Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya AKP devrinde Kürt Sorunu kötüye mi gitti?

AKP devrinde Kürt Sorunu kötüye mi gitti?

Giriş Tarihi: 20 Mayıs 2011 Cuma 10:29
AKP devrinde Kürt Sorunu kötüye mi gitti?

Kanal / programcısı ve Haber7.com yazarı Mehmet Acet, bugün köşesine "AK Parti iktidarı döneminde Kürtlerin durumu"nu değerlendiren bir yazı kalem aldı. Acet "AKP devrinde Kürt Sorunu kötüye mi gitti?" başlıklı makalesi;

Kafası karışık olanlar için soruyla ilgili gelişmeleri 6 maddee sıralayalım.

Bundan 6 ay kadar önce kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden Ahmet Türk’e, (sürekli bir şeylerden şikayet ettiğini gördükten sonra biraz da sesime eleştirel bir ton katarak) “Doğu-güneydoğu’da hiç mi güzel şeyler olmadı?” diye bir soru sorunca, hakkı teslim eden bir cevap almıştım.

“Tabi ki, bölgede durum eskisi gibi değil, 90’lı yıllara göre durum çok daha iyi bir durumda” Demişti Ahmet Türk.

“Artık silahla gidilecek bir yer kalmadığını, PKK dahil herkesin anlamış olduğunu” ekleyerek.

***

Evvelki gün BDP’nin desteklediği bağımsız adaylardan Altan Tan’ı televizyonda dehşet içinde izlerken, Ahmet Türk’le aramızda geçen bu cümle aklıma geldi. 

Kürt sorununun çözümü konusunda “Ak Parti’nin motorunun çekmediğini, bölge halkının derin bir hayal kırıklığı ve öfke içerisinde olduğunu” söylüyordu Altan Tan.

Ve O’na göre, bu hayal kırıklığı nedeniyle bölge “patlamak üzereydi.”

***

Bölgede son günlerde askeri operasyonlar ve PKK saldırıları nedeniyle bir dalgalanma olduğu muhakkak.(ben bu dalgalanmayı seçim sürecinin atmosferine bağlıyorum)

Ama buradan yola çıkarak bölgenin patlamak üzere olduğu fikri, bana daha çok yine seçim dönemi şartlarına bağlı olarak bir BDP propagandası gibi geliyor.

(Nedense BDP’liler bir ağız alışkanlığı olarak olsa gerek ne zaman konuşmaya başlasalar, bölgenin patlamak üzere olduğunu söylüyorlar.)

***

Sonda söyleyeceğimi ortalarda bir yerlerde söyleyeyim.

Altan Tan’ın söylediğinin tersine, Ak Parti’nin demokratikleşme politikaları nedeniyle kürt sorunu kötüleşmek bir yana dursun, büyük ölçüde yumuşama ve çözüm yoluna girmiştir.

Hatta isterseniz daha fazlasını da söyleyebilirim.

Bu konuların mahrem boyutunu da bilenlerin ‘işaret dilinden’ anladığım kadarıyla, nihai çözüme yakın bir yerlerdeyiz.

***

Kürt sorunu, yine Altan Tan’ın dinlediğim aynı konuşmasında da itiraf ettiği gibi, (Yazıya başlarkan Altan Tan’dan bu kadar çok bahsetmeyi düşünmüyordum aslında ama ne yapayım öyle oldu) bir demokratikleşme sorunudur.

Tan’ın; motoronun çekmediğini söylediği, biraz da alaya alarak Kasımpaşa kriterleri lakabı taktığı Ak Parti politikaları, sorunu bir ‘demokrasi eksikliği’ olarak tespit etmiş ve buna uygun tedavi yöntemleri geliştirmiştir.

Ve bu politikalarla sorun nihai çözüm noktasına kadar gelmiştir.

Kafası karışık olanlar için biraz maddeleyerek gidebilirim.

1-Ak Parti, en az 80 yıllık bir devlet politikası olan ‘kürt kimliğini inkar ve asimilasyon’ politikasını köklü bir şekilde değiştirmiştir.

2-Ak Parti iktidarlarında devlet, geçmişte yaptığı siyasi ve idari hataları kabul etmiş, bundan dersler çıkartarak bölge halkını ‘öz kimliğiyle’ tanıma ve kucaklama politikasını benimsemiştir.

3-Olağanüstü hal uygulamalarına son verildikten sonra, bölgede hayat hızla normale dönmeye başlamış, 90 lı yılları o ağır baskı ve çatışma ortamında geçiren bölge halkı, bu paradigma değişikliği sonrası büyük ölçüde rahatlamşıtır.

4-Kürt sorunu bağlamında peşpeşe demokratikleşme adımları atılmış, Ak Parti Diyarbakır Milletvekili adayı Galip Ensarioğlu’nun da söylediği gibi, düne kadar en az 60 başlık sayılırken, bugün aynı başlık içine girebilecek birkaç sorun sayılabilmektedir. (Kürtçe anadilde eğitim, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi.)

5- 9 yıldır ikide bir karşımıza çıkan ve daha çok liberal aydınların dillendirdiği “Erdoğan, statükoya teslim oluyor, milliyetçi söylemlere kayıyor” lafı, uygulanan politikaların bütününe bakınca havada kalıyor.

6-Devlet, Ak Parti iktidarları döneminde kürt sorununun baş müsebbibi olan Ergenekon zihniyetiyle hesaplaşmaya girmiş, birinci maddede sözünü ettiğimiz paradigma değişikliği, bu konuda alınan mesafeler sayesinde mümkün olmuştur.

***

Listeyi daha da uzatmak mümkün.

Ama ez cümle insaf sahibi herkesin kabul edeceği bir şey varsa o da şudur.

Bugün bu konuda düne göre çok daha iyi bir noktada Türkiye.

“Yandaş medya ne olacak” tepkisi vermeye hazırlananlar varsa içinizde, başta Altan Tan olmak üzere onlara dönüp “orada dur ahbap! lütfen biraz vicdanına danış ondan sonra konuş” derim.

Bu bir yandaşlık değil, olsa olsa bir hakkın hak sahibine teslimi olabilir.!

Tamam mı?

Mehmet Acet - Haber 7
acetmehmet@hotmail.com

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Zehra Ünal: TV’lerdeki dizi ve programlar evlilik dışı ilişkiyi özendiriyor

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com