banner2

Filistin meselesi sadece Arapların değil tüm Müslümanların meselesidir


Dünya Kudüs Günü münasebetiyle Mustazaflar Cemiyeti Şanlıurfa Şubesi tarafından bir basın açıklaması düzenlendi. Cuma namazı çıkışı Balıklıgöl Platosunda bulunan Amfi Tiyatrosunda düzenlenen açıklamada sık sık tekbirler getirildi.
‘Müslüman uyuma Kudüs’e sahip çık’ sloganlarının getirildiği açıklamada basın metnini  Mustazaflar Cemiyeti Şanlıurfa Şubesi  adına Faruk Polat okudu.
Filistin meselesinin sadece Filistinlilerin ya da Arapların meselesi olmadığına dikkat çekilen açıklamada Mescid-i Aksa’nın Siyonist işgalden kurtarılmasının tüm Müslümanların görevi olduğu belirtildi.
Dünya Kudüs Günü'nün ilan edilmesinin ulusal bakış açısından ümmetçi anlayışa ulaşma çabasını oluşturduğunu belirten Polat,  bu günün "Vahdet" ortak noktasında bir araya gelmek isteyen bütün ehl-i kıble ve muvahhitlerce sahiplenilmesi gerektiğini söyledi.
İslam dünyası açısından son yüzyıldaki en büyük felaket sayılan Nekbe ile 1948'den bu yana İslam âleminin bağrına zehirli bir hançer gibi saplanan Siyonistlerin gün geçtikçe bu işgali arttırdığını ifade eden Polat, son dönemlerde yapılan kazılarla Mescid-i Aksa’nın yıkılmaya çalışıldığını söyledi.
Müslümanların Asya’da, Avrupa’da hatta Afrika’da fethedip sonra da kâfirlerin eline bırakmak zorunda kaldıkları çok sayıda şehrin hiçbirinin Müslümanları Kudüs’ün işgali kadar hüzne boğmadığına söyleyen Polat, Selahaddin-i Eyyubî’nin Kudüsü yeniden fethedinceye kadar gülmeyi kendine haram kıldığını hatırlattı.
“Dünyaya "Arap-İsrail Savaşı" şeklinde yansıtılmak istenen bu mücadelenin adının hakikatte ‘Hak ve Batıl Savaşı’ olduğu unutulmamalıdır”
Bugün İslam âleminde yaşanan bütün çatışmaların Siyonist işgalcinin güvenliğinden bağımsız olmadığını belirten Polat, şöyle devam etti: 
“Bugün İslam âleminin dört bir yanında, Irak'tan Suriye'ye ve Arakan'a, Somali'den Doğu Türkistan'a, Mısır'dan Yemen'e ve Sudan'a yaşanan çatışmalar ile son olarak Katar merkezli oluşturulan kaotik ortamların hiçbiri, Siyonist işgalci ve onun güvenliğinden bağımsız değildir. Siyonist sinsiliğin, medya destekli algı operasyonları sonucu bütün dünyaya "Arap-İsrail Savaşı" şeklinde yansıtmak istediği bu mücadelenin adının hakikatte ‘Hak ve Batıl Savaşı’ olduğu unutulmamalıdır. İsrail’in son dönemde birçok körfez ülkesi tarafından düşman kategorisinden çıkarılarak yerine Filistin halkının konulması, bu mücadelenin önemini daha da arttırmaktadır.”
“Kudüs'ü yeniden özgürleştirmek de elbette sadece Filistinlilerin veya sadece Arapların görevi değildir”
Kudüs’ü özgürleştirmenin sadece Filistinlilerin ya da Arapların görevi değil bilakis tüm Müslümanların vazifesi olduğunu dile getiren Polat, “Siyonist İsrail yerine İhvan ve Hamas gibi İslami yapıları ‘terör’ sınıfına koyan başını Suud-i Arabistan’ın çektiği Umman, Kuveyt, BAE, Ürdün  gibi bölge ülkelerinden oluşan kirli ittifak, milyon dolarlarını ABD’ye peşkeş çekmek yerine Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın Siyonist işgalden kurtarılması için harcamış olsalardı, şimdiye kadar Kudüs işgalden kurtarılmış olurdu. Hal böyle iken inşa edildiği günden beri tevhit ehlinin kutsal mekânlarından biri olan Mescid-i Aksa'yı ve onu barındıran mübarek belde Kudüs'ü yeniden özgürleştirmek de elbette sadece Filistinlilerin veya sadece Arapların görevi değildir. Kudüs'ü ve Mescidi Aksa'yı işgalden kurtarmak için çaba göstermek her Müslüman'ın İslami sorumluluğudur. Kudüs işgal altında durdukça, Mescidi Aksa ve Müslümanlar, Siyonistlerin zulmüne maruz kaldıkça, bizler vebal altındayız.”
“İslam âlemi, gizli ajandalar çerçevesinde mezhepler üzerinden kurulan bu tuzaklara karşı uyanık olmalıdır”
Son günlerde mezhepler üzerinden oluşturulan tuzaklara dikkat çeken Polat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Siyonist işgalcinin bizzat veya dolaylı olarak koordine ettiği şeytani planların ana hedefi, Filistin halkını ve bu mübarek topraklardaki İslami şiar ve kutsalları yok etmektir. Bu şeytani planlarını gerçekleştirme konusundaki en büyük silahı ise Müslümanlar arasında çıkaracağı etnik ve mezhep temelli fitneler olacaktır. Son dönemde Filistin direnişini temsil eden Hamas’ın ve İhvan-ı Müslim’in terörist olarak yaftalanması; yıllardır İslam âleminde oluşturulan mezhep odaklı algı operasyonlarını ve bu operasyonlara teşne olan Arap Krallarının gerçek yüzünü ortaya çıkarmıştır. Bundan dolayı İslam âlemi, gizli ajandalar çerçevesinde mezhepler üzerinden kurulan bu tuzaklara karşı uyanık olmalıdır.”
“Kudüs'ün özgürlüğü demek Filistinlilerin, Türklerin, Kürtlerin, Arapların özgürlüğü demektir”
Böylesine ümitlerin söndüğü bir dönemde Dünya Kudüs Günü'nün ilan edilmesinin Filistin Davası'na sahip çıkma noktasında Müslümanların bilinçlenmesine ve bir özgüven tazelenmesine vesile olduğunu ifade eden Polat, “Bu gün Mescidi Aksa'ya sahip çıkma günüdür. Bizler şuna inanıyoruz ki, Kudüs özgür olursa, ümmet özgür olacak. Kudüs esaretten kurtulursa ümmetin özgürlük kapısı açılacak. Kudüs'ün özgürlüğü demek Siyonist İsrail'in sonu demektir. Siyonist terör rejiminin yıkılması demek, emperyalist batının, sömürü çarklarının kırılması, kurduğu sömürü düzeninin yıkılması demektir. İslam coğrafyasındaki işgalin, sömürünün bitmesi, Haçlı ruhunun ebediyen kaybetmesi demektir. Kudüs'ün özgürlüğü demek Filistinlilerin, Türklerin, Kürtlerin, Arapların özgürlüğü demektir.” ifadelerini kullandı. 
“Mescid-i Aksa’nın önemi ve bilinci yediden yetmişe tüm topluma kazandırılmalıdır” diyen Polat, Müslüğmanlara çağrıda bulunarak, “Ramazan ayının son Cuması olan bugün de Cuma namazları şehrin merkez camilerinde kılınmalıdır. Namaz çıkışlarında Kudüs’e olan bağlılığımız; yapacağımız yürüyüşler, paneller ve kitlesel basın açıklamalarıyla tüm dünyaya duyurulmalıdır. Bunun için âlimlere, yazarlara, gazetecilere, STK’lara; kısacası herkese çok büyük görev düşmektedir.” (Hüseyin Sayhar, Osman Gülebak-İLKHA)

 

Anahtar Kelimeler:
Filistin Meselesi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4

banner5

banner3