banner2

Şanlıurfa için Enerji İndirimi Talep ettiler


   MÜSİAD 95.GİK Toplantısı MÜSİAD Tekirdağ Şubesi'nin ev sahipliğinde Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın katılımlarıyla gerçekleşti.  
  MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak,MÜSİAD Genel Merkez Yönetim Kurulu ve Şube Başkanlarının katılımlarıyla gerçekleşen GİK Toplantısı'na MÜSİAD Şanlıurfa Şube Başkanı Mahmut Barut, Başkan Yardımcıları Ömer Singan,Mithat Arhan ve MÜSİAD Üyesi Reşat Özbek de iştirak etti.
  Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın katıldığı toplantının ilk gününde işlenen "Maliye Politikaları ve Vergi Mevzuatlarında ki Sorunlar ve Çözüm Önerileri" konularıyla ilgili raporun sunulduğu,ayrıca şube başkanlarının birebir dile getirdiği konularda söz aldığını belirten Başkan Mahmut Barut;Sayın Bakanımıza sunulan rapor dışında 6.Teşvik Bölgesi'nde yer alan OSB ve İmalat Sanayimiz için enerji indirimi talep ettiklerini,yakın bir zamanda belirlenecek lan İhtisas Vergi Dairesi projesi kapsamında Şanlıurfa için de talep ettiklerini belirterek,katılmış oldukları GİK Toplantısı'nın her zaman olduğu gibi son derece verimli geçtiğini söyledi.Başkan Barut,şube olarak da hazırlamış oldukları raporun Maliye Bakanı Sayın Naci Ağbal tarafından olumlu karşılandığını,ağırlıklı olarak da kendi raporlarının üzerinden gündemin işlendiğini de sözlerine ekledi.
   MÜSİAD Başkanı Mahmut Barut tarafından Maliye Bakanı Naci Ağbal'a sunulan rapor şöyle;  
    
   
    T.C. Anayasasının 73. Maddesinde “vergi ödevi” aşağıdaki şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne, vergi ödemekle yükümlüdür.Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.Buraya kadar bir sorun yok. Ancak, vergi mevzuatımız uygulamalarında maalesef hiç de sorunsuz değildir. Önemli sorunlar ve çözüm/önerileri aşağıdaki gibi sıralamak mümkün.
A.GELİR VERGİSİ KANUNU
1. Yedi gelir unsuru vergilendirilirken, son gelir unsuru olan “sair kazanç ve iratlar” konusunda vergilendirilme diğer altı gelir unsurunun vergilendirilmesi gibi net ve başarılı uygulanamamaktadır. Özellikle, arızi kazançlar ile gayrimenkul satış kazançları gerek denetimsizlik ve gerekse kayıt dışılık yüzünden çok başarılı uygulanamamaktadır. Bu da, diğer altı gelir unsurunun vergilendirilmesinde haksızlığa yol açmaktadır.


2.Gelir vergisi oranları kademeli olarak uygulanmakta olup çok yüksek kazançlar yüksek oranlı vergiye tabi olduğundan kayıp veya kaçağa yol açmaktadır.
3. Asgari ücretten vergi alınması veya bir istisna getirilmemesi kayıt dışı istihdamı teşvik etmektedir.
B. KURUMLAR VERGİSİ
1. Kurumlar vergisi oranı makul bir oran olmakla birlikte, kar dağıtım stopajının (%15) yüksek olması nedeniyle karlar işletmeden çekildiği halde usulüne uygun kar dağıtımı yapılmadığından hem vergi kaybına hem de bozuk bilançolara yol açmaktadır. Kar dağıtım stopajının %10 seviyesine acilen çekilmesi gerekmektedir.
2. Devam etmekte olan tüm indirim veya istisnalar günün koşullarına uygun olarak yeniden revize edilmeli veya kademeli olarak kaldırılmalıdır. Aksi halde, gelir vergisi mükellefleri ile karşılaştırıldığında haksız bir uygulamaya yol açmaktadır.
3. Vergi mevzuatına göre, “kanunen kabul edilmeyen” harcamaların yeniden gözden geçirilerek, bazı harcamaların kabul edilebilir hale getirilmesi sağlanmalıdır.
C. KATMA DEĞER VERGİSİ
1. Uygulanmakta olan %18 genel oranı %15 ‘çekilmeli, çok sayıda indirimli (farklı) KDV oranı uygulanmasına son verilmeli veya indirimli oran uygulaması daraltılmalıdır. Aksi halde, sektörler arası haksız rekabetin devam edeceği, kayıp/kaçağın veya sahte belge düzenlenmesinin önüne geçilemeyeceği bilinmelidir.
2. KDV iadesinin uygulamasında, özellikle nakden/mahsuben KDV iadesinde sorunlar devam etmektedir. Tüm vergi uygulamalarında incelemenin en yüksek olduğu alan KDV olmasına rağmen gerek belge düzeni ve gerekse KDV iadesi uygulamasında mevcut haliyle sıkıntılar azalmakla birlikte devam etmektedir. Haksız KDV iadesinin önüne geçilmesi gerekmektedir. Söz konusu sıkıntılar; mevzuat, belge ve muhasebe düzeni ile bürokratik sorunlar olarak öne çıkmaktadır. Bir an önce denetim mekanizması günün koşullarına uygun ve güncel hale getirilmeli, yaygınlaştırılmalı ve gerekirse özel (uzman) denetim şirketlerinden gerekli destek alınmalıdır. Raporlara bağlanarak sonuçlanan KDV iadeleri dışında mahsup yoluyla sonuçlanan KDV iadelerinde sorunlar ciddi bir boyuta ulaşmış olup, denetim elemanlarının güncel çalışmalarına engel hale gelmiş bulunmaktadır.

3. KOD uygulamasından vazgeçilmiş olmasına rağmen merkezi sistemde takip edilmekte olan “risk analizi” sistemi ile sorunlara çözüm yeterli düzeyde sağlanamamıştır. Risk analizlerine ulaşmada, meslek mensuplarına (mali müşavir ve yeminli mali müşavirlere) yetki şifresi verilerek, karşıt incelemelerde risk analizlerine, diğer belge ve bilgilere ulaşım sağlanmalı, denetim yükü azaltılması ve düzgün çalışan mükelleflerin mağduriyetleri önlenmelidir.
D. GİDER VE HARCAMA ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLERİ
1. Gelir üzerinden (gelir veya kurumlar vergisi) alınan vergilerde gerek denetim ve gerekse tahsilat sorunu yaşandığından, bütçe gereği tahsil edilmesi gerekli vergilerin temini için uzun yıllardır gider ve harcama üzerinden alınan vergilere ağırlık verilerek, hem haksız hem de adil olmayan (kolaycı) bir vergi uygulaması halen devam etmektedir.
2. Gider veya harcama üzerinden alınan vergilerin sık sık değiştirilmesi veya oranlarında değişiklik yapılması Anayasamızın 73. Maddesine uygun olmaktan her geçen gün uzaklaşmaktadır.
3.Tüketicilerin harcamaları üzerinden aldıkları belge tutarından belli bir oranda vergi iadesi (bonus) uygulamasına geçilerek belge düzeni ve disiplini sağlanarak tüketiciye ek bir sosyal destek sağlanmalıdır.
E. ORTAK HÜKÜMLER (SORUNLAR)
1. Mevzuattaki karışıklığa son verilmeli, mali mevzuat daha anlaşılır ve toplu olmalı. Bir çok konuyu içeren “torba kanun” uygulamaları yerine her konu için ayrı kanun çıkarılmalı. Vergi kanunlarındaki anlamsız maddeler kaldırılmalıdır.
2. Kayıtdışılık ile daha etkin mücadele edilmesi için gerekli yasal düzenlemeler ve denetimler hayata geçirilmeli, bozuk mali tabloların daha da bozulmaması için sık sık af ve benzeri uygulamalara son verilmeli, vergisini zamanında ödeyen ile ödemeyenler arasındaki haksızlık giderilmelidir.
3. Dördüncü “geçici vergi” döneminin kaldırılarak yıllık beyan ile birleştirilerek beyan edilmelidir.
F. DEĞERLENDİRME
Çalışmamızda; başta Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi olmak üzere vergi sistemimizdeki sorunlarla ilgili açıklamalarda bulunmaya çalışılmıştır.
Sosyal ve siyasal sorunların temelinde ekonomik sorunlar yatmaktadır. Ekonomik sorunların temellinde ise, adil olmayan gelir dağılımı yer almaktadır. Dolayısı ile; adil ve sağlıklı uygulanabilir bir vergi sistemi ülkelerin kalkınmasında, sosyal/siyasal/ekonomik gelişmişliğinde çok önemli yer tutmaktadır. Zira, vergi gelirleri, devletin toplumuna hizmet vermesi için gerekli olan en önemli kamusal kaynaktır.
 Ne yazık ki, ülkemizin vergi sitemindeki sorunlar hep arka planda bırakıldığı için sosyal ve ekonomik sorunlara çözüm bulmakta zorlanılmaktadır. Hiç değilse, kurumlar vergisine bağlı olarak yapılan kar dağıtımında uygulanmakta olan % 15 stopajın  ivedi olarak makul veya uygulanabilir bir seviyeye getirilerek, kurumların daha sağlıklı ve gerçekçi bilançoların çıkarılması sağlanmış olacaktır.
MADDELER HALİNDE DİĞER SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
1-    Vergi incelemeleri Cari dönemde yapılmadığından akabinde çıkan vergi asıllarına çok yüksek gecikme zammı uygulanmaktadır.İncelemelerin cari dönem içerisinde yapılması hem hataların erkenden önüne geçilmesi hem de ödenecek gecikme zammının çok az bir tutarda olması sağlanır.
2-    Vergi incelemeleri genel olarak iki türden oluşur birincisi usül yönünden inceleme diğeri sahte belge kullanma ve düzenleme ile ilgili incelemeler yapılır inceleme sonucunda mükellef çıkan cezalarla ilgili uzlaşma talep eder. Fakat uzlaşma oranları vergi denetim kurulunca sabitlenmiş olup % 25 olarak belirlenmiştir oysa usul yönünden yapılan incelemelerde çıkan cezalarla ilgili uzlaşma oranında vergi denetim kurulu uzlaşma komisyonunun daha esmek olması en azından bu oranın sahte belge kullanıcısı ile aynı kefeye konulmamalıdır.
3-    Vergi Usül Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu birleştirilmelidir.Vergi Usül Kanununa göre defter belge saklama 5 yıl Türk Ticaret Kanununa göre 10 yıldır ve buna benzer bir çok farklılıklar oluşmaktadır bu çelişkilerin ortadan kalkması için iki kanunun birleşmesi bu sorunları ortadan kaldıracaktır.
4-    Şirket ve bilanço defter kayıtlarında bilançoda kasa hesabında görülen yüksek rakamlarda adlandırma istenmektedir oysa firmaların bir çoğu kasa olan bu tutarla ilgili herhangi bir repo işlemi yapmamış olup fakat kanun sanki firma o parayı repo yatırmış faiz geliri elde etmiş gibi vergi dairesine faiz geliri vermiş gibi kayıt yapıp vergisini ödemekte bundan dolayı adlandırma yani faiz geliri işlemleri ile ilgili düzenleme gerekmektedir.
5-    Günümüz ekonomisinde bir çok mükellefin vergi dairesine borcu bulunmaktadır.>Her ne kadar yapılandırma çıkmış olsa da bu süreli bir işlem olduğunda sorunu tam olarak ortadan kaldırmamaktadır.Ara dönemler yüklü borcu olan firmalardan çekle vergi tahsilatı yapılmalıdır.
6-    Kayıt dışı işlemler o kadar çok olduğundan yani sahte belge kullanma sahte belge düzenleme sahte ihracat ve akabinde sahte KDV iadesi olduğundan  usül yönünden incelemeler aksamaktadır bununla ilgi kapsamlı bir çalışma yapıp cari dönem incelemelerine önem gösterip kayıt dışının  bir nebzede olsa önüne geçilmelidir.
7-    Vergisini düzenli ödeyen mükellefler için çok ciddi bir indirim oranı sağlanmalıdır aksi takdirde son zamanlarda daha doğrusu her 5 yılda bir çıkan vergi affı düzenli ödeyen mükellefin etkilemektedir.Açıklanan 5 puanlık indirimi bu sorunu tam anlamıyla ortadan kaldırmaz.
8-    Bazı Gıda ürünleri ile ilgili kdv oranlarında düzenleme olmalıdır,Örnek olarak bakliyat %1 KDV ile alınıp % 8 ile satılmaktadır.Satışın toptan mı yoksa parekende mi olduğu kriterleri belirlenmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4

banner3