Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane

Ana Sayfa Güncel Atasoy Müftüoğlu Urfa'da konuştu: İslami dikkatimizi kaybettik

Atasoy Müftüoğlu Urfa'da konuştu: İslami dikkatimizi kaybettik

Günümüz Müslümanlarının yüksek düzeyde İslami bir farkındalığa sahip olamadığını belirten Yazar Atasoy Müftüoğlu, bu yüzden de Müslümanların kültürel, siyasal, ekonomik gerçekliğini İslam’ın değil Anglosakson hayat tarzı ve dünya görüşünün belirlediğini ifade etti.

Giriş Tarihi: 13 Mart 2016 Pazar 18:36
 Atasoy Müftüoğlu Urfa'da konuştu: İslami dikkatimizi kaybettik

Günümüz Müslümanlarının yüksek düzeyde İslami bir farkındalığa sahip olamadığını belirten Yazar Atasoy Müftüoğlu, bu yüzden de Müslümanların kültürel, siyasal, ekonomik gerçekliğini İslam’ın değil Anglosakson hayat tarzı ve dünya görüşünün belirlediğini ifade etti.

Şanlıurfa'da Yazar Atasoy Müftüoğlu konuşmacı olarak katıldığı ‘Tevhidi Gözün Çağa Şahitliği’ konulu konferans düzenlendi.

İnfak-Der ve Genç Bakış Derneği tarafından Mehmet Akif İnan Konferans Salonunda saat 19.30’da başlayan konferans, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle açıldı.

Konferansta bir konuşma yapan Yazar Atasoy Müftüoğlu, günümüz Müslümanlarının yüksek düzeyde İslami bir farkındalığa sahip olamadığını, bu durumun da Müslümanları tarih sahnesinin gerisine ittiğini söyledi.

İslami bir farkındalığın önemine değinen Müftüoğlu, “Eğer siz yüksek bir İslami farkındalığa sahip olamazsanız bütün yenilgilerle uzlaşır, ünsiyet kurar ve onları normalleştirirsiniz. Bu farkındalığın bugün Müslümanlarda olmadığını düşünüyorum. Bu bahsettiğim farkındalık, yeryüzünün neresinde ikamet ederseniz edin tüm yeryüzüne ilişkin bir duyarlılığa, bilince ve umuda sahip olmanızı gerektirir. Çünkü bizler âlemlerin rabbi olan Allah’a iman ettiğimizi söyleriz. Ama pratik hayatımızda âlemler ile ilişkimiz sınırlıdır. Bizler, taşralı mekânlarda yaşamaya, taşralı ve ilgi gündemimizi yaşamaya devam ediyoruz. Hepimiz anlatılması gereken hikâyenin ancak gördüğümüz kadarını görebiliyor ve anlatabiliyoruz. Oysa yüksek farkındalığa sahip olmak tüm yeryüzünü kucaklayıcı bir yaklaşıma sahip olmanızı gerektirir. Eğer insani tarafımız eksilmemiş olsaydı biz bugün kimin Arap, kimin Fars, kimin Kürt ya da Türk olduğunu veya kimin sünni, kimin şii, kimin selefi ya da vahhabi olduğunu merak edip tecessüs konusu yapmayacaktık.” diye belirtti.

“İslami bütüne dair dikkatimizi kaybettiğimiz için hepimiz kendi parçasına kapandı”

İslami bütüne dair dikkatini kaybeden Müslümanların kendilerini küçük parçacıklara hapsettiğini ifade eden Müftüoğlu,  “Yeryüzündeki tüm renkler ve mekânlar yüce Allah’ın birer armağanıdır. Kitab-ı Kerim, bütün bu renkler ve boyutlarla nasıl ilişki kuracağımıza dair ölçütler belirlemiştir. Bizim bugün İslami anlamda bütün ölçütlerimiz paramparçadır. Evvela İslami bütüne dair dikkatimizi kaybettik. İslami bütüne dair dikkatimizi kaybettiğimiz için de hepimiz kendi parçasına kapandı. Ve bu parçanın içinde mutlu görünüyor. Bütün kâinattan, bütün dünyadan sorumlu olan Müslüman, tarih sahnesinden geri çekildi. Kimi etnik milliyetçi kutucuklara, kimi mezhepçi kutucuklara, hizipçi kutucuklara kapandı. Ve kendi kendilerinin ufuklarını kapatmışlardır.” şeklinde konuştu.

Yüksek bir farkındalığın hemen yanı başında bir tanıklığı da beraberinde gerektirdiğini belirten Müftüoğlu, esasa dair bir meşguliyeti olmayan günümüz Müslümanlarının binlerce ayrıntıyla zaman kaybettiğini belirtti.

“Ülkede Kitab-ı Mecid meşruiyet kaynağı olmaktan çıkarılmıştır”

Müslümanların kültürel, siyasal, ekonomik ve benzeri gerçekliği bütün boyutlarıyla Anglosakson hayat tarzı ve dünya görüşünün belirlediğini ifade eden Müftüoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Eğer bu yüksek farkındalığa sahip olsaydık önce şunu fark edecektik.  Yaşadığımız ülkede Kitab-ı Mecid meşruiyet kaynağı olmaktan çıkarılmıştır. İnançlarımızın ve düşüncelerimizin pratik hayatta, kamusal, sosyal, siyasal hayatta hiçbir karşılığı yoktur. Buna karşılık kapitalist hayat düzeni, seküler düşünce, neoliberal dünya düzeni, tüm kavram ve kurumlarıyla tayin edicidir ve belirleyicidir. İslam’ın hiçbir hükmünün geçerli olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Sekülarizmin bu ülkede dokunulmazlığı vardır ama İslam’ın yoktur. Herkes İslam’a istediği gibi dokunabilir, nitekim dokunuyor. Eğer bizler yüksek bir farkındalığa sahip olsaydık sekülarizmin bu ülkeye ithal edilmesi kadar büyük bir patoloji olmadığını anlardık. Çünkü sekülarizmin yani laikliğin, İslam’ın hayat düzeni ve İslam’ın dünya görüşü ile uzaktan ya da yakından hiçbir ilişkisi yoktur.”

“Dünyada hiçbir şey sekülarizm kadar İslam için tehdit teşkil edemez” diyen Müftüoğlu, seküler dünya görüşünün İslam’ı hayat ve tarihin içinden sökerek bireysel vicdana hapsetmeye çalıştığını söyledi.

Yapılan konuşmanın ardından Müftüoğlu, katılımcılar için kitaplarını imzaladı. (Osman Gülebak- Mustafa Gül- İLKHA)



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Bu habere de bakabilirsiniz

Her yerde kış, Urfa’da Sonbahar

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com