muvazzaf bir orgeneral “darbe” hazırlıklarına karıştığı için tutuklandı.

Kenan Evren, darbe yaptığı için ifadeye çağrıldı.

Ordunun içindeki son cunta da şimdi temizleniyor.

Yeni bir çağ açılıyor.

Bu çarpık cumhuriyetin içinde hayat bulmuş bütün “çarpıklıklar” da temizlenecek, cumhuriyeti bu toplum yeniden kuracak.

İnsanların giyimine, diline, dinine, yaşamına karışılmayacak, karışmaya kalkan cezalandırılacak.

Kişilerin iradesinin değil, dünyayla uyum içinde yaşayacak bir toplumun iradesinin yönetime yansıyacağı bir dönem bu.

Diktatörlüğe heves etmek artık mümkün değil bu çağda, bunu da herkesin aklında tutmasında büyük fayda var.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Her yerde kış, Urfa’da Sonbahar

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com