Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya Akademisyenler TYB’de STK'ları tartıştı

Akademisyenler TYB’de STK'ları tartıştı

Turkiye Yazarlar Birligi (TYB) Şanlıurfa Şubesi Cuma akşamı Sohbetlerinin bu haftaki konuğu Akademisyenler oldu.

Giriş Tarihi: 31 Ocak 2015 Cumartesi 17:09
Akademisyenler TYB’de STK'ları tartıştı

TYB Şanlıurfa Şube Başkanı Cuma Ağaç ve çok sayıda üyeleriyle TYB ve aynı zamanda Şanlıurfa Gazeteciler Birliği Başkanı olan Veysel Polat, Genel Sekreter Müslüm Abacıoğlu, Ferhat Özer ve Şahban Kılıç’ın da hazır bulunduğu Cuma sohbet gecesine, Harran Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürbüz Aksoy, Mehmet Ali Cevheri, Doç.Dr. Ekrem Bektaş, Eğitimci Yazar Erkan Sözen ile Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanı Mithat Şengöz katıldı. 

Edebi konular, şiir okumaları sonrasında Türkiye ve Şanlıurfa'da Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) gerekliliği ve faaliyetleriyle ilgili bilgiler konuşuldu.

Herkes kendi işini yapsın
TYB Şanlıurfa Şube Başkanı Cuma Ağaç’ın moderatörlüğünde başlayan ve Eğitimci Yazar Erkan Sözen’in devam ettirdiği STK konusunda söz alan Harran Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürbüz Aksoy, herkesin kendi işini yapması gerektiğini belirterek, “Siyasetçi siyasetle, Bürokratlar hizmetle, Cemaatler ve STK’lar da vatandaşlarla, sokaktakilerle uğraşsın. Kısaca herkes kendi görevini yapsın. Her gurup kendi işinin dışına çıkar düzen de bozulur, huzur da kaçar. Herkes kendi görevini hakkıyla yerine getir, amacına ulaşırsa sorun kalmaz” dedi.

Cemaat Devlet olmaya kalkışmamalı
Prof. Dr. Gürbüz Aksoy’un anlattıklarından kısa özet açıkladıktan sonra Cemaatlerin de gerçek görevini yapması gerektiğini belirten moderatör Eğitimci Yazar Erkan Sözen, “Cemaatler de gerçek görevini yapmalı. Mesela; paralel güç denilen cemaat öğrenci, insan yetiştirme işini, yapması gerekeni yapmalı. Dini bilgileri öğretecekse de öğretmeli. Cemaat Devlet olmaya kalkışmamalı. Eğer Devlet olmaya, hele dış güçlere bir çeşit bilgilerimizi iletecek şekilde işbirliği içinde olursa, onların maşası gibi davranırsa bu cemaat olmaktan çıkmıştır. Diğer cemaatleri de töhmet altında bırakmaktadır” diye konuştu.

Aşiret sistemi dönüşüme zorlanıyor
Aşiretlerin modern zamandaki yapılarını, çağa nasıl ayak uydurduklarını ve kendilerine nasıl bir yol seçtiklerini anlatan TYB üyesi Harran Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mahmut Kaya da, “Türkiye ve Şanlıurfa’da gelişen modernleşme koşulları, aşiret sistemini dönüşüme zorlarken, aşiretlerde bu koşullara karşı kimi alanlarda direnç, kimi alanlarda uyum göstermektedir. Bu değişim sürecinde aktif rol alan aile ve aşiret dernekleri, çeşitli mekanizmalarla geleneksel yapının korunup sürdürülmesini sağlarken diğer yandan da modernleşmenin sunduğu imkanlardan yararlanmaktadır. Şanlıurfa aile ve aşiret dernekleri, bir yönüyle çeşitli modernleşme süreçlerine bağlı olarak dernekleşme yoluyla kentte ve kamusal alanda rol alırken diğer bir yönüyle de göçle gelen aşiret kümelerinin sosyo-kültürel ihtiyaçlarını karşılayıp geleneksel yapının taşıyıcılığını yapmakta böylece aşireti sivil toplum diyebileceğimiz bir model sergileniyor” şeklinde konuştu.

STK’lar siyasi anlayışın değişmesi ile doğdu
Gazeteci yazar ve Televizyon programcısı Ömer Aslan ise siyasi zihniyetin son yıllarda buyurganlıktan hizmet konumuna geçtiği yerel anlamda da çoğulculuk anlayışı sağlamak amacıyla STK'ların sayıca arttığını belirtti.
Aslan; "ABD'de düşünce kuruluşları siyasilerin alanına girmeden saha çalışmasını yapar. Siyasetin sürükleyen gücü olur. Türkiye'de ise mevcut STK yapılanması ile doyum seviyesine ulaştı. Yeni dönemde STK'lar evre geçirerek gerçek anlamda siyasete meyletmeyerek amaçları doğrultusunda kullanılabilir" dedi.

STK; adı gibi sivil olmalı
Doç.Dr. Ekrem Bektaş ise, STK kavramının batıdan intikal etmiş olduğunu belirterek şöyle konuştu; “STK’lar adı gibi sivil olmalı. Resmi kurumla ilişkisi olmamalı, varsa da kanunlar çerçevesinde olmalı. Güç unsuru olmamalı. İşinde kar amacı gütmemeli. Kar amacı güdüyorsa sivillikten çıkmış demektir. Avrupa ülkelerinde her birey birer meslek guruplarına üye olmaktadır, ama kar amacı gütmemektedir. Bireylerin haklarını korumak üzere STK’laşılabilir. Bu bir Cemaat, Dernek, Oda olabilir. STK’lar güç olmamalı, denetlenmeli. Vatandaşın hukukunu bilmesi için STK kurmalı, üye olmalıyız.”

Yabancı STK’lara ön yargılı davranılmamalı
Yabancı STK’lara ön yargılı davranılmaması gerektiğini belirten TYB üyelerinden Gül San, STK’lar ve özellikle uluslar arası STK’ların hep yanlış anlaşıldığını, ön yargılı düşünülerek yanlış algılandığını, çalışmalarının görülmeden, incelenmeden ön yargılı davranılmaması gerektiğini söyledi.

Destek alan STK’lar amacını aşmıştır
TYB üyelerinden Mehmet Akbaş ise, Avrupa’daki STK’ların Hükümetten destek almadıklarını belirterek, “Bir Dernek, STK eğer Hükümetten destek alıyorsa, Avrupa’daki gibi STK’lar olamaz ve onların tanımına da uymuyor. 1995’ten sonra yine bir STK olan Kent Konseyleri Devleti birlikte yönetmek istediler. Devleti birlikte yönetme istekleri konunun ciddiyetini gösteriyor” dedi.

Aynı amaçla kurulan STK’lar tek çatı altında toplanmalı
TYB üyesi Gazeteci Yazar Ferhat Özer de, aşiretlerin dernekleşmiş olduğunu ancak görevlerini tam olarak yapamadıklarını belirterek, “Aşiretler dernekleşiyor. Urfa’da bir yerlere gelebilmek için basamak olarak kullanılmak üzere STK’lar kuruluyor. Urfa’da STK’lar işlerinin ehli kimselerden oluşmalı. Sayıları da çok fazla olunca hizmet gerçekleştirilmiyor. Mesela; Cami Onarma Derneği çok sayıda olup, yardım toplamak için vatandaşlara giderek bıktırıyorlar. Ancak tek çatı altında birleşseler hizmetler daha iyi ve kolay yerine ulaşır. STK’ların, Derneklerin sayısı arttıkça ortada bir rant kavgası olduğuna inanıyorum. Çok sayıda olacağına, az sayıda da olsa ciddi çalışmalar yapmalı ve mutlaka denetlenmelidir” diyerek aynı amaçla kurulan STK’ların tek çatı altında toplanmasının uygun olacağını söyledi.

STK’lar görevlerini tam anlamıyla yapmalı
Meslek örgütleri ve STK’ların görevlerini tam anlamıyla yapması gerektiğini belirten TYB üyesi ve Şanlıurfa Gazeteciler Birliği Başkanı Veysel Polat, “Meslek örgütlerimiz de, STK’lar da görevlerini tam anlamıyla yerine getirmeli. Kişilerin meşru menfaatleri doğrultusunda birleşmeli, çalışmalıdırlar. Sivil olmak için, kişinin mendi kendine yetmesi, üretici olması, ortak güç olabilmesi şarttır” dedi.

Para veren emir verir, para alan emir alır
Harran Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Ali Cevheri de, STK’ların işlevlerine göre ayrı ayrı adlandırıldıklarını belirterek, “Demokrasilerde STK’ların yönetime tabi olanları Siyasiler, diğerleri de yönetime tabi olmayan STK’lardır. Osmanlı dönemindeki Vakıflar da STK’dır. Para veren emir verir, para alan emir alır. Onun için STK’lar Devlete, kurumlara bağlı olmamalı. Yani Sivil toplum olmalı. Bağımlı olup güdümlü STK olmamalı. Urfa’mızda bugün aşiretler dernekleşiyorsa ya siyasetin dışında kalmıştır, yada aşiretleşememiştir. Demokrasi geliştikçe STK’lar da gelişecektir, engellenemez. Hakkımızı arayabilmek için STK’lar kurmak, güç birliği oluşturmak zorunda olmuşuz” diyerek kendisinin de bir aşiret mensubu olduğunu ancak hiçbir zaman aşiret olarak öne çıkmadıklarını belirtti.

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com