Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Medya ABD, Avrupa gelin Urfa'dan ders alın!

ABD, Avrupa gelin Urfa'dan ders alın!

Şanlıurfa’ya gelen Sabah Gazetesi’nin baş yazarlarından Yavuz Donat, bugünkü yazısını da, Amerika ve Avrupa'ya seslendi. Donat, ABD ve Avrupaya çağrı yaparak suriyelilere gösterdikleri misafirperverlikten ders almalarını istedi.

Giriş Tarihi: 24 Şubat 2016 Çarşamba 11:43
ABD, Avrupa gelin Urfa'dan ders alın!

Şanlıurfa’ya her gelişinde izlenimlerini bugün ki köşesine taşıyan Gazeteci Yazar Yavuz Donat,  “Amerika… Avrupa… Urfa’dan ders al” başlığıyla, Suriyelilerin Şanlıurfa’da güzel bir şekilde misafir edildiğini dile getirdi.

 

İşte Yavuz Donat’ın o yazısı…

Şehir nüfusu... İlçeleriyle, köyleriyle birlikte... "1 milyon 940 bin."

Şanlıurfa "Merkez nüfusu" 875 bin.

İl genelindeki "Misafir" sayısına gelince... "523 bin."

Yarım milyondan fazla Suriyeli sığınmacının yaşadığı Şanlıurfa'da... Kimseden "Gık" çıkmıyor.

Kimse "Bunlar defolup gitsin" demiyor.

Şanlıurfa "Şanına şan katıyor."

Şanlıurfa "Destan yazıyor."

Çifte standartlı Batı'ya "Uygarlık dersi... İnsanlık dersi" vermeye devam ediyor.

Suruç

Şanlıurfa'nın 46 kilometre güneyinde... Tarihi bir ilçe.

Sümerler... Akadlar... Artukoğulları... Timur... Moğollar... Ve 1517'de Yavuz Sultan Selim'in "Osmanlı toprağına kattığı" bölge.

İngiliz ve Fransız "İstilasını" yaşamış... "Kahramanca direnmiş."

11 Nisan 1923'te "Düşman işgalinden kurtulmuş."

İnsanı "Devletine son derece bağlı."

Huzuru bozanlara "Öfkeli... Karşı."

Suruç... Köyleriyle birlikte... 104 bin.

Merkez nüfusu... 65 bin.

"Misafir sayısı" 60 bin.

60 bin Suriyeli sığınmacının 21 bini... Suruç'un içinde.

29 bini de... Suruç'a 8 kilometre uzaklıktaki "Çadırkent'te."

Ey Batılı liderler!.. Ey Batılı büyükelçiler!..

Gelin... "İnsanlık neymiş görün."

Suruçlu... "Ekmeğini, isotunu... Sütünü, yoğurdunu" Suriyeli "Misafiriyle" paylaşıyor.

Ey CNN International... Ey BBC... SAT, ZDF, CNBC, RAI "Bunu da gör." 

Onlar da bizim çocuklarımız

Çocuklar... İlle de çocuklar... Suriyeli çocuklar.

Başlarında öğretmenleri vardı... Oyun oynuyorlardı.

Ama bizi görünce... Koştular... Etrafımızı sardılar.

"Hoş geldiniz?.. Nasılsınız" diyerek bize sarıldılar.

- Çocuklar... Teşekkür ederim ama... Ben kimim?... Tanıyor musunuz?

Topluca "Eveeet" diye bağırdılar.

Biri dedi ki... "Sen abimizsin."

Diğeri... "Amcamızsın."

Sevimli bir kız çocuğu:

- Sen Türk'sün... Babamızsın.

Mehmet Akif'in söylemiyle... Ey "Medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar!.."

Gel... Suruç kampındaki çocukların arasına gir.

Tabii girecek yüzün kaldıysa.

 Al sana ‘Yorum’

Suruç'taki çadırkent... 35 bin kişiyi misafir edecek kapasitede... Şu anda 29 bin "Suriyeli" barınıyor.

29 bin... Pek çok ilçemizin nüfusundan fazla.

Çadırkentte 15 mahalle var... Çadır sayısı 7 bin.

Her mahallede... Muhtarlık... Mescit... Spor tesisi... Sosyal etkinlikler... Ne ararsanız mevcut.

Çadırkentte doğum olmayan gün yok... Bazı günler iki doğum oluyor... Örneğin... Geçen perşembe gecesi... 2 yavru doğdu.

Suruç çadırkenti sakinlerinin yüzde 90'ı... Kobani'den gelenler.

Öğrenci sayısı 7 bin... Başlarında 180 Suriyeli öğretmen var... Türkçe öğretmeni ise 27... Bizim öğretmenler.

Çadırkentte yaşayan Suriyeliler... Akşamları televizyona kilitleniyorlar.

Türk dizilerini izliyorlar.

Elbette haberleri de... Son gelişmeleri de.

Sadece izlemekle kalmıyorlar... Yorum da yapıyorlar... Hem de Türkçe... Türkçe'yi ilerletmişler.

Şanlıurfa Star Gazetesi'nin sahibi Reşat Uzun... Suriyeliler'e dedi ki:

- Ankara'da patlayan bomba için ne diyorsunuz?.. Söyleyin... Yavuz Bey yazacak.

Suriyeli'nin biri "Türkiye'nin güçlenmesini istemeyenler var" diye konuştu.

Öteki Suriyeli:

- Türkiye'yi karıştırmak isteyenlerin arkalarında geniş bir cephe mevcut... Böyle olmasa, bunları yapamazlar.

 

Çadırkentten ihracat

Suriyeli sığınmacılar...

Çadırkentte meslek öğreniyorlar.

Öğrenmekle de kalmıyorlar... "İhracata çalışıyorlar."

Bir tekstil firmasıyla anlaşma yapılmış... Suriyeliler "Firma için üretim yapıyorlar."

Para kazanıyorlar.

Hallerinden öyle memnunlar ki.

 

Müzik kursu… “Yasta”

Halk Eğitim Merkezi var... Burada da "Meslek eğitimi" veriliyor.

Kadınlar "El sanatları" konusunda becerikliler.

Ürettiklerini "Satıyorlar."

Çadırkentte "İngilizce kursu... Bilgisayar kursu... Hatta müzik kursu bile var."

Müzik kursunda "Saz çalan... Şarkı söyleyen" yoktu.

Neden mi?

Ankara'daki patlama Suruç'taki çadırkenti "Yasa boğmuş" da ondan.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com