banner2

Çek Kanununda boşluk var! Urfalı Avukat Vasıtasıyla TBMM'ye Taşındı

Çek Kanununda var olan bu boşluk sebebi ile yaşanan mağduriyetlerin giderilmesini isteyen Av. Halil Aslan, Çek; hukukumuzda ticaretin hızlandırılması ve ödeme aksaklıklarının giderilmesi amacıyla getirilmiş bir tedavül aracıdır. Fakat bugünlerde çeklerle ilgili uygulamada çok büyük sıkıntılar yaşanmaktadır. Sıkıntı şu ki çek defteri sahibi kişiler, boş çek defterinin tamamını veyahut yapraklardan birini çaldırırsa, kaybederse veyahut başka bir şekilde rızası dışında zilyetliğini kaybederse hukukumuzda başvurabileceği herhangi kanuni bir yol bulunmamaktadır. Cezai sorumluluktan muaf olmak için gidip kayıp ve çalıntı eşya hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunup çaresiz bir şekilde banka hakkında ödeme yapılmaması için tedbir kararı isteyecektir. Fakat ülkemizde savcılar haklı olarak bu yönde uygulamamız yok diye bizleri hukuk mahkemelerine yönlendirmektedirler.
Hukuk mahkemelerinde ise açabileceğimiz hiçbir dava veyahut isteyebileceğimiz hiçbir tedbir kararı bulunmamaktadır. çünkü çek iptali ve zıyaı davalarını keşideci açamamaktadır.
Ayrıca boş çek yaprağı imzalanmadığı için kambiyo senedi vasfını taşımamaktadır. Kambiyo senedi vasfı taşımadığı içinde kanunda yer alan iptal, zıyaı davası açılamaz.   
Yani durum böyle iken kanun koyucu bir nevi çek defteri sahiplerini mahkemeleri kandırma yoluna itmektedir;

1.    Yol ise şudur; çek yaprağı usulüne uygun bir şekilde doldurulup ve keşide edildiği iddia edilir.
2.    Çek keşide edildikten sonra tanıdık biri bulunur sanki çekin hamili kendisi imiş gibi ödeme yasağı’ nı içeren çek zıyaı davası açılır.
3.    Mahkeme teminat karşılığında tedbir kararını verdikten sonra ödeme günü gelen çek’ te mahkeme kararı olduğu için karşılıksızdır hükmünü yemeyecektir. Ve böylece defter sahibinin sicili bozulmamış olacaktır.
4.    Ödeme günü geçtikten sonra muhtemelen bütün davacılar davadan feragat etmektedirler ve böylelikle bu tehlikeyi hile ile gidermekteler.
Fakat durum böyle olmamalı kanun koyucu insanları bu şekilde hileli yola sevk etmemeliydi. Kanun koyucu hamile çeki çaldırma ve kaybetme lüksü tanımışken keşideciye tanımaması ilginç. Çünkü nasıl hamil çeki çaldırabiliyorsa defter sahibi de boş yapraklı koçanı kaybedebilir veyahut çaldırabilir. Doktrin görüşlerinin de dikkate alınarak defter sahipleri de çek iptali davasını açabilmelidir, hilesiz bir şekilde başvurabilecekleri bir yol ihdas edilmelidir.
Avukat Halil Aslan TBMM komisyon üyelerinden bu tür mağduriyetlerin yaşanmaması için gerekli boşluğun giderilmesini talep etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4

banner3